TÜRK KAMUOYUNA ÖNEMLE
DUYURULUR:
BU BİR EKONOMİK KRİZ
DEĞİL, BİR TOPLUMSAL TASFİYE OPERASYONUDUR!
Değerli Vatandaşlarım, Yol Arkadaşlarım;
Bugün Türkiye’de bir "emekli sorunu" yoktur; bugün Türkiye’de bir
"devlet sözleşmesinin tek taraflı feshedilmesi" suçu
işlenmektedir. Cumhuriyetimizin 100. yılını geride bırakırken, bu iktidarın 20
yıllık mirası; nüfusun %75’ini
asgari ücrete, emeklisini ise açlık sınırının yarısına mahkûm etmektir.
2008 İHANETİ:
EMEKLİNİN CEBİNDEKİ EL
Siyasi rakiplerimiz meydanlarda boş vaatler savururken biz gerçeği
haykırıyoruz: 2008 yılında yürürlüğe giren yasayla Maaş Bağlama Oranları
(ABO) %90’lardan %35’lere düşürüldü. Bu, Türk tarihinin gördüğü en büyük
"yasal" gasp girişimidir.
- 2002 yılında: Ortalama emekli maaşı asgari ücretin %32 üzerindeydi.
- 2026 yılında: Emekli maaşı asgari ücretin %10 altına
mahkûm edilmiştir.
Bu rakamlar birer istatistik değildir; bu rakamlar bir annenin torunundan
kaçırdığı gözleri, bir babanın pazar artığı toplarken yere düşen gururudur!
SADAKA DEĞİL, İNTİBAK!
TBMM’ye sunduğumuz İntibak Yasası önergelerini reddeden AKP-MHP bloku,
aslında bu ülkenin temelini reddetmektedir. Onlar 300-400 bin TL’lik
maaşlarıyla fildişi kulelerinden bakarken, 20 bin TL ile "geçin"
dedikleri emeklimiz, bugün 30 bin TL’lik açlık sınırının altında can
çekişmektedir.
Biz onlara diyoruz ki: Bizim
emeklimiz sadaka istemiyor. Bizim emeklimiz lütuf beklemiyor. Emeklimiz, 25-30
yıl boyunca bu devlete nakit olarak ödediği primlerin, döktüğü alın terinin hukuki
karşılığını istiyor!
İNANCI VE VİCDANI
OLANLARA SESLENİYORUM
Kendi çıkarları için dini değerleri kalkan yapanlara sesleniyorum:
İnandığınızı iddia ettiğiniz Kur'an-ı Kerim, "İnsan için ancak
çalıştığının karşılığı vardır" (Necm, 39) buyurur. Siz, kulun hakkını
yemekle kalmıyor, sistemli bir yoksullaştırma politikasıyla bu ülkenin
hafızasını, yani yaşlılarını yok sayıyorsunuz.
Bir toplumun medeniyet seviyesi, saraylarının
ihtişamıyla değil, emeklisinin huzuruyla ölçülür. Sizin lüks
araçlarınızın bir lastiği, bin emeklinin bir yıllık maaşına bedelken, hangi
adaletten bahsediyorsunuz?
SÖZÜMÜZDÜR:
Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi olarak irademiz nettir:
- 2008 Ayıbına Son: Maaş bağlama oranları derhal 2008 öncesi
seviyelere çekilecektir.
- Gerçek İntibak: Farklı yıllarda emekli olanlar arasındaki
uçurum, geriye dönük hak kayıplarıyla birlikte telafi edilecektir.
- Hüküm: Emekli maaşının alt sınırı, açlık sınırının
değil, insanca yaşam sınırının (Yoksulluk Sınırı) referansıyla yeniden
belirlenecektir.
Bu bir rica değil, bir hak davasıdır. Emeklimizin sofrasından çalınan her
lokmayı onlara geri vereceğiz. Çünkü biliyoruz ki; hakkın verilmediği yerde
bereket, adaletin olmadığı yerde devlet olmaz!
Ali Berham ŞAHBUDAK Cumhuriyetçi
Aydınlanma Partisi Kurucu Genel Başkanı
EMEKLİ HAKLARI VE ONUR SÖZLEŞMESİ
"Diğerleri seçim beyannamesi yazar, biz 'Vatandaşla Sözleşme'
imzalıyoruz. Eğer bu maddelerden biri bile eksik kalırsa, bu belge benim
halkıma karşı borç senedimdir!"
Biz, Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi olarak; bu ülkenin temel taşlarını
döşeyen, fabrikalarında çarkları döndüren, tarlalarında ter döken ve
okullarında nesil yetiştiren emeklilerimize karşı aşağıdaki maddeleri Devletin
Namus Sözü olarak kabul ve taahhüt ederiz.
MADDE 1: "SADAKA
DEĞİL, HAK" İLKESİ
Emekli aylığı bir sosyal yardım veya lütuf değildir. Emeklinin çalışma
hayatı boyunca devlete emanet ettiği primlerin, güncel refah payı eklenmiş
hukuki karşılığıdır. Hiçbir emekli maaşı, Asgari Ücretin altında olamaz.
MADDE 2: 2008
MAĞDURİYETİNİN DERHAL TASFİYESİ
"Aylık Bağlama Oranı" (ABO) adaletsizliğine son verilecektir.
2008 yılında yapılan ve emekliyi yoksulluğa mahkûm eden düzenleme iptal
edilerek; sistem, emeklinin milli gelirden pay aldığı 2008 öncesi hakkaniyetli
seviyeye derhal geri çekilecektir.
MADDE 3: TAM VE ADİL
İNTİBAK
Farklı yıllarda, aynı prim günü ve aynı kazançla emekli olan vatandaşlar
arasındaki maaş uçurumu, "Eşit İşe Eşit Emekli Aylığı" prensibiyle
giderilecektir. 2000 öncesi, 2000-2008 arası ve sonrası ayrımı tarihe
gömülecektir.
MADDE 4: SAĞLIKTA
SIFIR KESİNTİ
Ömrünü bu ülkeye hizmetle geçirmiş emekliden; hastane randevusunda, ilaç
alımında veya tedavi sürecinde "katkı payı" adı altında hiçbir ücret
talep edilemez. Emeklinin sağlığı, devletin %100 güvencesi altındadır.
MADDE 5: YAŞAMDA
SOSYAL ENTEGRASYON
Emeklilik, hayattan kopuş değil; hayatın tadını çıkarma dönemidir.
- Emekli Kart: Tüm kamu ulaşım araçları, kültürel etkinlikler
ve devlet sosyal tesisleri emeklilere ücretsiz veya sembolik ücretli olacaktır.
- Konut Güvencesi: Kendi evi olmayan emekliler için "Emekli
Yaşam Evleri" ve kira destek paketleri ivedilikle hayata
geçirilecektir.
MADDE 6: REFAH PAYI VE
ENFLASYON KORUMASI
Emekli maaşları sadece kâğıt üzerindeki enflasyona (TÜİK rakamlarına) göre
değil; gıda, kira ve enerji gibi temel ihtiyaç kalemlerindeki gerçek enflasyon
ve ülkenin büyüme hızından alınan refah payı eklenerek güncellenecektir.
MADDE 7: EMEKLİ
SENDİKALARI VE TEMSİL HAKKI
Emeklilerin
kendi haklarını savunmaları için sendikal örgütlenmelerinin önündeki tüm hukuki
engeller kaldırılacaktır. Emekli, kendi
maaşı masaya yatırıldığında o masanın "pazarlık tarafı" olacaktır.
12.01.2026….
Ali Berham ŞAHBUDAK Cumhuriyetçi
Aydınlanma Partisi Kurucu Genel Başkanı