SİYASİ AHLAK İLKELERİ VE “ÜLKEMİZ İÇİN BULUNMAZ DAHİ” YÖNETİCİLERİMİZ!!!
![]() |
| A.Berham ŞAHBUDAK |
SİYASİ AHLAK İLKELERİ “Rüşvet ve Yolsuzluğun Önlenmesi Sözleşmeleri”: Türkiye Avrupa Konseyi nezdinde yapılan Yolsuzluğa Karşı Özel Hukuk Sözleşmesine (No.174) 2004 yılından beri taraftır. Avrupa Konseyi Ceza Hukuku Sözleşmesi de (No.173) Türkiye için 2004 yılında yürürlüğe girmiştir. Ayrıca Türkiye’nin aday ülke olduğu ve müzakerelere devam ettiği AB de üye devlet memurlarının yolsuzluklarına karşı bir sözleşmeyi 1998 yılında kabul etmiş ve özel sektörün de sözleşmeye uyumu ve de kara para aklanmasının önlenmesi görevi üstlenilmiştir (3.04.2014-Cumhuriyet)
Bu
nedenle SİYASİ AHLAK İLKELERİ’Nİ halkımıza ve ilgili yöneticilerimize, yeniden anlatmamız ve
anımsatmamız gerekmektedir.
1- SÖZE
BAĞLILIK:
a)
Milletvekili genel seçimlerinden sonra TBMM’de yapılan ilk birleşimde, seçilen
Milletvekilleri, millet önünde Milletvekili Andı’nı kürsüden yüksek sesle
okurlar. Milletvekillerinden bu anda parlamenter olarak uymaları beklenir.
Çünkü bu anda göre; Anayasaya
sadakatten ayrılmama, Hukukun üstünlüğüne bağlı kalma, Devletin varlığını ve
bağımsızlığını koruma, Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü koruma,
Demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalma,
Herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ayrılmama,
Milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruma, verdikleri bu sözlerle kendilerini, görevleri sırasında milletimize
karşı bağımlı hale getirmişlerdir.
b)
Milletvekilleri seçimlerden önce kendi seçim bölgelerinde seçmene değişik
konularda vaatlerde bulunur ve çeşitli sözler verirler. Milletvekili olarak
seçildikten sonra da verdikleri bu sözleri tutmaları ve gereğini yerine getirme
çabası içinde olmaları beklenir. Bu yüzden Milletvekillerimiz vatandaşa yerine
getiremeyeceği konularda söz vermemeli, yapamayacağı konularda vaatlerde
bulunmamalıdır.
c)
Milletvekilleri kendi iradeleri dışındaki nedenlerden dolayı vatandaşa
verdikleri sözleri yerine getiremiyorlarsa bunun nedenlerini de halkımıza
açıklamalıdırlar.
2- DOĞRULUK: Milletvekilleri, Meclis içinde ve dışında yaptıkları tüm konuşmalarında
doğruları söylemelidir. Gerçek olmayan, yalana dayalı, yanıltıcı söz ve
beyanatta bulunmamalıdır.
3- DÜRÜSTLÜK: Milletvekilleri görevlerini yaparken ortaya çıkabilecek bir çıkar
çatışmasını her zaman kamu yararı doğrultusunda çözebilmeli ve bu konuda
çeşitli çevrelerden baskı görse de dürüstçe bu baskıyı halkımıza
anlatabilmelidir.
4- KENDİSİNİN VE YAKIN ÇEVRESİNİN
ÇIKARLARINI GÖZETMEME: Milletvekilleri, TBMM’deki Genel
Kurulda, komisyonlarda veya görev aldığı diğer kurullarda karar verirken,
sadece kamu yararı ve halkımızın çıkarı gözetilmelidir. Bu kararlarda kişisel
çıkarları, aile veya yakın çevresinin çıkarları söz konusu olmamalıdır.
5- SORUMLULUK DUYMA: Milletvekilleri, verdikleri kararlar ve tüm davranışlardan kişisel
olarak sorumludur. Bu karar ve davranışlardan kaynaklanacak her türlü
soruşturmaya daima açık olmalıdır.
6- BÜTÜNLÜK: Milletvekilleri, görevlerini etkileyebilecek şekilde, çeşitli kişi ve
kuruluşlara karşı maddi veya manevi anlamlarda herhangi bir yükümlülük
üstlenmemelidir. Görevlerini tam bir özgürlük içinde yerine getirmelidir.
7- TARAFSIZLIK: Milletvekilleri, atama, ihale veya kişileri değerlendirme gibi kamu
görevlerinde bulunuyorlarsa, bu görevlerini yerine getirirken liyakat esasına
göre hareket etmeli ve tarafsızlığını korumalıdır.
8-
AÇIKLIK: Milletvekilleri, verdikleri tüm karar ve
faaliyetleri hakkında olabildiğince açık ve şeffaf davranmalıdır. Kendilerinden
faaliyetleri hakkında bilgi isteyen vatandaşa, sivil toplum örgütlerine, basın
temsilcilerine ve varsa Milletvekili izleme komitelerine karşı daima açık ve
yardımcı olmalıdır.
9-
LİDERLİK: Milletvekilleri, siyasal ahlak ilkelerinin
benimsenmesi için destek olmalı, bu ilkeleri güçlendirmeli ve uygulamasında iyi
bir örnek oluşturmalıdır. Bu sırada topluma da etkin liderlik özellikleri
sergilemelidir.
10-
GÜVENİRLİK: Milletvekilleri, her zaman TBMM’nin
saygınlığını arttıracak şekilde hareket etmeli ve halkımız tarafından
kendilerine duyulan inanç ve güveni sarsacak herhangi bir davranışta
bulunmamalıdırlar.
11-
YÜRÜTMEYE SAYGI: Milletvekilleri, görevlerini yerine
getirirken, herhangi bir çıkar veya kazanç unsurunu gözeterek hareket etmemeli
ve bu doğrultuda bürokrasiye müdahalede bulunmamalıdır. Yürütme organının her
kademesinde çalışan memur ve bürokrat üzerinde herhangi bir şekilde baskıya yol
açacak söz ve davranışlardan kaçınmalıdır.
12- YARGIYA
SAYGI: Milletvekilleri, devam eden herhangi bir davayı
etkileyebilecek söz ve davranışlardan kaçınmalı, yargı bağımsızlığını
zedeleyecek davranışlarda bulunmamalıdır. Milletvekili olarak yargının görevini
kolaylaştıracak her türlü yardımı sağlamalıdır.
13- ÇIKAR
GRUPLARINDAN UZAK KALMA: Milletvekilleri, herhangi bir çıkar
çevresinin sözcüsü veya savunucusu olamazlar. Hatta bu şekilde algılanacak bir
harekette bile bulunamazlar.
14-
DEMOKRATLIK: Milletvekilleri, her konuda
demokrasi ilkelerine uygun hareket etmelidir. Kendi partisinin seçimlerinde,
adayların saptanmasında ve görevleri yerine getirmeleri sırasında tarafsız
olmalıdır. Her koşulda demokrasi ilkelerine göre davranmalıdır.
15-
YASALARA UYMA: Milletvekilleri, Türk vatandaşları
için geçerli olan tüm yasalara uymakla yükümlü olduklarını unutmamalı ve
halkımıza bu konuda da örnek olmalıdır. Kendilerine Anayasa ile belirlenen
dokunulmazlık haklarını kötüye kullanmamalıdır.
16-GİZLİ
BELGEDEN ÇIKAR SAĞLAMA: Milletvekilleri, Meclis araştırma ve
soruşturma komisyonlarındaki görevleri sırasında ve konumları nedeniyle elde
ettikleri gizli bilgileri sadece görevleri ile ilgili olarak kullanmalıdır. Bu
tür bilgiler asla çıkar sağlamak amacıyla kullanılmamalıdır.
17-
AYRICALIKLARI İSTİSMAR ETMEME: Milletvekilleri,
kamuya hizmet amacıyla kendilerine tahsis edilmiş ödenekler, lojmanlar gibi
çeşitli ayrıcalıkları asla amaçları dışında kullanmamalı ve bu tür ödenekler
konusunda yürürlükte olan yasa ve kurallara kesinlikle uymalıdır.
18-
BİRBİRİNE SAYGI: Milletvekilleri, kendi aralarında
karşılıklı saygı ve güvene dayanan ilişkileri geliştirmelidirler. Değişik
partilere mensup Milletvekilleri Meclis çatısı altında veya dışında birbirine
hakaret etmemeli, kötü söz veya fiziki müdahalede bulunmamalıdır.
19-
BAĞIMSIZLIK: Milletvekilleri, TBMM’de kendi parti
grupları veya Genel Başkanlarının sözlerine göre hareket etseler de
kararlarında bağımsızdırlar. Genel kurul veya komisyonlarda verecekleri oyların
yönü için önceden hiç bir taahhütte bulunmamalıdır.
20- ÖDÜL
KABUL ETMEME: Milletvekilleri, herhangi bir
yasanın veya önergenin Meclise sunulması, Meclis komisyonlarında görüşülen
herhangi bir teklifin desteklenmesi ya da buna muhalefet edilmesi gibi
faaliyetlerden ötürü herhangi bir kişi ve kuruluş tarafından verilecek parasal
değeri, tazminatı veya ödülü kabul etmemelidir.
1- MEDYA ARACILIĞI İLE
HER YASAMA YILI SONUNDA TOPLUMA MAL BEYANINDA BULUNMASINI,
2- ÇEVRE
ÖRGÜTLERİNDEN EN AZ BİRİNDE GÖREV YAPMIŞ OLMASINI,
3- YAŞAMI
İLE SÖYLEMİNİN UYUM İÇİNDE OLMASINI,
4- BİR TOPLUMUN İLERLEYEBİLMESİ İÇİN
KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİNİN KABUL EDİLMESİNİN BİLİNCİNDE OLMASINI,
5- ÜLKE ve YEREL SORUNLARDAN EN AZ BİRİSİ
İÇİN, ÇÖZÜM ÜRETECEK KADAR UZMANLAŞMIŞ OLMASINI,
6-
ÇETELERİN, MAFYALARIN, HOLDİNGLERİN, TARİKATLARIN VE AŞİRETLERİN EMRİNDE
OLMADAN GÖREV YAPMASINI,
7- OKUYAN,
DÜŞÜNEN, BİLİMDEN VE SANATTAN YANA OLDUĞUNU KANITLAMIŞ OLMASINI,
8- GÖREV
YAPARKEN DOKUNULMAZLIK ZIRHINA BÜRÜNMEYİ İSTEMEMESİNİ,
9- LİDER
SULTASINA KARŞI KORKMADAN FİKİRLERİNİ AÇIKLAYABİLMESİNİ VE GEREKTİĞİNDE İSTİFA
EDEBİLME CESARETİNE SAHİP OLMASINI,
10-
KENDİNİ SEÇENLERE KARŞI HER ZAMAN HESAP VEREBİLECEK OLGUNLUKTA OLMASINI,
11-
ÜLKEMİZİN VE LAİK CUMHURİYETİMİZİN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜ İÇİN HER ŞEYİ GÖZE
ALABİLMESİNİ,
İstemenin
ve bir seçmen olarak TÜM SEÇİLMEK İSTEYENLERDEN beklemenin en doğal hakkımız
olduğu ortaya çıkmıştır. Siyasi parti yetkililerinin NASIL
BİR MİLLETVEKİLİ? Sorusuna yanıt ararken, ümit
ederim yukarıda sıraladığımız özellikler dikkate alınır ve ona göre
ön seçimler-seçimler yapılır.
Esasen aday
olmak isteyenlerin de, yukarıdaki ilke ve koşulları iyi incelemesi ve BU
İLKE VE KOŞULLARA BEN UYGUN MUYUM? Diyerek
bir öz eleştiri yapması ve de ondan sonra aday olması gerekir. Aksi takdirde toplumda siyasete ve siyasetçiye duyulan güvende azalma devam
edecektir. A.Berham ŞAHBUDAK…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder