23 Aralık 2015 Çarşamba

CUMHURİYET SONRASI ÜLKEMİZ BAĞIMSIZLIĞI İÇİN ŞEHİT EDİLEN TÜM DEVRİM ŞEHİTLERİMİZ ANISINA!!!

CUMHURİYET SONRASI ÜLKEMİZ BAĞIMSIZLIĞI İÇİN ŞEHİT EDİLEN TÜM DEVRİM ŞEHİTLERİMİZ ANISINA!!!

Bugün, Cumhuriyet tarihi boyunca Türk Devrimine karşı en kapsamlı, planlı ve örgütlü yürütülen bir karşı devrim ve emperyalizme teslimiyette sınır tanımayan bir iktidarla yüz yüzeyiz. Üzülerek belirtelim’ ki AKP iktidarını;  softalığa, bilim düşmanlığına, karanlığa, dinci yapılanmaya son 50 yıldır verilen ödünlerin üzerine yapılandırmıştır.

Bunun doğal sonucu olarak Türkiye Cumhuriyeti bugün emperyalist merkezlerin istemleri dışında bağımsız adım atamayan, laik sistemden kopartılmış, sosyal devlet yapısı İslami cemaat ve tarikat ağlarına teslim edilmiş, her düzeyde tarikat-cemaat koalisyonları tarafından yönetilen bir ülke haline getirilmiştir.

23 Aralık 1930'da Cumhuriyet Devrimi'nin temel taşlarını sarsan bir katliamla şehit edilen öğretmen asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ı aramızdan alınışının 85. Yılında bir kez daha anıyoruz Emperyalizme karşı henüz bitmemiş ve sürmekte olan Kurtuluş Savaşı'nın Menemen'deki mevzilerini canı pahasına savunan Kemalist devrimci Öğretmen-Teğmen Mustafa Fehmi KUBİLAY’I unutmadık- unutmayacağız- unutturmayacağız.

Kubilay olayı hiç de abartısız Cumhuriyete yönelmiş bir suikasttır. M. Kemal Atatürk’ün söylemi ile “Cumhuriyetin başını kesme eylemidir”.

O gün ve bu gün; Emperyalizm, Türk halkının Cumhuriyet'le birlikte elde ettiği kazanımlara karşı bitmeyen bir saldırı stratejisi uygulayarak irticai hareketlerin arkasında sinsice yer almıştır.

Üzülerek belirtelim’ ki AKP iktidarını;  softalığa, bilim düşmanlığına, karanlığa, dinci yapılanmaya son 50 yıldır verilen ödünlerin üzerine yapılandırmıştır. Bunun doğal sonucu olarak Türkiye Cumhuriyeti bugün emperyalist merkezlerin istemleri dışında bağımsız adım atamayan, laik sistemden kopartılmış, sosyal devlet yapısı İslami cemaat ve tarikat ağlarına teslim edilmiş, her düzeyde tarikat-cemaat koalisyonları tarafından yönetilen bir ülke haline getirilmiştir.

Kuşkusuz bu iklimin yaratılmasında siyasi başarısızlıklarının faturasını utanmazca “emperyalizm ve gericilik karşısında ödünsüz, kararlı bir devrimci tutum ve duruşun adı olan Kemalizm’e” keserek, gericilikle uzlaşma yolu arayan “siyaset tacirlerinin” payı büyüktür.

Gerçekte; Gericilik ve bölücülükle her uzlaşma girişimi tarihsel olarak irticanın, gericiliğin kucağına oturmakla, onun bir parçası olmakla sonuçlanmış/sonuçlanmaktadır. Meksikalı devrimci Marcos’un söylemi ile  “düşmanla temas, düşmanı teslim almak için değilse, düşmana teslim olmak içindir.

Geldiğimiz bu günde dinci faşist diktatörlüğe karşı yalnızca savunmaya geçmeye, korumaya, direnmeye, engel olmaya ve seçim sandıklarıyla durdurmaya indirgenmiş bir mücadele vererek emperyalist merkezlerden beslenen gericiliği yıkmak artık olanaksızlaşmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti'ni ve O'nun yüce değerlerini, Atatürk İlke ve devrimlerini korumak uğruna, canlarını feda etmekten çekinmeyen, başta devrim şehidimiz Kubilay olmak üzere, tüm şehitlerimizin ölümsüz anıları önünde saygıyla EĞİLİYORUZ. Işığımız oldular, ışıklar içinde olsunlar. A.Berham ŞAHBUDAK… 23.12.2015…



Hiç yorum yok:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ: İFTAR SOFRASINDAKİ AYDINLIK VE KARANLIK? Bugün önümüze düşen o fotoğraflar, aslında bizlere görünü nenin çok...