CUMHURİYET
SONRASI ÜLKEMİZ BAĞIMSIZLIĞI İÇİN ŞEHİT EDİLEN TÜM DEVRİM ŞEHİTLERİMİZ
ANISINA!!!
Bugün, Cumhuriyet tarihi boyunca Türk Devrimine
karşı en kapsamlı, planlı ve örgütlü yürütülen bir karşı devrim ve emperyalizme
teslimiyette sınır tanımayan bir iktidarla yüz yüzeyiz. Üzülerek belirtelim’ ki
AKP iktidarını; softalığa, bilim düşmanlığına, karanlığa, dinci
yapılanmaya son 50 yıldır verilen ödünlerin üzerine yapılandırmıştır.
Bunun doğal sonucu olarak Türkiye Cumhuriyeti
bugün emperyalist merkezlerin istemleri dışında bağımsız adım atamayan, laik
sistemden kopartılmış, sosyal devlet yapısı İslami cemaat ve tarikat ağlarına
teslim edilmiş, her düzeyde tarikat-cemaat koalisyonları tarafından yönetilen
bir ülke haline getirilmiştir.
23 Aralık 1930'da Cumhuriyet Devrimi'nin temel taşlarını sarsan bir katliamla şehit edilen
öğretmen asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ı aramızdan alınışının 85. Yılında
bir kez daha anıyoruz Emperyalizme karşı henüz bitmemiş ve sürmekte olan
Kurtuluş Savaşı'nın Menemen'deki mevzilerini canı pahasına savunan Kemalist
devrimci Öğretmen-Teğmen Mustafa Fehmi KUBİLAY’I unutmadık- unutmayacağız-
unutturmayacağız.
Kubilay olayı hiç de abartısız
Cumhuriyete yönelmiş bir suikasttır. M. Kemal Atatürk’ün söylemi ile “Cumhuriyetin
başını kesme eylemidir”.
O gün ve bu gün; Emperyalizm, Türk
halkının Cumhuriyet'le birlikte elde ettiği kazanımlara karşı bitmeyen bir
saldırı stratejisi uygulayarak irticai hareketlerin arkasında sinsice yer
almıştır.
Üzülerek belirtelim’ ki AKP
iktidarını; softalığa, bilim düşmanlığına, karanlığa, dinci
yapılanmaya son 50 yıldır verilen ödünlerin üzerine yapılandırmıştır. Bunun
doğal sonucu olarak Türkiye Cumhuriyeti bugün emperyalist merkezlerin istemleri
dışında bağımsız adım atamayan, laik sistemden kopartılmış, sosyal devlet
yapısı İslami cemaat ve tarikat ağlarına teslim edilmiş, her düzeyde
tarikat-cemaat koalisyonları tarafından yönetilen bir ülke haline
getirilmiştir.
Kuşkusuz bu iklimin yaratılmasında
siyasi başarısızlıklarının faturasını utanmazca “emperyalizm ve
gericilik karşısında ödünsüz, kararlı bir devrimci tutum ve duruşun adı olan
Kemalizm’e” keserek, gericilikle uzlaşma yolu arayan “siyaset
tacirlerinin” payı büyüktür.
Gerçekte; Gericilik ve bölücülükle
her uzlaşma girişimi tarihsel olarak irticanın, gericiliğin kucağına oturmakla,
onun bir parçası olmakla sonuçlanmış/sonuçlanmaktadır. Meksikalı devrimci Marcos’un
söylemi ile “düşmanla temas, düşmanı teslim almak için
değilse, düşmana teslim olmak içindir.
Geldiğimiz bu günde dinci faşist
diktatörlüğe karşı yalnızca savunmaya geçmeye, korumaya, direnmeye, engel
olmaya ve seçim sandıklarıyla durdurmaya indirgenmiş bir mücadele
vererek emperyalist merkezlerden beslenen gericiliği yıkmak artık
olanaksızlaşmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti'ni ve O'nun yüce
değerlerini, Atatürk İlke ve devrimlerini korumak uğruna, canlarını feda
etmekten çekinmeyen, başta devrim şehidimiz Kubilay olmak üzere, tüm
şehitlerimizin ölümsüz anıları önünde saygıyla EĞİLİYORUZ. Işığımız oldular,
ışıklar içinde olsunlar. A.Berham ŞAHBUDAK… 23.12.2015…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder