3 Aralık 2022 Cumartesi

İKİNCİ YÜZYILA ÇAĞRI BULUŞMASI / Mustafa Kemal ATATÜRK Ve Kurduğu CHP.!

Mustafa Kemal ATATÜRK Ve Kurduğu CHP.!

 

100 yıldır “Cumhuriyet Halk Partisi” ve taraftarlarının üyelerinin en övündükleri şey, partilerini ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olmasıdır.

 

Mustafa Kemal Atatürk Kurtuluş Savaşını örgütlemek ve önderlik etmek için daha önce kurulmuş olan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetine üye olduğu dönemde Erzurum ve Sivas Kongrelerini Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin Kongreleri olarak da değerlendirmek gerekir.

 

Erzurum Kongresinde başkanlığına Mustafa Kemal’in seçildiği Heyet-i Temsiliye, bu örgütün yönetimi haline geldi. Mustafa Kemal, Sivas Kongresini Cumhuriyet Halk Partisinin 1. Kurultayı olarak kabul eder. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, adını Cumhuriyet Halk Fırkası, daha sonra da bugün kullanılan Cumhuriyet Halk Partisi adını aldı.

 

Aslında biraz gerilere gidecek olursak, CHP ilk kuruluş yıllarında Yeni Osmanlılar Cemiyeti, Jön Türkler ve İttihat ve Terakki Partisinin bir anlamda devamıydı. Namık Kemallerle başlayan Milli Demokratik Devrimimiz, Talat Paşa ve Mustafa Kemallerle devamından başka bir şey değildir.

 

Bu açıdan bakıldığında Cumhuriyet Halk Partisi bir devrim ve kurtuluş partisi olarak kurulmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi özetle bir devrim partisidir.

 

Burada bir CHP tarihi yazmaya niyetim yok. Çünkü buna benim köşem yetmez. Ancak şunu söylemem gerekir. Devrime önderlik yapsın diye kurulan bu parti, süreç içinde, özellikle Atatürk’ün ölümünden sonra adım adım tutuculaşmaya ve şimdi de karşı devrimci bir konuma yerleşti.

 

CHP’ yönetimini yıllar içinde “ bazı zafiyetleri ve yetersiz siyaset üretmemenin sonucu olarak CHP çatısı altında kimi cumhuriyet ve Atatürk düşman bazı sakalsız yobazların da bulunduğu bir gerçektir…?

 

Bütün bu yaşanan süreçleri CHP’liler yönetimleri ve üyeleri de bilmekte ve hatta dile getirmekteler. Peki, o zaman neden CHP’de duruyorsunuz diye sorulduğunda da, ilk cevap bu partiyi Atatürk kurdu da ondan cevabını hemen alırsınız. Ve hemen ekliyorlar “Atatürk’ün kurduğu partiden ayrılmak olmaz diye cevap veriyorlar”...

 

Oysa Siyasi Partiler bazı dönemlerde içine düştükleri yönetimsel çıkmazlardan kurtulmak için önce devrim yasalarından sonra ise kuruluş ilkesi olan bütünlüğünü kapsayan devrimlerden” cağa ayak uydurmak diyerek kaçırıyor olmaları, gözle görülen en canlı örnektir.

 

CHP gibi dünyada devrimle kurulmuş İdeoloji Partileri asla yönetimsel zafiyetlere siyasal olarak düşmezler siyasal inişli çıkışlı yola girmezler çünkü ideolojiler içinde bulunduğu cağın gerekliliği olan cağa uygun yenilikler yaşarlar” son 70 yıla baktığımızda ne yazık ki CHP belli dönemlerde cağa uygun siyasi eylem içinden çok uzak ahbap çavuş ilişkiye girerek bir takım anlayışına indirgendiğini görürüz bu siyasi zikzaklar belirli bir süre sonra doğru yolu bulamadığında çürümeye başlar ve ölürler.

 

Oysa CHP normal bir ihtiyaç olarak değil bir devrim partisi olarak doğmuştur bu bilinçten uzak sisteme ayak uyduralım diyerek Atatürk ve cumhuriyet karşıtlarıyla farklı bir örgütlenme yoluna giderek kuruluş değerlerinden uzaklaşıyorsa ideoloji ve devrimleri askıya aldığı kaçınılmaz kendi içinde yaşadığı siyasi çatışma kaçınılmazdır.

 

CHP İttihat ve Terakki partisi Abdülhamit istibdadını yıkmak ve Osmanlı devletini meşruti bir rejime kavuşturmak için mücadele eden halkın hürriyetini ve cağa uygun yeni bir devrimini yapmak için kuruldu. O dönemde bütün devrimciler İttihat ve Terakki Cemiyeti içinde örgütlendiler.

 

Mustafa Kemal Atatürk’te İttihat ve Terakki Cemiyeti üyesiydi. İttihat ve Terakki Cemiyeti, 1908 Hürriyet Devrimine ve Türkiye’nin kurtuluş savaşının ilk dönemine önderlik yaptı. 1. Dünya Savaşında üç kıtada, yedi cephede vatan savaşına önderlik etti. Savaştan yenik çıkmamız üzerine parti önderleri yurtdışına çıktılar.

 

Bazı Partililer devrime karşı çıktıkları için savaş suçlusu ilan edildi. İttihat Terakki Cemiyeti içinde iki program yarışıyordu. Cemiyet esas olarak, Osmanlı Devletini meşruti bir rejim altında yaşatmaya çalışan bir programı vardı. Bunun yanı sıra bir milli devlet çerçevesinde Cumhuriyet kurma programı da ülkenin gündemine girmeye başladı.

 

Bu programı da Mustafa Kemal Atatürk ve az sayıda arkadaşı savunuyordu.

 

Aslında 1. Dünya Savaşı Osmanlı Devletini koruma ve meşrutiyet programının çözüm olmadığını gösterdi. Yeni ve modern bir milli devlet kurma, yani cumhuriyet programı ülkenin gündemine girmeye başladı. Mustafa Kemal Atatürk’ün öne çıkması biraz da bu tarihsel koşullarla da ilgilidir.

 

Kurtuluş savaşının ikinci bölümüne önderlik edecek yeni bir parti kuruldu; bu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti. Dikkat edilirse Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin ve Kurtuluş Savaşının önderlerinin büyük çoğunluğu eski ittihatçılardan oluşuyordu.

 

O saatten sonra Müdafaa-i Hukuk Cemiyetine katılmayarak, İttihat ve terakki Cemiyetini devam ettirmek isteyenler, gerici bir rol oynamaya başladılar. Mustafa Kemal önderliğindeki Kurtuluş Savaşına ve örgütlü gücü olan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetine rakip bir örgütü yaşatmak istediler.

 

Hatta Enver Paşa Anadolu’ya geçerek, mücadelenin başına geçmek niyetindeydi. Ama Ankara buna izin vermedi. Küçük de olsa bir grup bu yanlışlarında ısrar ettiler. Hatta Kurtuluş Savaşının zaferle sonuçlanmasından sonra Atatürk’e suikast düzenlemeye girişecek kadar karşı-devrimci bir konuma sürüklendiler. İttihatçılar ilk başlarda devrimci iken zaman içinde bir kısmı karşı devrimci konumlara savruldular.

 

Bir kısım İttihatçı dışında, İttihatçıların %90’ı yeni kurulan partiye CHP’ye katıldı ve önderliğine tabi oldular. Şu ise tekrar CHP yönetim zafiyetinden faydalanan bazı İttihatçıların geçmişte yaşadığı dönüşümü için tekrar CHP’de yaşamaya başlamıştır.

 

Atatürkçüler ve devrimciler için CHP’den kopmak artık devrimci bir görev haline gelmiştir. Atatürk’ün altı okunu savunan, Kemalist devrimi tamamlama görevini önüne koyan, Vatan savaşına önderlik eden gerçek Atatürkçü CHP’liler yüzer binler CHP’den kopmak zorunda bırakıldılar…

 

CHP’de kalmak, CHP’nin kuruluş temelini oluşturan Kemalist ideolojinin yeniden hayata geçirmek mümkündür çünkü ideolojisi Atatürk’ün kurduğu partinin de ideolojisidir. Ali Berham ŞAHBUDAK.

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ: İFTAR SOFRASINDAKİ AYDINLIK VE KARANLIK? Bugün önümüze düşen o fotoğraflar, aslında bizlere görünü nenin çok...