Programın yapısı gereği, karşıt görüşlü gençler sorularını sordu. Özellikle sorularına “Ak parti ile bir alakam yok” diye başlayanların, program sonrasındaki günlerde yalan konuştukları sosyal medyada bir bir ortaya çıktı. Kiminin Ak partili siyasetçilerle çekildiği fotoğrafları, “İBB’ den atıldım” diyenin İBB de hiç çalışmadığı, “kıyafetim nedeniyle rehberlik yapamıyorum” diyenin rehber olmadığı yalanları, hepsinin AK Trol olarak o toplantıya görevli geldiklerini ortaya çıkarttı.
Çoğu AK gençlik olan bu gençler, doğal olarak karşıt görüşteki sorularıyla, Kılıçtaroğlu’nu yıpratmak, köşeye sıkıştırmak için önceden hazırladıkları sorularla gelmişlerdi. Kimisi akıllı, kimisi cahillikte birbiriyle yarışır halde, kimisi önyargılı, kimisi bilgisiz, bazıları aynı soruları tekrarladıklarının bile farkında olmadan, görev gereği oraya gelmiş olan gençlerin ithamlarına, 74 yaşındaki bir adam hiç kızmadan, sabırla, en nazik, en içten, en demokrat tavrıyla, tam 7 saat
cevaplar verdi.
Gecenin sonunda AK gençlik istemese de şunları gördü; Hiç çanak soru yoktu ama köşeye sıkıştıracakları bir şey de bulamadılar; Cevapları pirometreden okumadı, aklını ve yüreğini koydu ortaya, bir türlü bunu kıramadılar; Danışmanlarına veya evraklara sarılmadı, soruların cevaplarını bulmak için, gücü kendinden geliyordu adamın; Kontrolünü kaybettiremediler, çünkü nezaket, terbiye, insanlara saygı ve devlet adamı gelenekleri ile şekillenmiş, özü temiz bir adam vardı karşılarında, buna bir türlü inanamadılar.
Yanlışı olduğu konuları kapatmaya çalışmadı tam tersine açık yüreklilikle kabullenmesine şaşırdılar. Sahneden kaçmadı. Program bitti, halen sorusu olanları cevaplamak için gençlerin yanlarına gitti, bu medeni cesaret dersine hayret ettiler.
Program sonundan birlikte poz verdiler, üstelik tek koruma olmadan "Aklı, yüreği, cesareti ve temiz bir geçmişi ile hem siyasetini korudu hem de CHP’ye oy verenleri yüceltti"…
O programdan sonra azıcık aklı olan Ak partililer dönüp de kendi oy verdiklerine bir baksalar; Sahte videolara sığınmış; sahtekarlığı ve ahlaksızlığı kurnazlık zanneden; sürekli yalan konuşan; kendisi için hazırlanmış çanak sorulara bile pirometre olmadan cevap veremeyen; hakaret alışkanlığı ile insanları aşağılayan; değil karşıt görüşlerle, yarıştığı rakibiyle dahi canlı yayında kapışmaya yüreği yetmeyen; devletin bütün imkanlarını arkasına alarak adaletsiz bir seçim yarışı sürdüren bir rezaletler abidesini görecekler…
Bu yayını izledikten sonra iyice emin oldum ki; Türkiye'ye, Türk Milletine beş numara büyük gelen bir adamsın sen Kılıçdaroğlu... Cumhurbaşkanlığı seçimini Kazansan da, kazanmasan da, sen elinden geleni yaptın… Bu güne kadar izlediğin siyaset sürecinde sana çok kızdığım konular vardı ama bu programı izledikten sonra, ben de seninle helalleştim temiz adam…
Teşekkür ediyorum. Haydi yarın herkes sandığa gitsin ve kendisine layık gördüğü yönetim tarzına oyunu versin…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder