29 Haziran 2023 Perşembe

2023 GENEL VE "CUMHUR BAŞKANLIĞI" SEÇİMLERİNDEN HEMEN SONRA BAŞLAYAN KAOS.?

2023 GENEL VE "CUMHUR BAŞKANLIĞI" SEÇİMLERİNDEN HEMEN SONRA BAŞLAYAN KAOS.?

Hemen hemen her alanda “ülkemiz üzerinde dolaşan adaletsiz ve hukuksuz bir AKP darbe kokusu hâkim”.?

2023 Genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasın da Türkiye Cumhuriyeti Devletinde artık mumla aradığımız Adalet, Hukuk, Demokrasi ve insan hak ve özgürlükleri tamamen askıya alınmakla kalmadı adalet ve hukuku artık "ORTAÇĞA KARANLIĞINA KALDIRILDI".

"Bu gidişe başta ana muhalefet CHP olmak üzere TBMM de bulunan irili ufaklı tüm muhalefet bloğu adeta karanlığa mahkûm olan ülkemiz için derin bir sessizliğe girmeleri düşündürücüdür".? AKP ve çağdışı zihniyeti 20 yılın verdiği devlet kuşatılmışlığını kullanarak artık darbe kavramının ülkemizin günlük yerleşik alanlarına dönüştürdü muhalif olarak kim ağzını açsa derhal darbeci veya terörist ilan ediliri oldu?

Artık bu cumhuriyette artık Askeri güç kullanılarak değil fiil görünümlü otoriterlermiş saray yönetimi var karşımızda meşru yöntemlerle işbaşına gelen sözde AKP iktidarları TBMM de bulunan tüm muhalefet bloğu ve sözde seçilmişler tamamen etkisiz hale geldi adeta 100 yıllık bu cumhuriyette kör topal da olsa var olan adalet ve hukuk sistemimiz son 10 yıldır AKP ve çürümüş bileşenlerinin elinde tamamen ORTAÇAĞ KARANLIĞINA GÖMÜLDÜ.?

İstisnasın ülkemiz de yaşanılan bu kaos her alan da hissedilir oldu neredeyse demokrasi ve hukuk kırıntısının dahi görülmediği bir cumhuriyet yaratıldı ülkemizde demokrasinin türlü yöntemlerle askıya alınması “ başta CHP olmak üzere tüm muhalif bloğu bu gidişe sesiz kaldı.

Buradan hareketle 2023 Türkiye’sinin artık tamamen ağır bir darbe havası soluduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.


2023 Türkiye’sinde demokratik sistemi kötürüm hale getiren darbeci zihniyet çağdışı çürümüş bir zihniyet elinde olan bu Cumhuriyet Atatürk ilkeleriyle hesaplaşan AKP iktidarı ve 20 yıldır buna ses çıkarmayan ana muhalefet?

12 Mart ve 12 Eylül’ü imal eden yerel ve küresel sermayenin kucağında özenle serpilip gelişen bu çağdışı çürümüş siyasi geleneğin temsilcisi olan AKP, bugün yine aynı güruhun birey esaslı toplum iradesi özlemine vurduğu güncel pranganın mimarı ve uygulayıcısıdır. Hal böyle olunca bugün AKP’nin sözde darbe ve darbecilerle mücadele yaygarasının da, onlarca yıldır süregelen bu büyük oyunun perdelerinden bir tanesi olması dışında bu cumhuriyette hiçbir değeri yoktur.

Demokratik bir devlet hedefleyen toplumları sağlıklı bir demokrasiye götürecek temel koşul, sistemin nüvesi olan bireyin her türlü etki ve manüplasyondan uzak olarak özgürce oluşturacağı iradesiyle kamu erklerini denetleme olanağına sahip olduğu bir siyasal düzenin kurulmasıdır.

Bunun için ise, -muhalefetin iktidarı denetleme ve iktidar olma olanağına sahip olduğu kanallardan ayrı olarak- iktidarın hukuka uygun davranmasını beklemek ve ondan adaleti sağlamakla bağımsız yargı ile toplumun sağlıklı bilgilenme hakkını temin için görev yapacak olan özgür ve bağımsız basın-yayın kuruluşlarının varlığı zorunludur.

Bu çarklar durdurulduğu anda demokrasiye öldürücü darbe vurulmuş olur. AKP iktidarı son 20 yılı aşan iktidarı süresince sistematik uygulamalarla bahsedilen çarkları devre dışı bırakarak ülkede demokrasiyi askıya almış ve kelimenin tam anlamıyla ülkeyi SİVİL DARBE ortamına sokmuştur.

Uzlaşma dışlanarak seçilen ve adeta noter görünümüne büründürülen bir Cumhurbaşkanlığı makamının bulunduğu bugünün Türkiye’sinde, muhalefet sistemin dışına atılmış, iktidarı denetlemek bir yana bizzat ona hizmet eden bir yargı, köleleştirilmiş bir medya ve bu tablonun etkisiyle oluşan susturulmuş bir toplum oluşturulmuştur.

İktidara geldiği dönemdeki anayasal düzeni askıya alarak sivil-polisiye yöntemlerle demokrasiye darbe üstüne darbe yapan AKP, ye bağımlı medya ve yargı kurumları ile gerçekleri tersyüz etmekte, bu çabasında da büyük başarılar elde ettiği de artık dünya gündemindedir.

Erdoğan’ın ben savcısıyım dediği günden sonra artık bu cumhuriyette hukuk ve adalet sistemi de o sözden sonra siyasi yargılamalarını anlamına girdiği de ne yazı ki gerek anan muhalefet gerekse sivil topluk kuruluşları da AKP etkisine girmiş olduğu unutulmamalıdır..

Ülkemiz olarak için bulunduğumuz bu tabloyu doğru okumak yaşamsal önem arz etmekte.

AKP’nin “darbe ve darbecilerle mücadele” etme iddiasıyla başlattığı gürültülü yargılamalar özünde AKP’ye sessiz kalan anan muhalefet ve TBMM de ki diğer muhalefet bloğunu da yok etmeye dönük bu girişimleri de görmekten uzaklaştığı unutulmamalıdır.

Uydurma bağlantı ve belgelerle sorgusuz ve gerçeklikten uzak siyasi tutsak olanların, tek günahları AKP’ye ve çürümüş çağdışı zihniyete muhalifi olmak olan onlarca birçok gazeteci, bilim adamı, rektör ya da aydın kamu görevlisi yok edilmektedir. PKK’lıların ve FETÖ terör örgütünün tanıklığıyla Türk ordusuna ve Atatürkçü komutanları terörist sıfatıyla zindanlarda çürütülmektedir.

5 Ağustos İstanbul buluşması öncesinde bir siyasi partiye, gençlik örgütüne ve gazeteye yapılan polis baskınları, artık tamamen deşifre olan gerçeği karartma arayışının yarattığı infialden duyulan büyük korkudan kaynaklanmaktadır.

Gezi olayları sonrasında iktidarını yitiren AKP, yaşadığı büyük korku nedeniyle kitlelerin Anayasa’ya göre silahsız ve saldırısız olarak önceden izin alınmaksızın yapabilecekleri demokratik gösterilere de katlanamamaktadır.

Silivri’de yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekmek için Anayasal haklarını kullanmaya çalışan muhalifleri yaka paça gözaltına alan AKP’yi şiddetle kınıyoruz. Yeri gelmişken savunma hakkına dahi tahammül edemeyen Silivri Zindanında yapılan yargılama sonunda adil bir sonuca ulaşılacağı kanısını taşımadığımızı ifade edelim.

Ergenekon davasında sona gelinirken şu hususu tarihe not düşelim: Anayasal düzeni askıya alarak demokrasiyi rafa kaldırmak affedilmez bir suçtur.

Buna kalkışanlar, yardım ve yataklık edenler en ağır biçimde gözlerinin yaşına bakmadan cezalandırılmalıdırlar. AKP sultası sona erdiğinde, halkımızın gerçek adaleti sağlayacak koşulları yaratarak gerçek darbecileri sanık sandalyesine oturtacağından hiçbir kuşku duymuyoruz. Ali Berham ŞAHBUDAK… 29.06.2023…

 

 

Hiç yorum yok:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ: İFTAR SOFRASINDAKİ AYDINLIK VE KARANLIK? Bugün önümüze düşen o fotoğraflar, aslında bizlere görünü nenin çok...