16 Haziran 2024 Pazar

ÇÜRÜMÜŞ SARAY İKTİDARINI KURTARMA HAMLESİ " CHP’NİN YENİ YÖNETİMİNE Mİ KISMET OLACAK" ?


ÇÜRÜMÜŞ SARAY İKTİDARINI KURTARMA HAMLESİ " CHP’NİN YENİ YÖNETİMİNE Mİ KISMET OLACAK" ? // Ali #Berham ŞAHBUDAK…

Bir ülke düşünün ki o ülkeyi tam bağımsız kurmak için gece gündüz demeden emperyalizme karşı bin bir mücadele veren Atatürk tarihine adını altın harflerle yazdırmış olsun ve tarihin en üst sayfasında yerini alan bu destansı mücadele bir milli mücadele olarak dünya siyasi tarihine geçmiş olsun".!!

Bu destanısın mücadelede dosta güven düşmana korku işgalci emperyalist işgalci devletlere denizlere dökülerek hüsrana uğratılsın ebedi başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğin de onurlu Türk milleti Atatürk önderliğinde bir bütün olarak emperyalist işgalcileri postalları altında ezerek vatan topraklarından sökülüp atılmış olsun…

Böle bir ülkeyi kuran Cumhuriyet Halk Partisinin yeni yönetimi bu cumhuriyeti de kuran dünyada eşi benzeri olmayan eşsiz Atatürk’ün kurduğu bu cumhuriyeti 20 yılda yıkan AKP ve saray yönetimini kurtarmak için harekete geçtiği verdiği görüntülerle de artık kanıtlanır nitelikte olduğu tartışma #kaldırmaz bir gerçektir.?

Tıpkı 100 yıl öncesin de olduğu gibi bu ülkenin göz göre göre işgal edilmesi için o günkü çürümüş çağdışı yönetim tıpkı bugün AKP ve zihniyeti gibi onlar da bilimden ve liyakatten uzak din iman bayrak ezan satan yöneticileriler gibi 100 yıllık cumhuriyeti " emperyalist devletlerin maşaları olan mülteci adı altın da neyi belli olmayan cihatçılara açtıkları ülkeyi bir felakete sürükledikleri ortadadır...?

"100 yıl sonra tıpkı tarihte olduğu gibi siz bu ülkeyi kuran CHP olarak yine bu ülkenin demografik yapısıyla din iman diyerek oynayan AKP’yi kurtarmak #CHP yönetimine mi kısmet olacak".?

Uzun yıllar AKP karşısın da anan muhalefet partisi olarak siyaset yapan CHP 22 yılın aradan yerel yönetimlerle gelen seçim başarısını anlayamayan CHP'nin mitinglerinin etkisizliği, politikalarının halkın talepleri değil yumuşama politikası adı altın da çözden uzak çürümüş AKP’yi ve zihniyetini kurtarma hareketi bugün ne kadar haklı olduğumuzu kantlar niteliktedir…

Sayın Erdoğan ve Sayın Özel
CHP Genel Merkezin de İadeyi ziyaret diyerek gittiği ziyaret kanıtlıyor.?


Erdoğan-Özel ikilisinin ziyaret turuyla
siyasette başlayan “ yumuşama” adımları devam ederken bu cumhuriyet her gecen gün biraz daha çağdaşlıktan ve modern eğitimden uzaklaşıyor. Bu yumuşama emekçiler, emekliler yani halk için mi yoksa Şimşek programıyla daha da semirecek olan sermaye için mi o da 30 Haziran da siyahbeyaz mı rengini verecek.?

İşte bu sorunun yanıtı için adım adım “ yumuşama” ya da “ normalleşmenin perde arkasına dün olduğu gibi bugün de bir bakmalıyız. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e bugün 18 yıl sonra CHP Genel Merkezi'ne giderek iade-i ziyarette bulundu. İlikli bu görüşmenin ardından Özel göre CHP olarak kurduğu ülkeyi AKP 20 yıl yerle bir etmiş Sayın Özel ise biz normalleşelim diyor?

Oysa Sayın Özel başta Cumhuriyet olmak üzere devrim yasalarıyla kazanılmış tüm kazanımlar olmak üzere her alan da yıkılmaya devam ederken kendileri 20 yıldır CHP’de milletvekili ve CHP grup başkan vekili olarak TBMM - AKP karşısın da görev yaptığını sanırız unutmuş olacak ki biz normalleşmeliyiz diyor.?

Bizler Türk milleti olarak zaten CHP'nin hiç sert bir siyasi muhalefet yaptıklarını 20 yıldır görmedik oysa AKP yönetimlerin yıllardır bu cumhuriyeti uçurum dan uçuruma sürüklerken dahi..? "Sayın Özel şimdi siz ve yeni seçtiğiniz bulunmaz yönetiminizle #birlikte al takke ver külah olarak uzaktan atanmış sözde seçilmişlerinizle biraz da siz oyalayın #Türk milletini".?

Erdoğan ise "Bu adımın atılmasıyla siyasetin ülkemizde çok daha yumuşama dönemine girdiğini görüyoruz" ifadeleriyle yeni tahribatlarının müjdesini veriyordu? Çünkü CHP’deki bu değişimin çok hafif olduğunu anladığını gördüğünü anlamıştı nasıl olsa bunlar mücadeleyi değil “yumuşamayı seçmiş diyordu”.?

Görüşmenin ardından bazı gelişmeler oldu Mesela 28 Şubat tutuklusu askerlere af kararı geldi yıllar sonra. CHP yönetimi bunu görüşmeye yordu, zira görüşmede açılan konulardan biri buydu.

Görüşmeden bağımsız CHP’nin adımları da vardı tabii. 1 Mayıs Taksim Meydanı’ndayız” dediler ancak sendikalar ve CHP işbirliğiyle Saraçhane’ye toplanan saraç hane surlarına sıkıştırılmış bir CHP yönetimi ve Genel Başkanıyla İstanbul yönetimi belediye başkanları adeta abluka altın da bir adım dahi attırılmadı yeni CHP yönetimine çünkü her şeyi normal karşıladıkları için oysa sarayın CHP’den bir göz istemiş ti CHP’nin yönetimi ise verdikleri görüntüler le saraya iki göz vermişti…

Taksim’e dair bir şey söylenmemişçesine yapayalnız bırakıldı. Özel, Erdoğan görüşmesi öncesinde yaşanan bu rezalet, gözaltına alınan onlarca insan varken CHP Genel Başkanı’nın konuya ilişkin de adım atılması beklendi ama çiçeği elin de yeni CHP Genel Başkanın dan tık ses ve eylem gelmedi İstanbul Valisi Davut Gül “Devlet yarına bırakır ama yanına bırakmaz” derken de gözaltılar devam ederken de bir adım gelmedi. Emekçiler yine yalnız kalmıştı.

Yeni dönemde "Fiili güçlü genel sekreter” ve "gölge kabine" gibi hamlelerde bulunan CHP’nin “gölge kabine üyeleri” yumuşama adımları için kolları sıvadı. Gölge içişleri bakanı olan genel başkan yardımcısı Murat Bakan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’yla, İlhan Uzgel Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile, Gökhan Zeybek de Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ile görüştü.

Görüşmelerin içişleri ayağına ilişkin Murat Bakan’dan “Görüşmenin içeriğini şu an paylaşmayı doğru bulmuyorum” açıklaması geldi. Bakan, ülkenin menfaatleri doğrultusunda sorunları çözebiliyor olmaları gerektiğini bunun için de istişarelerin önemli olduğunu vurgularken, “Bu bizim muhalefet yapmamızı engellemez” dedi. İktidar ve muhalefetin kesişim noktası olarak ülkenin sorunlarını işaret etti.

Hakan Fidan’la görüşen Uzgel görüşmenin amacını açıklarken şu ifadeleri kullandı T24’ten Cansu Çamlıbel'e yaptığı açıklamada: “Seçimlerden birinci parti olarak çıkmış bir ana muhalefet partisi ile hükümetin dış politika alanında nasıl bir çalışma ilişkisi yürütebileceğine, yani daha çok yönteme dair bir görüşmeydi.”


İlk görüşmeden doğrudan içeriğe girmenin doğru olmayacağını belirten Uzgel yine de Avrupa ve vize konusu, mesela Filistin konusuyla ilgili konuştuklarını da dile getirdi. Görüşmelerin düzenli olması teklifinde bulunduklarını, Fidan’ın değerlendireceklerini söylediğini de ekledi sözlerine. Uzgel’e göre bu görüşmelerin ve fikir alışverişlerinin bir müttefiklik ya da peşe takılmayla ilintisi yok. Diyalog içinde olmanın yanlış politikaların parçası olmak anlamına gelmediğini belirten Uzgel, “Kamuoyu bunu zaman içinde görecek” diyor.

Erdoğan ile Özel görüşmelerinin ardından gölge bakanlar ile kabinedeki isimlerin görüşme sıklığının artması beklentisi var. Siyasetin yumuşama adımlarıyla ilerlemesi sokakta da öyle olduğu anlamına gelmiyor. Giderek yoksullaşan yurttaşların hâlâ büyük bir öfkesi var ve bunu soğurması gerek.

CHP, seçimin de rüzgârıyla halkla ilişkilenmek adına çok uzun zamandır unuttuğu sokakla kurulan ilişkiyi hatırlamak için olacak ki bir dizi miting düzenleyeceklerini açıkladı. Hatta Özel, “Artık CHP’nin tematik mitingleri olacak. Biz her derdi olan için, haksızlığa uğrayan için sokakta olacağız. Onların demokratik haklarını meydanda dile getireceğiz” ifadeleriyle duyurdu bu kararı.

Büyük Eğitim Mitingi ve Büyük Emekli Mitingi düzenlendi. Akıllardaki soru gerçekten yeterince büyük müydü bu mitingler?

CHP'li belediyelerin milli gelire katkı yüzdesi yüzde 73,41; CHP yarım asır sonra en büyük seçim başarısını kazanmışken, kazandığı belediyelerin milli gelire katkısı yüzde 62,52’den yüzde 73,41’e çıkmışken yapılan mitinglerin etkisizliği, bunların göstermelik olduğu algısı yaratıyor. Düzenlenen her iki mitingde de ortak nokta yapılan işlerin ses getirmemesi.

Başı sonu belli olmayan mitingler; 18 Mayıs’ta Saraçhane Meydanı'nda "Büyük Eğitim Mitingi" düzenlendi. Mitinge, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP yöneticileri, milletvekilleri, atanmayan öğretmenler, mülakat ve müfredat mağdurları, Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikaları ve vatandaşlar katılım gösterdi. Eylemde “Öğretmenler atanmak istiyor”, “Çağdaş laik bilimsel eğitim”, “Eğitimde şiddete son”, “Mülakata son” istekleri dile getirildi.



Mitinglere yenilerini eklemeye devam eden CHP yeni bir karar daha aldı. Özel, 14 Haziran Cuma Günü Tekirdağ'da "Buğday Mitingi" düzenleyeceklerini açıkladı. Buğdaya verilen fiyat tepkiyle karşılanmıştı. Buğday fiyatı artan kalemlere rağmen sadece yüzde 12 arttı. 8 lira 25 kuruş olan buğday artık 9 lira 25 kuruş. Artık 11 lira maliyeti olan buğday 9 lira 25 kuruştan satılmak zorunda olunca buğday üreticisi perişan oldu.

CHP'nin kazandığı seçim uzun yıllar sonra belediyeler üzerinden elde ettiği bir ekonomik gücü de getirdi. Kendi yandaş medyasını da yaratmış olan CHP'nin mitingleri tüm bunlara rağmen heyecan yaratmıyor, emekçilerin derdine çözüm de sunmuyor. Mitinglerde yoksullaşan halkın talepleri güçlenmediği gibi AKP'yi de sıkıştırmıyor. Bunun nedeniyse ortada, CHP'nin esas politikası bu talepler değil yumuşama.

Kaynak bize değil sermayeye; AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "kaynak yok" diyerek emekliye zam kapısını kapamıştı. Ancak Erdoğan "batarız" dese de emekliye ek zam mümkün. İktisatçılara göre kaynak, patronlardan alınmayan vergide, müteahhitlere giden kur farkında, tasarruf edilmeyen itibarda ve daha birçok yerde.

Erdoğan'ın "yok" dediği 1,4 trilyon liralık kaynak, patronlardan alınacakken vazgeçilen vergilerle yaratılabilir, hatta kalan 400 milyar lira da vergi havuzuna aktarılabilir. “Kaynak" söz konusu olduğunda siyasi tercihler öne çıkıyor.


Tercihin yönü de burada karşımıza çıkıyor. Asgari ücrete zammı teke düşüren, emekliye kaynak yok diyen, ülkedeki ağır ekonomik krizi emekçilerin sırtına yükleyen, tüm sermaye kesiminin uzlaştığı Mehmet Şimşek programı aslında yumuşama eğiliminin ana nedeni. Siyasetteki sertliği 1 Mayıs tutuklamalarından,

Kobane davasındaki kararlardan, bir türlü pazarlığı bitmeyen Yargıtay seçimlerinden görebiliriz.

“Siyasetteki etkisizliği görmek için de anayasa tartışmaları ya da CHP’nin mitinglerine bakmak yeterli olabilir. Tüm bunların arka planında işleyen tek çark sermayenin kurtulması için emekçilere karşı dönen çark”.

Toplumun bu çarka ses çıkarması sermayenin, iktidarın ve muhalefet için risk. Yumuşamanın da normalleşmenin de etkisi olmayan mitinglerin de altında yatan sebep bu. Tüm bu tablo Özgür Özel'in de görüntüyü kurtarma derdinde olduğuna işaret ediyor. 14. 06. 2024…

CUMHURİYETÇİ AYDINLANMA PARTİSİ KURUCU
GENEL BAŞKANI Ali Berham ŞAHBUDAK…


Hiç yorum yok:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ: İFTAR SOFRASINDAKİ AYDINLIK VE KARANLIK? Bugün önümüze düşen o fotoğraflar, aslında bizlere görünü nenin çok...