2 Temmuz 2015 Perşembe

SİVAS KATLİAMININ 22 YILI!

SİVAS KATLİAMININ 22 YILI!
Kısaca Cumhuriyet Şehri olan Sivas’ta neler yaşandı ondan bahsedeyim 1993 ‘ de Sivas Katliamı veya diğer bir anlamıyla cağımızın yüz karası Madımak Katliamı ya da Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde  Sivas'ta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilmiş olan Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Sivas ta bulunan Madımak Otelinin yakılması ve çoğunluğu  Alevi 33 aydın yazar, ozan,düşünür  ile 2 otel çalışanının ırkçı ve gericiler tarafından katledilmiş olmasıdır ya da dumandan boğularak hayatlarını kaybeden 33 aydınla sonuçlanan bir çağ-dışı katliamdır. Ayrıca dışarı da toplanan göstericilerden de iki kişi de bu olayda da hayatını kaybetmiştir.

Demokratik, Çağdaş, Laiklikten Hukuk devletinden yanayım diyen (Tarihler boyu bitmeyen alev halkının acı günü) ”Egemen güç karşısında halkların egemenliği ve kardeşliği sağlanmadan “ SİVAS ve benzeri katliamların önüne geçilemez çünkü 1993 yılında Madımak’ da ki bu katliam bilindiği gibi Maraş da Corum da 1978’li yıllarda yaşanmıştı katliamlarda  farklı değildir yüzlerce aydın çağdaş alevi aydın yurttaşlarımız ırkçı  faşist şoven beyin-sizlerce hamile kadınlarımızı dahil vahşice katledilmişlerdir…. 

Bu ve benzeri katliamların önünün kesile bilmesi için sözde yöneticiler DİN ADINA IRKCILIK ADINA MİLLİYETCİLİK ADINA ayrım yapmaksızın ülkemizde yaşayan Aydın Çağdaş yurtsever T.C.Devletini Aydın ve çağdaş  yurttaşları alçakça ırkçı faşistlerce   katledilmişlerdir  “ Tıpkı bugün sınır komşularımızda ki savunmasız masum halklara gibi  ORTA-DOĞU da IŞİD El Nusra El Kaide gibi azılı ırkçı” Faşistlerin yaptıkları gibi 1993 de ülkemizde sözde İslam”  adına katliam yaptıklarını söyleyen bu katilleri biz tanıyoruz dünde bugünde bu katiller  devlet desteğini  kullanarak bir çok  aydın insanları katletmişlerdir…

TC Devletini oluşturan Anayasal güvenceye sahip bu aydın yurttaşlar aynı zamanda da YASAMADA YÜRÜTMEDE DE EŞİT HAKLARA SAHİP OLMALARINA RAĞMEN Maalesef bu yıl yine susan o acılı  yürekler tıpkı 21 yıl önce olduğu gibi yine susmayıp bu yılda sokaklarda ve konferans salonlarında ırkçı ve şeriat adına yapılmış bu katliamları lanetlemekten geri adım atmayacaklardır …. 

İnsanlık adına işlenmiş olan bu ırkçı katliamlara ve benzeri katliamlara direnen, mücadele eden yüreklere KOMPLO teorilerini aratmayacak zayıf ve savunmasız anında devletin olanaklarını adeta bir katliam silahı olarak kullanan bu eşkıya bozuntuları egemen güç karşısında adeta bir sinek gibi dışkı üzerinde yürürlerken adeta bir lanetli ırk olarak dolaşmakta ve  2 Temmuz 1993 ‘de dil, din ırk gözetmeksizin insanlığa ışık olacak kardeşçe bir düzen için ömrünü heba etmiş bu uğurda dönen dönsün ben dönmem yolumdan diyerek darağacına yiğitçe yürümüş olan PİR SULTAN ABDALIN anılması için Sivas ‘ta gerçekleştirilen etkinliklerde 33 canımızı vahşice katletmiştir. 

Bu soysuzlar; “ DEVLETİN GÖZÜ ÖNÜNDE adeta Devletin tüm kamusal imkanları da  kullanılarak  İŞLENEN BU KATLİAMA EGEMEN GÜÇLERİN ‘de YARDIMLARIYLA İNSANLIĞA ve SÖZDE SAVUNDUKLARI İSLAM DİNİNE DAHİ SIĞMAYACAK KADAR VAHŞİCE İŞLENMİŞ KATLİAMLAR OLARAK TARİH DE YER ALMIŞTIR BU VAHŞİLER adeta “ Kuzu postuna bürünmüşçesine ellerini kollarını sallayarak halen aramızda dolaşarak din ve adalet dağıtmak-talar bu vahşi hayvanlara insan dene bilinir mi.? 

1993 Yılında aydın ve yurtsever yurttaşlar PİR SULTAN ABDAL’IN DOĞDUGU BANAZA TAŞINAN ETGİNLİK SÖZDE Cumhuriyetin Temellerinin Atıldığı SİVASTA YAPILACAK SİVASIN YILLAR ÖNCE YAPTIĞI KATLİAMI BİRAZ OLSUN SİVAS HALKIYLA BÜTÜNLEŞİP BU ACI, KAYGIYI, 20, yy da olsa pir sultan abdalı Sivas ’a kendi memleketi olan vatandaşlarına tekrar tanıtacaklardı kalleşçe ve Devletin gözü önünde tıpkı PİR SULTAN ABDALA YAPILDIĞI GİBİ canlarımız da SİVAS’TA KATLEDİLDİLER canlar ne bilirlerdi ki bu halk yüz yıllardır kinlerini daha da iyice azı dişlerini bilemişçesine beklediklerini canlarına mallarına kast edeceklerini öyle olsa bile bu inanç devrim şehitleri tıpkı “ ARAP YARIM ADASINDAKİ KERBELA‘da ŞEHİT OLAN ŞEHİTLERİMİZ GİBİ DAVALARINA İNANMIŞ HZ. HÜSEYNİN YOLUNDA YİNE GÖZLERİNİ KIRPMADAN IRKCI FAŞİZME KARŞI MÜCADELELERİNİ SÜRDÜRECEKLERDİ”. Oysa katledilen bu şehitlerimizin tamamı alevi inancına mensup değillerdi.
PİR SULTAN ABDAL! Hızır denen kişiyi dergahında beslemiş millete ve vatana hayırlı işler yapması için medreselere göndermiş, eğitim alsın Sivas’a faydası olsun demişti tabi bilemezdi insan görünümlü bu yaratık ruhunu dergahtan çıktıktan sonra şeytana mı yoksa Kerbela katliamını yapan yezide mi teslim ettiğini bilemezdi. Çünkü inancında felsefesinde 72 Milleti aynı nazarda görüyordu. Bu felsefe dünyadaki inanç olarak benimsenmiş ve ibadet olarak algılanan kötülüklerden arınma mantığını temel alan dinlerdir maalesef başta İslam dini olmak üzere ( Emevi anlayışına dayalı İslam yorumları yalan yanlış yapılmaktaydı dün de böyleydi bu günde böyle. )
Oysa alevi inanç felsefesinde bu tür tezatlığa yer yoktu bunu bilen yobazlar dün Osmanlı sadrazamların kullandı, bugünde yine onun uzantılarını kullanarak sözde İslamcıyız teraneleriyle pir sultan abdalın katliamını gerçekleştiren dönemin uzantıları olan aynı zihniyet sahibi bir avuç beyin sizlerden farklı değillerdir. 

2 TEMMUZ 1993’de 33 CANIMIZI KATLETMİŞLERDİ.
 

Şüphesiz bu ve benzeri katliamları gerçekleştiren zihniyetin uzantıları 1993 dede bugünde devletin tepesine kadar çıkmıştır ve bundan güç alan bu katiller Maraş ‘da farklı kimliklerle Çorum ‘da başka kimlikte hep aynı amaç uğruna karşımıza çıkmıştır bugün  SURİYE'DE IRAK'DA  aynı katliamları yapmaktalar bu omurgasız hayvanlar tıpkı yılanlar gibi deri değiştirerek içimize sızmış  zehirlerini bu seferde YANI BAŞIMIZDAKİ KOMŞU ÜLKELERDE zehirlerini dökmekteler  SURİYE’ DE   IRAK’ DA yaşayan Alevi  ve Türkmen yurttaşlarımızın  katletmekteler yaşadıkları tıpkı 1993 de Cumhuriyet şehri  Sivas ta olduğu gibi..

 Devletin askerinin gözü önünde, mülkü amiri olarak bilinen sözde dönemin valisinin gözleri önünde, sözde güvenlikten sorumlu Emniyet müdürlüğüne bağlı polislerinin gözleri önünde Sözde Askeri garnizon Komutanlığının gözleri önünde bu ırkçı faşist güruh Aydınlarımızın gözlerinin içine baka baka 33 canı alev alev Sivas’ta yaktılar bu insan olmayan hayvanlar!
 
Ancak bu hayvan ruhlu insan bozması yaratıkların unuttukları çok önemli bir şey vardı. O ETKİNLİKLER PİR SULTAN ABDALI ANMA ve PİR SULTAN ABDALIN YOLUNDA OLDUĞUMUZU HAYKIRIYOR OLMAMIZDI (Bir ölürüz bin doğarız sloganlarını atıldığı Sivas sokakların da caddelerinde adeta aydınlar haykırıyordu.)“Yobazlığın ve ırkçılığın karşısında “ Bu şehir CUMHURİYETİN Temellerinin atıldığı şehir diye bağırıyorlardı bu şehirde yobazlar ırkçı faşistler yaşayamaz diye!

Bunun yanı sıra SİVAS’TA Kİ BU VAHŞET NE İLK NEDE SON OLACAKTIR SON 30 YILDA TAM 30 KATLİAM YAPILDI BUNLARIN EN BÜYÜĞÜ İSE AYDIN ALEVİ KATLİAMLARIDIR , MARAŞ, TA SONRA SİVAS'TA, CORUMDA, MALATYA'DA, GAZİDE ve CEZAEVLERİNDE  BU VE BENZERİ KATLİAMLAR YAPILMIŞTI “ CUMHURİYETİN TEMEL TAŞLARINI ve HARÇLARINI KOYAN LAİKLİKTEN VE CUMHURİYETTEN YANA TARAF OLAN  AYDIN ALEVİ HALKINA, 20 yüzyılın yapılmış en büyük katliamlarıydı EMEVİ İSLAM UZANTILARIYLA DEVLETİ KUŞATAN BU SÖZDE IRKÇI İSLAMCI FAŞİSTLER BU YETMEZMİŞ GİBİ 1946’dan günümüze değin devleti yöneten gerici güçler KENDİ EGEMENLİKLERİNİ kurmak için sürekli aydın ve çağdaş alevi halkının ÖTEKİ DİYE NİTELEDİĞİ ALEVİ İNANCINDA Kİ TÜRK HALKINA KARŞI YA ASİMİLASYON YA  KATLİAM DEMİŞTİR…

HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ  SİVAS TADA LAİKLİKTEN VE ÇAĞDAŞ YAŞAMDAN ÖDÜN VERMEYEN ALEVİ HALKI İÇİN  DOĞRUDAN OLMASA DAHİ DOLAYLI OLARAK EGEMEN GÜÇLERİN, TAŞERONLARI  Gericiler adına bu çağ-dışı katliamları yapmışlardır….  
DAHA SAYALIM mı bence belirtmekte yarar var toplum olarak dünde bugünde maalesef  insanlık adına kalleşçe işlenmiş olayları  unutan ve hesap sormayan bir toplum yapımız var neden mi en basit örnek vermek gerekirse bizler 12 Eylülün dayattığı toptan şeriat asimilasyonuna karşı direnememiş bireyler veya yurttaşlar olarak yaşadık oysa bizler tarihler boyu çağdaş ve laiklikten yana tarafız bu bizim tercihlerimizdir bu tercihler atalarımızın ve soy küstüğümüzü oluşturan inanç önderlerimizin tercihleridir ve bu tercihler içinde bulunduğumuz 21,yüzyılda  kendimizi insan olarak en iyi ifade eden inanç ve yaşam biçimidir. 
Dünyanın gelişmiş demokratik ülkelerinin tamamında olmasa dahi bugün tercih edilen inanç sistemi, din değil çağdaş yaşam ve özgürlükler sistemidir ve insanlar için çağdaşlığı tanımlayan yaşam biçimidir bunlar sözde değil özde laiklikten yana taraf olmanın temel koşullarıdır oysa yıllardır bizlere dayatılan “Emevi İslam anlayışı bir din değil IRKÇI ve baskıcı bir BARBARLIK sistemidir sürekli halklarımızı biat’e zorlayarak dönüştürme sistemidir”. 

Günümüz koşullarında emperyalist güçler “ılımlı İslam’a mensup egemen olanlarla bütünleşmiş ve IRKÇILIK YAPARAK Ülkemiz olmak üzere bölgemizde uygulamaya koymaya çalıştıkları bu sistem gün geçtikçe daha da etkin olmakta dır. 
Dahası geçmiş yıllarda SİVAS’TA Corum ‘da Malatya’da Maraş’ta Gazi’de ve Ankara, gibi Alevi nüfusunun yoğun yaşadıkları kentlerde yaşayan aydınlara açıktan veya dolaylı olarak bu ve benzeri eylemleri yapmaktan çekinmeyen bu güçler sistemden beslenen bu sürüngenleri de unutmamamız istenmekte. 

EMPERYALİST SALDIRILARA karşı durmanın yolu kendi düşünce ve kendi silahlarıyla onların silahlarına karşı halkların kardeşliği onların para sömürgeleştirme projeleri karşısında, halkların kardeşliği toplumsal mutabakat sağlanarak mümkün dür ve emperyalist güç karşısında ancak böyle durulabilinir.  Parçalanmış halkların yaşam alanları daraltılmakla birlikte can güvenliğinin de sağlanamadığı, bu yaşanan katliamlarla bir kez daha tarih sayfalarında kara bir leke olarak yerini aldığını gördük. Maraş, Çorum, Sivas, Gazi bunlar 30 yılın en büyük ırkçı katliamlarıdır ( katledenler ve katledilenler arasındaki farklılık sadece inanç farklılıklarından kaynaklanmamakta)

SONUÇ OLARAKSivas bir Cumhuriyet Şehridir orada yaşananlar; T.C.DEVLETİNİN, LAİK YAPISININ BUGÜN ORTADAN KALDIRILMASI ve CUMHURİYET REJİMİNİN DEĞİŞMESİ İÇİN ALEVİ İNANÇLI YURT SEVER ÇAĞDAŞ AYDIN KESİMİNİN HEDEFLENDİĞİ KATLİAMLARDIR”.. A.Berham ŞAHBUDAK….. 02.07.2015

Hiç yorum yok:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ: İFTAR SOFRASINDAKİ AYDINLIK VE KARANLIK? Bugün önümüze düşen o fotoğraflar, aslında bizlere görünü nenin çok...