ÜLKEMİZDE TÜM DERTLERE CARE BAŞKANLIK!
PEKİ, GELİRSE NE OLACAK? Türkiye’mizde, 14 yıllık AKP iktidarıyla bugün ÜLKEMİZDEKİ
tüm sorunlara çare bulundu sıra “Başkanlık Sistemi”ne geldi …. Hani güzel Türkçemizde bir deyim vardır; “Her renge
boyadık, sadece bir fıstıki yeşil kaldı” diye işte buğun dayatılan
başkanlık sistemi de kanımca tamda buna benziyor...
“
Sayın Cumhurbaşkanı BAŞKANLIK SİSTEMİNI arzuluyor diye başkanlık tartışılmaz önce
ÜLKEMİZDE başkanlığa uygun alt yapının inşası ve sistemi kurulması gerekmekte bu
sitemlerinde hadi ben başkan olayım demekle olunmuyor bunun için en az 15-20 yıl gerekir ” Ha şöyle
deniliyorsa o zaman Başkan olamıyorsa ; “ PADİŞAH OLSUN DENİLİRSE “ Sayın
Cumhurbaşkanı zaten Cumhur başkanı seçilir seçilmez kendini Padişah olarak ilan etmişti aksi tartışılırsa sayın
Erdoğan Mevcut Anayasaya bağlı olarak mı görev ve yetki kullanmakta hareket evet deniliyorsa bu yetki ve görevler sorgulanmalı
….
Peki, ama Sayın Cumhurbaşkanının istediği
BAŞKANLIK SİSTEMİNİN yetkilerinin neler olduğunu bilen var mı “ Hayır yok
hayali bir başkanlık sistemi çünkü ülkemizde bunca sorun ve problemler var iken
neden ille de Başkanlık onun yanıtını da aşağıda dilim döndüğünce vermeye
çalışayım?
“… AKP, Amerika tipi
Başkanlık ya da Fransa modeli Yarı Başkanlık istemiyor. O
sistemlerde başkanlar çok sıkı
DENETLENDİĞİ için AKP’nin
işine gelmiyor. Nedir Türk Tipi Başkanlık Sistemi? Meksika modeli Başkanlık
Sistemi’nin kopyası! Peki o halde bu talebe göre ülkemizde çoğulcu ve katılımcı
demokrasi yerine “TEK ADAM”IN BORUSU ötecek ve
O, aklına esen her
şeyi yapabilecek.
Başkan,
bakanları, anayasa Mahkemesi üyelerini, başsavcıyı, Kuvvet
komutanlarını, emniyet genel müdürünü, büyükelçileri dilediği gibi tayin
edecek. Savaşa,
barışa, her şeye başkan karar verecek. Uluslararası anlaşmalar yapma yetkisi de
onda olacak. Meclis’in
çıkardığı yasları canı isterse çöp kutusuna atabilecek.
Meclis’ten
geçen yasaları Başkan veto edebilecek (o yasanın bir daha
gündeme gelmesi için 330 Milletvekilinin
oyu gerekiyor. İmkânsız gibi!) Başkan’ın
istediği yasa Meclis’ten çıkmazsa, Başkan, Meclis’e hiç aldırış etmeden “Başkanlık
kararnamesi” adında tek başına istediği yasayı çıkarabilecek.
Başkan sıkıyönetim ve
olağanüstü hal ilan edebilecek ve O dönemde
özgürlükleri kısıtlayan kararname çıkarabilecek. Anayasa Mahkemesi’nin
yarısını Başkan seçiyor, öteki yarısını da, partisinin milletvekilleri seçiyor.
(hele bizdeki gibi Meclis’e çoğunluk kendi partisinde ise, başkanı
denetleyecek, durduracak hiçbir devlet organı yok!) HSYK
ile Danıştay da bu yöntemle seçiliyor ve YARGI TAMAMEN BAŞKANA
BAĞLANMIŞ OLACAK.
Başkan, Meclis’e
karşı sorumlu olmayacak. Başkan
hakkında yolsuzluk iddiaları olursa ancak 367 milletvekilinin
imzasıyla soruşturma açılabilecek. (ki bu sayıyı bulmak hayal) Diyelim
ki 367 bulundu. Soruşturma sonunda, diyelim
ki başkan suçlu görüldü. O
zaman ancak 413 milletvekilinin oyuyla Yüce Divan’a
yollanabiliyor (ki, Meclis’te bu sayıya ulaşmak imkânsız.)
Bizde
düşünülen Başkanlık Sistemi, bu! İlkel ve kötü! Neden istemediğimizi bilmem anlatabildim mi? Böyle bir sistemde “Demokrasi sizlere ömür!” Dahası var… Başkan,
kendisinden sonra gelecek adayı da seçme hakkına sahip. Başkanlığı
(yakınları dâhil) dilediği
kişiye bırakabiliyor.
AKP’liler Amerika’daki Başkanlık Sistemi’ni neden istemiyor? Amerika’da
yasama organları çok güçlü ve başkan
sıkı denetleniyor. Kongre’nin
onayı olmadan hiçbir şey yapamıyor. Oysa Erdoğan'ın istediği sistemde denetimin
adı var, kendi yok! Eh, ne yapalım? Muhterem halkımız AKP’ye oy vererek Türkiye’ye
böyle tuhaf bir sistemi isteyeni başımıza getirdi!
Dönemin
Başbakan’ı şimdiki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın istediği olursa; Kulluktan kurtulup bir
türlü vatandaş olamayacağız! Ümmetlikten çıkıp millet de olamayacağız! A.Berham ŞAHBUDAK….

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder