24 Ocak 2017 Salı

UĞUR MUMCU NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?

UĞUR MUMCU NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?
Uğur Mumcu'nun bombalı bir suikastla öldürülmesinin yıldönümünde, yurdun dört bir yanında anma törenleri düzenlendi. Uğur Mumcu'nun katledilişinden 22 yıl sonra, cinayet hala aydınlatılamadı.
Ölümünün ardından ""İslami Akıncılar Doğuş Örgütü ve PKK" terör örgütleri Mumcu'nun ölündürülmesi olayını üstlenerek "cezalandırdık" açıklaması yapmıştı. Peki, hem İslamcı terör örgütlerinin, hem de PKK'nın tehdit ettiği Uğur Mumcu neden öldürüldü? Terör örgütlerinin Uluslararası bağlantılarını da deşifre eden Uğur Mumcu yoksa bir istihbarat örgütü tarafından mı öldürüldü? Bunu anlamak için Uğur Mumcu'nun son çalışmalarına göz atıyoruz
 Kendi kaleminden UĞUR MUMCU KİMDİR?  
Ben Atatürkçüyüm. Ben Cumhuriyetçiyim. Ben laikim. Ben anti- emperyalistim. Ben bağımsız Türkiye'den yanayım. Ben özgürlükçüyüm. Ben insan hakları savunucusuyum. Ben terörün karşısındayım. Ben, yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım. Öyleyse vurun, parçalayın! Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktırUĞUR MUMCU
CUMHURİYETİN SESİ. DEVRİM ŞEHİDİ.
Uğur Mumcu hayatını kedisini tarif ettiği antiemperyalist, tam bağımsız, Atatürk Cumhuriyeti değerleri için yaşadı. Ve bu değerler için canını verdi. İslami terör örgütlerinin, anti laik cemaat örgütlenmelerinin üzerine giden Uğur Mumcu, bir cumhuriyet aydının,"araştırmacı gazeteciliğin" nasıl olduğunu gösteriyordu Cumhuriyet kuşaklarına. 
Bugünlerde,  kendilerine servis yapılanlarla köşelerde yazı yazıp, topluma caka satanları gördükçe Uğur Mumcu'nun kaybını daha çok hissediyoruz. Bugünkü Yeni Türkiye, hiç kuşkusuz, Uğur Mumcu'ların, Abdi İpekçilerin katledilip,  "bağımlı sözde gazeteciler" eli ile yapılan toplum mühendisliği ile yaratılmıştır. 
24 Ocak'ta CHP örgütleri yurdun dört bir yanında Uğur Mumcu'yu andılar. 
Oysaki kısa bir süre önce, Uğur Mumcu'nun RABITA  TERÖR ÖRGÜTÜ ile ilişkisini ortaya koyduğu Ekmelerdin İhsan oğlu CHP Genel başkanı istedi diye CHP'nin cumhurbaşkanı adayı yapıldı ve CHP örgütleri tarafından  Türkiye Cumhuriyetinin en tepe noktasına getirilmeye çalışıldı. Siz Uğur Mumcu'yu unutmamaktan bunu mu anlamıştınız?
RABITA'DA EKMELEDİN İHSANOĞLU
Yazar Uğur Mumcu’nun,  Suudi Arabistan merkezli Rabıta terör örgütünü anlattığı kitabında, Ekmelerdin İnsanoğlu söyle yer alıyor: Önce fetva sağlanıyor, sonra da Müslüman yurttaşların paraları İslamcı kuruluşlarda toplanıyor. “İslami Tekafül Kurumu”na bu fetva “Dünya İslam Birliği” tarafından sağlanmıştır. “Dünya İslam Birliği”nin İngilizcesi “Müslim World League”dir. Arapçası ise “Rabıtat-al-Alam-al-İslami.”
Şirketler, dernekler, vakıflar dinsel akımlara mali destek sağlayan bu üç kanal... Şirketler, Suudi Arabistan kökenli finans kurumları ile ortaklaşa para kazanıyorlar. Kazanılan paranın bir kısmı siyasal amaçlı dinsel akımlar için ayrılıyor. SiSuudi kökenli şirketler değil. İranlı işadamlarının Türk ortaklar ile oluşturdukları şirket sayısında son yıllarda bir sıçrama görünüyor.
Bu şirketlerin gelirlerinin bir kısmı  siyasal amaçlı dinsel akımlara gidiyor.  “İlim Yayma Vakfı” 1973 yılında “İlim Yayma Cemiyeti” kurucularınca oluşturuluyor. Kurucular, Abdülkadir Çavuşoğlu, Yusuf Türel, H. Tahsin Uğur, Nazif Celebi ve arkadaşları. Vakfın yönetim kurulunda şu üyeler görevlendiriliyor: Eymen Topbaş, Sabri Ülker, Rıfat Tandoğan, Osman Kılıç ve Mehmet Aydın. Yönetim Kurulu Başkanı Eymen Topbaş, Genel Müdür Nahit Rıfkı Dinçer. Vakfın, 1983 rakamlarına göre sermayesi 533 milyon 315 bin 301 lira. Bugünkü para ile aşağı yukarı 1 milyar lira.
“İlim Yayma Cemiyeti” Prof. Salih Tuğ’un da yönetimde görev aldığı bir başka vakıf da “İslami İlimler Araştırma Vakfı”dır. Bu vakfın Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ali Özek’tir. Doç. Dr. Ekmelerdin İhsan oğlu, Prof. Dr. Asal Ataseven de vakfın yönetim kurulunda görevlidirler. 
UĞUR MUMCU'NUN SON ÇALIŞMALARI PKK VE İLİŞKİLERİ ÜZERİNE.
Görüldüğü gibi Uğur Mumcu "Türkiye'nin terör sorunu olan PKK ile ilgili kamuoyunun yeterince bilgi sahibi olmadığını ve gazetecinin görevinin bunu araştırıp yazmak" olduğunu söylüyor.  Yeni Türkiye'de  sözde gazeteciler ne yapıyor? 
Türkiye'de PKK terör örgütüne "terör örgütü değil de, sivil toplum örgütü gibi davranıyor. Emperyalistlerin yanında, Türkiye Cumhuriyetinin karşısında duruyor. Terör örgütü ile mücadele değil, müzakereye çalışıyor. İktidarın önünde el pençe duruyor. Bugünkü yeni Türkiye'ye  bakınca Uğur Mumcu'nun neden öldürüldüğünü anlamak mümkün. 




UĞUR MUMCU'NUN ÖLÜME GİDEN YOLDA EN ÖNEMLİ YAZISI...
MOSSAD VE BARZANİ...
Ortadoğu’nun karanlık bir kuyu olduğu her gün biraz daha anlaşılıyor. Kanıtlanan son ilişki MOSSAD-Barzani ilişkisidir. MOSSAD, İsrail’in gizli istihbarat örgütüdür. Bu örgütün, Kürt lideri Molla Mustafa Barzani ile ilişkileri olduğu söylense daha önce kim inanırdı? Barzani’nin CIA ile ilişkisi artık belgelendi. Kimse bu ilişkiye, “Hayır olmadı” diyemiyor. CIA-Barzani ilişkileri biliniyordu da MOSSAD-Barzani ilişkileri bilinmiyordu.
MOSSAD’ın Barzani ile ilişkileri Londra ve Sydney’de yayınlanan “Israel’s Secret Wars-A History of Israel’s Intelligence Services” adlı kitapta sergileniyor.Kitap, İngiliz The Guardian gazetesinde 1984 yılından bu yana Tel-Aviv muhabirliğini yapan Ian Black ve Washington’daki Brooking Enstitüsü‘nde çalışan öğretim üyesi Benny Morris tarafından yazılmış.Kitapta MOSSAD-Barzani ilişkileri, İsrail Dışişleri Bakanlığı ve MOSSAD yazışmalarına dayanılarak açıklanıyor.Önsözde, kitabın yayından önce İsrail ordu yetkilileri tarafından da incelendiği yazılıyor.
Kitapta 1967 Arap-İsrail Savaşı’ndan sonra, MOSSAD’ın Kürtlerle ilişki kurduğu (sh.327), Mısırlı ünlü gazeteci Hasan el-Heykel’in İsrailli subayların Kürtler aracılığıyla Irak’tan radyo bağlantıları kurduğunu 1971 yılında açıkladığı anlatılıyor.1969 yılı Mart ayında Kerkük petrollerine yapılan saldırının da İsrail tarafından yapıldığı açıklanıyor. 1972 yılında imzalanan Sovyet-Irak Dostluk Antlaşması’ndan sonra İran Şahı ABD Başkanı Nixon ile gizli görüşme yapıyor; bu gizli görüşmeden sonra CIA tarafından “Kürdistan Demokratik Partisi”ne üç yıl içinde 24 milyon dolar gönderiliyor.
Barzani’nin Irak rejimine karşı ayaklandığı yıllarda, ABD-İsrail-İran üçlüsü bu ayaklanmayı destekliyor. Barzani-ABD ilişkileri, ABD Dışişleri eski bakanı Henry Kissinger eliyle yürütülüyor.MOSSAD-Barzani ilişkileri de İsrail’in Tahran’daki askeri ataşesi Yaakov Nimrodi (MOSSAD Ajanı) aracılığı ile gerçekleşiyor.Nimrodi’nin üstlendiği görev ilginç:
Nimrodi Sovyet silahlarının Barzani’nin eline geçmesinde rol oynuyor. (sh. 328-329) Kitapta, MOSSAD’dan Kürtler’e 50 milyon dolar para verildiği, ABD kaynaklarına dayanarak açıklanıyor. (sh.328)
70’li yıllardaki bu ilişkiler bugün sürüyor mu? Kitaba göre sürüyor.“Körfez Savaşı” sırasında Irak’ın attığı Scud füzelerinin Tel-Aviv’e düşmesi üzerine bu ilişkiler yeniden başladı. (sh.521)Baba Molla Mustafa Barzani ile kurulan ilişkiler, şimdi de oğul Mesud Barzani ile sürüyor. MOSSAD, Barzani’ye Avrupa kahvelerinde çekler vererek bu desteği sürdürüyor. Kitapta, Mesud Barzani’nin İsrail’e gizlice giderek yardım istediği yazılıyor.
Bu ilişkiler sürüyor ve anlaşılıyor ki daha da sürecek…Gizli yollarla sürecek, açık yollarla sürecek…İlgi belli…İlişki de belli…Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD’ın Kürtler arasında?Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?Uğur MUMCU Cumhuriyet, 7 Ocak 1993Vurulduk Ey Halkım Unutma bizi.. Binler, her 24 Ocak'ta olduğu gibi bu sözleri tekrarladı.. Gerçek öyle mi? 
Uğur Mumcu unutulmadı ama onun yaptıkları, mücadelesi gerçekten unutulmadı mı? Uğur Mumcu'nun uğruna canını verdiği cumhuriyeti için yaptığı mücadele unutulmasaydı, bugün onu anma törenine çıkanlar, her şeyden önce onun uğruna öldüğü değerleri çiğnerler miydi? Sadece İsimlerin değil, mücadelelerinin ve temsil ettiği değerlerin unutulmaması dileği ile. Devrim şehidimizi saygı, minnet ve sevgi ile anıyoruz. Çağdaş Ulusal Çizgi Neriman fidan Haberin etiketleri: Uğur Mumcu

                                                                                                                     DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ BİRLİĞİ                                                                                                                                                                                                                      
                                                                                                                                                               PLATFORMU Genel Başkanı A.Berham ŞAHBUDAK

O halde ne yapmamız gerekir?  Her ikisinden kurtulmak için Tam bağımsız ve özgür bir Türkiye için tekrar bir “Lozan Antlaşması” mı?  


3 yorum:

Ali Berham ŞAHBUDAK dedi ki...

UĞUR MUMCU NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?
Uğur Mumcu'nun bombalı bir suikastla öldürülmesinin yıldönümünde, yurdun dört bir yanında anma törenleri düzenlendi. Uğur Mumcu'nun katledilişinden 22 yıl sonra, cinayet hala aydınlatılamadı.
Ölümünün ardından ""İslami Akıncılar Doğuş Örgütü ve PKK" terör örgütleri Mumcu'nun ölündürülmesi olayını üstlenerek "cezalandırdık" açıklaması yapmıştı. Peki, hem İslamcı terör örgütlerinin, hem de PKK'nın tehdit ettiği Uğur Mumcu neden öldürüldü? Terör örgütlerinin Uluslararası bağlantılarını da deşifre eden Uğur Mumcu yoksa bir istihbarat örgütü tarafından mı öldürüldü? Bunu anlamak için Uğur Mumcu'nun son çalışmalarına göz atıyoruz
Kendi kaleminden UĞUR MUMCU KİMDİR?
Ben Atatürkçüyüm. Ben Cumhuriyetçiyim. Ben laikim. Ben anti- emperyalistim. Ben bağımsız Türkiye'den yanayım. Ben özgürlükçüyüm. Ben insan hakları savunucusuyum. Ben terörün karşısındayım. Ben, yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım. Öyleyse vurun, parçalayın! Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır. UĞUR MUMCU
CUMHURİYETİN SESİ. DEVRİM ŞEHİDİ.
Uğur Mumcu hayatını kedisini tarif ettiği antiemperyalist, tam bağımsız, Atatürk Cumhuriyeti değerleri için yaşadı. Ve bu değerler için canını verdi. İslami terör örgütlerinin, anti laik cemaat örgütlenmelerinin üzerine giden Uğur Mumcu, bir cumhuriyet aydının,"araştırmacı gazeteciliğin" nasıl olduğunu gösteriyordu Cumhuriyet kuşaklarına.
Bugünlerde, kendilerine servis yapılanlarla köşelerde yazı yazıp, topluma caka satanları gördükçe Uğur Mumcu'nun kaybını daha çok hissediyoruz. Bugünkü Yeni Türkiye, hiç kuşkusuz, Uğur Mumcu'ların, Abdi İpekçilerin katledilip, "bağımlı sözde gazeteciler" eli ile yapılan toplum mühendisliği ile yaratılmıştır.
24 Ocak'ta CHP örgütleri yurdun dört bir yanında Uğur Mumcu'yu andılar.
Oysaki kısa bir süre önce, Uğur Mumcu'nun RABITA TERÖR ÖRGÜTÜ ile ilişkisini ortaya koyduğu Ekmelerdin İhsan oğlu CHP Genel başkanı istedi diye CHP'nin cumhurbaşkanı adayı yapıldı ve CHP örgütleri tarafından Türkiye Cumhuriyetinin en tepe noktasına getirilmeye çalışıldı. Siz Uğur Mumcu'yu unutmamaktan bunu mu anlamıştınız?
RABITA'DA EKMELEDİN İHSANOĞLU
Yazar Uğur Mumcu’nun, Suudi Arabistan merkezli Rabıta terör örgütünü anlattığı kitabında, Ekmelerdin İnsanoğlu söyle yer alıyor: Önce fetva sağlanıyor, sonra da Müslüman yurttaşların paraları İslamcı kuruluşlarda toplanıyor. “İslami Tekafül Kurumu”na bu fetva “Dünya İslam Birliği” tarafından sağlanmıştır. “Dünya İslam Birliği”nin İngilizcesi “Müslim World League”dir. Arapçası ise “Rabıtat-al-Alam-al-İslami.”
Şirketler, dernekler, vakıflar dinsel akımlara mali destek sağlayan bu üç kanal... Şirketler, Suudi Arabistan kökenli finans kurumları ile ortaklaşa para kazanıyorlar. Kazanılan paranın bir kısmı siyasal amaçlı dinsel akımlar için ayrılıyor. SiSuudi kökenli şirketler değil. İranlı işadamlarının Türk ortaklar ile oluşturdukları şirket sayısında son yıllarda bir sıçrama görünüyor.
Bu şirketlerin gelirlerinin bir kısmı siyasal amaçlı dinsel akımlara gidiyor. “İlim Yayma Vakfı” 1973 yılında “İlim Yayma Cemiyeti” kurucularınca oluşturuluyor. Kurucular, Abdülkadir Çavuşoğlu, Yusuf Türel, H. Tahsin Uğur, Nazif Celebi ve arkadaşları. Vakfın yönetim kurulunda şu üyeler görevlendiriliyor: Eymen Topbaş, Sabri Ülker, Rıfat Tandoğan, Osman Kılıç ve Mehmet Aydın. Yönetim Kurulu Başkanı Eymen Topbaş, Genel Müdür Nahit Rıfkı Dinçer. Vakfın, 1983 rakamlarına göre sermayesi 533 milyon 315 bin 301 lira. Bugünkü para ile aşağı yukarı 1 milyar lira.
“İlim Yayma Cemiyeti” Prof. Salih Tuğ’un da yönetimde görev aldığı bir başka vakıf da “İslami İlimler Araştırma Vakfı”dır. Bu vakfın Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ali Özek’tir. Doç. Dr. Ekmelerdin İhsan oğlu, Prof. Dr. Asal Ataseven de vakfın yönetim kurulunda görevlidirler.

Ali Berham ŞAHBUDAK dedi ki...

UĞUR MUMCU'NUN SON ÇALIŞMALARI PKK VE İLİŞKİLERİ ÜZERİNE.
Görüldüğü gibi Uğur Mumcu "Türkiye'nin terör sorunu olan PKK ile ilgili kamuoyunun yeterince bilgi sahibi olmadığını ve gazetecinin görevinin bunu araştırıp yazmak" olduğunu söylüyor. Yeni Türkiye'de sözde gazeteciler ne yapıyor?
Türkiye'de PKK terör örgütüne "terör örgütü değil de, sivil toplum örgütü gibi davranıyor. Emperyalistlerin yanında, Türkiye Cumhuriyetinin karşısında duruyor. Terör örgütü ile mücadele değil, müzakereye çalışıyor. İktidarın önünde el pençe duruyor. Bugünkü yeni Türkiye'ye bakınca Uğur Mumcu'nun neden öldürüldüğünü anlamak mümkün.

UĞUR MUMCU'NUN ÖLÜME GİDEN YOLDA EN ÖNEMLİ YAZISI...
MOSSAD VE BARZANİ...
Ortadoğu’nun karanlık bir kuyu olduğu her gün biraz daha anlaşılıyor. Kanıtlanan son ilişki MOSSAD-Barzani ilişkisidir. MOSSAD, İsrail’in gizli istihbarat örgütüdür. Bu örgütün, Kürt lideri Molla Mustafa Barzani ile ilişkileri olduğu söylense daha önce kim inanırdı? Barzani’nin CIA ile ilişkisi artık belgelendi. Kimse bu ilişkiye, “Hayır olmadı” diyemiyor. CIA-Barzani ilişkileri biliniyordu da MOSSAD-Barzani ilişkileri bilinmiyordu.
MOSSAD’ın Barzani ile ilişkileri Londra ve Sydney’de yayınlanan “Israel’s Secret Wars-A History of Israel’s Intelligence Services” adlı kitapta sergileniyor.Kitap, İngiliz The Guardian gazetesinde 1984 yılından bu yana Tel-Aviv muhabirliğini yapan Ian Black ve Washington’daki Brooking Enstitüsü‘nde çalışan öğretim üyesi Benny Morris tarafından yazılmış.Kitapta MOSSAD-Barzani ilişkileri, İsrail Dışişleri Bakanlığı ve MOSSAD yazışmalarına dayanılarak açıklanıyor.Önsözde, kitabın yayından önce İsrail ordu yetkilileri tarafından da incelendiği yazılıyor.
Kitapta 1967 Arap-İsrail Savaşı’ndan sonra, MOSSAD’ın Kürtlerle ilişki kurduğu (sh.327), Mısırlı ünlü gazeteci Hasan el-Heykel’in İsrailli subayların Kürtler aracılığıyla Irak’tan radyo bağlantıları kurduğunu 1971 yılında açıkladığı anlatılıyor.1969 yılı Mart ayında Kerkük petrollerine yapılan saldırının da İsrail tarafından yapıldığı açıklanıyor. 1972 yılında imzalanan Sovyet-Irak Dostluk Antlaşması’ndan sonra İran Şahı ABD Başkanı Nixon ile gizli görüşme yapıyor; bu gizli görüşmeden sonra CIA tarafından “Kürdistan Demokratik Partisi”ne üç yıl içinde 24 milyon dolar gönderiliyor.
Barzani’nin Irak rejimine karşı ayaklandığı yıllarda, ABD-İsrail-İran üçlüsü bu ayaklanmayı destekliyor. Barzani-ABD ilişkileri, ABD Dışişleri eski bakanı Henry Kissinger eliyle yürütülüyor.MOSSAD-Barzani ilişkileri de İsrail’in Tahran’daki askeri ataşesi Yaakov Nimrodi (MOSSAD Ajanı) aracılığı ile gerçekleşiyor.Nimrodi’nin üstlendiği görev ilginç:

Ali Berham ŞAHBUDAK dedi ki...

Nimrodi Sovyet silahlarının Barzani’nin eline geçmesinde rol oynuyor. (sh. 328-329) Kitapta, MOSSAD’dan Kürtler’e 50 milyon dolar para verildiği, ABD kaynaklarına dayanarak açıklanıyor. (sh.328)
70’li yıllardaki bu ilişkiler bugün sürüyor mu? Kitaba göre sürüyor.“Körfez Savaşı” sırasında Irak’ın attığı Scud füzelerinin Tel-Aviv’e düşmesi üzerine bu ilişkiler yeniden başladı. (sh.521)Baba Molla Mustafa Barzani ile kurulan ilişkiler, şimdi de oğul Mesud Barzani ile sürüyor. MOSSAD, Barzani’ye Avrupa kahvelerinde çekler vererek bu desteği sürdürüyor. Kitapta, Mesud Barzani’nin İsrail’e gizlice giderek yardım istediği yazılıyor.
Bu ilişkiler sürüyor ve anlaşılıyor ki daha da sürecek…Gizli yollarla sürecek, açık yollarla sürecek…İlgi belli…İlişki de belli…Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD’ın Kürtler arasında?Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?Uğur MUMCU Cumhuriyet, 7 Ocak 1993Vurulduk Ey Halkım Unutma bizi.. Binler, her 24 Ocak'ta olduğu gibi bu sözleri tekrarladı.. Gerçek öyle mi?
Uğur Mumcu unutulmadı ama onun yaptıkları, mücadelesi gerçekten unutulmadı mı? Uğur Mumcu'nun uğruna canını verdiği cumhuriyeti için yaptığı mücadele unutulmasaydı, bugün onu anma törenine çıkanlar, her şeyden önce onun uğruna öldüğü değerleri çiğnerler miydi? Sadece İsimlerin değil, mücadelelerinin ve temsil ettiği değerlerin unutulmaması dileği ile. Devrim şehidimizi saygı, minnet ve sevgi ile anıyoruz. Çağdaş Ulusal Çizgi Neriman fidan Haberin etiketleri: Uğur Mumcu

DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ BİRLİĞİ
PLATFORMU Genel Başkanı A.Berham ŞAHBUDAK

O halde ne yapmamız gerekir? Her ikisinden kurtulmak için Tam bağımsız ve özgür bir Türkiye için tekrar bir “Lozan Antlaşması” mı?

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ: İFTAR SOFRASINDAKİ AYDINLIK VE KARANLIK? Bugün önümüze düşen o fotoğraflar, aslında bizlere görünü nenin çok...