Örgütlenmiş bir toplumda devletin yönetim
biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama erklerinin nasıl kullanılacağını
gösteren, yurttaşların hak ve ödevlerini, özgürlüklerini saptayan ve
düzenleyen, yasa sıralamasında en önde gelen yasa aynı zamanda da TOPLUMSAL UZLAŞMA YASASIDIR. "Anayasaların
kuralları arasında yasaların anayasaya aykırı olamayacağı da vardır"
Anayasa,
ülke üzerindeki egemenlik haklarının kullanım yetkisinin içeriğinde
belirtildiği şekliyle devlete verildiğini belirleyen toplumsal sözleşmelerdir.
Hans Kelsen'in Normlar Hiyerarşisi'ne göre Anayasa, diğer bütün hukuki
kurallardan ve yapılardan üstündür ve hiçbir kanun ve yapı anayasaya aykırı
olamaz.
Anayasa, bir
devletin yönetim biçimini belirtir. Toplumların ülke üzerindeki egemenlik
haklarının, bireylerin temel haklarının hangi koşullar altında devlet
tarafından kullanılabileceğini belirleyen temel kanunlardır. Devletin temel
kurumlarının nasıl işleyeceğini belirler. “Genel olarak genel hükümler, temel
hak ve özgürlükler, bireylerin topluma karşı görev ve sorumlulukları ile
yasama, yürütme, yargı gibi anayasal devlet organlarını tanımlayan bölümlere sahiptir”.
Fransızca
“constitution” (konstitüsyon) sözcüğünün karşılığı olarak günümüz Türkçesinde
“anayasa” kelimesi kullanılır. Türkçede bu sözcüğe karşılık, Osmanlı döneminde
“kanun-u esasi”, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında “teşkilat-ı esasiye kanunu”
kullanılmıştır.
Anayasa
hukukunda yeni anayasa yapma ve değiştirme iktidarına “kurucu iktidar” (aslî
kurucu iktidar) denir. Aslî kurucu iktidar tarafından yapılmış mevcut
anayasanın çizdiği hukukî kurallar çerçevesinde, oluşumunun ve çalışma
sınırlarının belirlendiği mevcut anayasada değişiklik yapma iktidarına sahip
devlet organına “kurulan iktidar” denir. Aslî kurucu iktidarın sürekli
oluşturulması yani bütün hukukî yapının temelini oluşturan anayasanın öngördüğü
usûller dışında sıkça değiştirilmesi, kronik devrime ve anayasal düzende
anarşiye yol açar.
Kurucu iktidar hukuk
dışı bir iktidardır. Bir başka değişle, “hukuk boşluğu” ortamında yani
kendisini bağlayan hukukî kuralların olmadığı ortamda oluşmuş iktidardır. Hukuk
boşluğu iki şekilde oluşabilir. “Baştan itibaren” süregelen hukuk boşluğu veya
“sonradan” ortaya çıkan hukuk boşluğu. Baştan itibaren hukuk boşluğu olan
ortamda aslî kurucu iktidarı bağlayan hukukî bir durum söz konusu değildir yani
yeni yaptığı anayasadan önce gelen bir anayasa yoktur. Bu durumda aslî kurucu
iktidar yeni bir anayasa yapmak için eski anayasayı yıkmadan mevcut olan hukuk
boşluğundan yararlanmıştır.
Bu tür hukuk boşlukları
yeni bir devletin kurulduğu durumlarda ortaya çıkar. Bunlar, sömürgelerin
bağımsızlığa kavuşması, bağımsız devletlerin birleşmesi, bir devletin birden
çok bağımsız devlete ayrılması olarak sıralanabilir. Aslî kurucu iktidar
tarafından bu şekilde oluşturulan anayasa yeni bir devletin ilk anayasasıdır. Sonradan
yaratılmış hukuk boşluğu, mevcut anayasanın ortadan kaldırılması ile
oluşturulur.
Bu tür hukuk boşlukları
ise, devrim, hükümet darbesi, iç savaş gibi durumlardan sonra ortaya çıkar. Bu gibi durumlardan sonra ortaya çıkan asli
kurucu iktidar, mevcut siyasal rejimi yıkıp “anayasayı ilga” ederek (yürürlükten
kaldırarak) kendisini bağlayan hukuk kurallarını yıkarak oluşturduğu hukuk
boşluğunu yeni bir anayasa yaparak doldurur. Bu hallerde genelde siyasal rejim
değişir. Kurulan iktidar hukukî nitelikte bir iktidardır. Yetkinin kim
tarafından ve hangi sınırlar çerçevesinde kullanılacağını tespit eden hukuk
kuralları aslî kurucu iktidarın yaptığı anayasa tarafından konulmuştur.
Tali kurucu iktidarın
anayasayı değiştirme yöntemleri yine anayasaların kendisi tarafından
belirlenmektedir. Tali kurucu iktidar bu nedenle sınırlı bir iktidardır. Cumhuriyet
ve demokrasi ile yönetilen ülkelerde tali kurucu iktidar, “halk” değil,
anayasanın koyduğu usullere göre vatandaşlar arasında “seçmen” kabul
edilenlerin “geçerli oy”ları ve bazı ülkelerde de seçim barajı dolayısıyla
sınırlı bir temsilîyet durumu ile ortaya çıkartıldıkları için kurucu iktidar
gibi davranarak mevcut anayasayı yürürlükten kaldırıp yerine yeni bir anayasa
yapamaz. Devletin
başlıca kurulu organları yasama, yürütme, yargıdır. Ali Berham ŞAHBUDAK
"Türk Usulü Başkanlık Sistemi"
diye getirilmek istenen bu sistem, milli iradeden keyfi idareye geçiş olan bir
sistem demektir, her türlü demokratik denetimden kaçış demektir."O nedenle
buğun AKP ve çarkçı MHP yönetimi bu Milli iradenin yüz elli yıllık parlamenter
sistemini gasp etse de Yüce Türk Milleti buna gereken cevabını sandık önüne
geldiğinde verecek " ilavesi yapılsa da yargı bağımsızlığının bitişi
demektir.
Bir milletin kolektif hafızası, tarih bilincini ayakta tutmasıyla yakından
alakalıdır. Hafızasını yitiren insan içine düştüğü kimliksizlik duygusu,
toplumlar içinde fazlasıyla geçerlidir. Geleceğin inşasında tarih ve tarih
bilincine düşen rolü küçümseyenler bunun bedelini kimliksiz ve kişiliksiz bir
toplum üretmekle öderler.
“Türk
toplumumuzun kolektif hafızasının güçlü bir tarih bilinciyle zenginleştirmesine
yapılacak tarihi ve kültürel katkıları bu topraklar üzerinde her kurum ve
kişinin içinde yaşadığı topluma karşı bir borç olarak görmelidir”.
Bu nedenledir ki bizler “yani fikir ve düşüncelerini açıklayan kişiler
olarak bu cennet vatanımızı bize emanet eden ATALARIMIZA karşı ve gelecek
kuşaklara vatan toprağının aldığımız gibi devretmekle sorumluyuz o nedenledir
ki bu CENNET vatanın değil bir karış toprağını bir santim dahi kimseye
veremeyiz ve T.C.Devletini asla BÖLDÜREMEYİZ
Ey evet çiler ve kaçak
saray yanlısı çarkçı MHP yönetimi? ve AKP nin
kirlenmemiş saygın üyeleri artık bu oyunun boz Ülkeni esaret altına alacak bu
kirli oyuna sen aleti olma… Siyasi partilerin yönetici kadroları,
milletvekilleri ve örgütleri Meclis’teki... Ülke geleceği değil, siyasi gelecek kaygısıyla
yapılan pazarlıklar bu garabete neden olmaktadır. ....
AKP ‘nin yıllardır yaptığı bu haksızlıklara sürekli göz yumarak bir anlamda AKP’nin tüm sucunada
ortak oldun çünkü son 10 yıldır AKP’ nin izlediği politikalar nedeniyle
ülkemizin başına gelmeyen kalmadı eğer bugün FETÖ terör örgütü olmak üzere diğer terör örgütleriyle müçadele
sonucunda binin üzerinde şehit verilmiş ise tapraga bunda senin sorumluluğun
büyüktür bu terör örğütleri bugün
Ülkemizin başına bela olarak gönderilmişlerse bunu başka yerde aramam çünkü suçlu sensin be kardeşim sensin!
“Neden biliyor musun hiçbir
zaman sorgulamadın sürekli gözün kapalı evet dedin be kardeşim” artık bu kirli suça sen alet olma Ülkemiz üzerinde oynanan bu
emperyalist oyunu HAYIR diyerek boz sözde yeni sistem dedikleri
aslında var olan parlamenter sistemin kaldırılması yani REJİM değişikliği buna evet mi diyeceksin hayır kardeşim artık
biliyoruz ki sen bu oyunu bozacaksın çünkü bu bir genel veya yerel secim değil
bir Ülkenin kaderini değiştirecek Anayasa değişikliğinin oylamasıdır eğer bu
oyunu bozmaz mevcut haliyle evet dersen işte o zaman ne senin çocuklarının nede
Türkiye’nin güveni olacaktır”!...
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ
BİRLİĞİ
PLATFORMU Genel
Başkanı A.Berham ŞAHBUDAK


2 yorum:
ANAYASA NEDİR! Ali Berham ŞAHBUDAK…
Örgütlenmiş bir toplumda devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama erklerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların hak ve ödevlerini, özgürlüklerini saptayan ve düzenleyen, yasa sıralamasında en önde gelen yasa aynı zamanda da TOPLUMSAL UZLAŞMA YASASIDIR. "Anayasaların kuralları arasında yasaların anayasaya aykırı olamayacağı da vardır"
Anayasa, ülke üzerindeki egemenlik haklarının kullanım yetkisinin içeriğinde belirtildiği şekliyle devlete verildiğini belirleyen toplumsal sözleşmelerdir. Hans Kelsen'in Normlar Hiyerarşisi'ne göre Anayasa, diğer bütün hukuki kurallardan ve yapılardan üstündür ve hiçbir kanun ve yapı anayasaya aykırı olamaz.
Anayasa, bir devletin yönetim biçimini belirtir. Toplumların ülke üzerindeki egemenlik haklarının, bireylerin temel haklarının hangi koşullar altında devlet tarafından kullanılabileceğini belirleyen temel kanunlardır. Devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini belirler. “Genel olarak genel hükümler, temel hak ve özgürlükler, bireylerin topluma karşı görev ve sorumlulukları ile yasama, yürütme, yargı gibi anayasal devlet organlarını tanımlayan bölümlere sahiptir”.
Fransızca “constitution” (konstitüsyon) sözcüğünün karşılığı olarak günümüz Türkçesinde “anayasa” kelimesi kullanılır. Türkçede bu sözcüğe karşılık, Osmanlı döneminde “kanun-u esasi”, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında “teşkilat-ı esasiye kanunu” kullanılmıştır.
Anayasa hukukunda yeni anayasa yapma ve değiştirme iktidarına “kurucu iktidar” (aslî kurucu iktidar) denir. Aslî kurucu iktidar tarafından yapılmış mevcut anayasanın çizdiği hukukî kurallar çerçevesinde, oluşumunun ve çalışma sınırlarının belirlendiği mevcut anayasada değişiklik yapma iktidarına sahip devlet organına “kurulan iktidar” denir. Aslî kurucu iktidarın sürekli oluşturulması yani bütün hukukî yapının temelini oluşturan anayasanın öngördüğü usûller dışında sıkça değiştirilmesi, kronik devrime ve anayasal düzende anarşiye yol açar.
Kurucu iktidar hukuk dışı bir iktidardır. Bir başka değişle, “hukuk boşluğu” ortamında yani kendisini bağlayan hukukî kuralların olmadığı ortamda oluşmuş iktidardır. Hukuk boşluğu iki şekilde oluşabilir. “Baştan itibaren” süregelen hukuk boşluğu veya “sonradan” ortaya çıkan hukuk boşluğu. Baştan itibaren hukuk boşluğu olan ortamda aslî kurucu iktidarı bağlayan hukukî bir durum söz konusu değildir yani yeni yaptığı anayasadan önce gelen bir anayasa yoktur. Bu durumda aslî kurucu iktidar yeni bir anayasa yapmak için eski anayasayı yıkmadan mevcut olan hukuk boşluğundan yararlanmıştır.
Bu tür hukuk boşlukları yeni bir devletin kurulduğu durumlarda ortaya çıkar. Bunlar, sömürgelerin bağımsızlığa kavuşması, bağımsız devletlerin birleşmesi, bir devletin birden çok bağımsız devlete ayrılması olarak sıralanabilir. Aslî kurucu iktidar tarafından bu şekilde oluşturulan anayasa yeni bir devletin ilk anayasasıdır. Sonradan yaratılmış hukuk boşluğu, mevcut anayasanın ortadan kaldırılması ile oluşturulur.
Bu tür hukuk boşlukları ise, devrim, hükümet darbesi, iç savaş gibi durumlardan sonra ortaya çıkar. Bu gibi durumlardan sonra ortaya çıkan asli kurucu iktidar, mevcut siyasal rejimi yıkıp “anayasayı ilga” ederek (yürürlükten kaldırarak) kendisini bağlayan hukuk kurallarını yıkarak oluşturduğu hukuk boşluğunu yeni bir anayasa yaparak doldurur. Bu hallerde genelde siyasal rejim değişir. Kurulan iktidar hukukî nitelikte bir iktidardır. Yetkinin kim tarafından ve hangi sınırlar çerçevesinde kullanılacağını tespit eden hukuk kuralları aslî kurucu iktidarın yaptığı anayasa tarafından konulmuştur.
Tali kurucu iktidarın anayasayı değiştirme yöntemleri yine anayasaların kendisi tarafından belirlenmektedir. Tali kurucu iktidar bu nedenle sınırlı bir iktidardır. Cumhuriyet ve demokrasi ile yönetilen ülkelerde tali kurucu iktidar, “halk” değil, anayasanın koyduğu usullere göre vatandaşlar arasında “seçmen” kabul edilenlerin “geçerli oy”ları ve bazı ülkelerde de seçim barajı dolayısıyla sınırlı bir temsilîyet durumu ile ortaya çıkartıldıkları için kurucu iktidar gibi davranarak mevcut anayasayı yürürlükten kaldırıp yerine yeni bir anayasa yapamaz. Devletin başlıca kurulu organları yasama, yürütme, yargıdır. Ali Berham ŞAHBUDAK
SONUÇ OLARAK BU ANAYASA BİR KAOSTUR:
"Türk Usulü Başkanlık Sistemi" diye getirilmek istenen bu sistem, milli iradeden keyfi idareye geçiş olan bir sistem demektir, her türlü demokratik denetimden kaçış demektir."O nedenle buğun AKP ve çarkçı MHP yönetimi bu Milli iradenin yüz elli yıllık parlamenter sistemini gasp etse de Yüce Türk Milleti buna gereken cevabını sandık önüne geldiğinde verecek " ilavesi yapılsa da yargı bağımsızlığının bitişi demektir.
Bir milletin kolektif hafızası, tarih bilincini ayakta tutmasıyla yakından alakalıdır. Hafızasını yitiren insan içine düştüğü kimliksizlik duygusu, toplumlar içinde fazlasıyla geçerlidir. Geleceğin inşasında tarih ve tarih bilincine düşen rolü küçümseyenler bunun bedelini kimliksiz ve kişiliksiz bir toplum üretmekle öderler.
“Türk toplumumuzun kolektif hafızasının güçlü bir tarih bilinciyle zenginleştirmesine yapılacak tarihi ve kültürel katkıları bu topraklar üzerinde her kurum ve kişinin içinde yaşadığı topluma karşı bir borç olarak görmelidir”.
Bu nedenledir ki bizler “yani fikir ve düşüncelerini açıklayan kişiler olarak bu cennet vatanımızı bize emanet eden ATALARIMIZA karşı ve gelecek kuşaklara vatan toprağının aldığımız gibi devretmekle sorumluyuz o nedenledir ki bu CENNET vatanın değil bir karış toprağını bir santim dahi kimseye veremeyiz ve T.C.Devletini asla BÖLDÜREMEYİZ
Ey evet çiler ve kaçak saray yanlısı çarkçı MHP yönetimi? ve AKP nin kirlenmemiş saygın üyeleri artık bu oyunun boz Ülkeni esaret altına alacak bu kirli oyuna sen aleti olma… Siyasi partilerin yönetici kadroları, milletvekilleri ve örgütleri Meclis’teki... Ülke geleceği değil, siyasi gelecek kaygısıyla yapılan pazarlıklar bu garabete neden olmaktadır. ....
AKP ‘nin yıllardır yaptığı bu haksızlıklara sürekli göz yumarak bir anlamda AKP’nin tüm sucunada ortak oldun çünkü son 10 yıldır AKP’ nin izlediği politikalar nedeniyle ülkemizin başına gelmeyen kalmadı eğer bugün FETÖ terör örgütü olmak üzere diğer terör örgütleriyle müçadele sonucunda binin üzerinde şehit verilmiş ise tapraga bunda senin sorumluluğun büyüktür bu terör örğütleri bugün Ülkemizin başına bela olarak gönderilmişlerse bunu başka yerde aramam çünkü suçlu sensin be kardeşim sensin!
“Neden biliyor musun hiçbir zaman sorgulamadın sürekli gözün kapalı evet dedin be kardeşim” artık bu kirli suça sen alet olma Ülkemiz üzerinde oynanan bu emperyalist oyunu HAYIR diyerek boz sözde yeni sistem dedikleri aslında var olan parlamenter sistemin kaldırılması yani REJİM değişikliği buna evet mi diyeceksin hayır kardeşim artık biliyoruz ki sen bu oyunu bozacaksın çünkü bu bir genel veya yerel secim değil bir Ülkenin kaderini değiştirecek Anayasa değişikliğinin oylamasıdır eğer bu oyunu bozmaz mevcut haliyle evet dersen işte o zaman ne senin çocuklarının nede Türkiye’nin güveni olacaktır”!...
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ BİRLİĞİ
PLATFORMU Genel Başkanı A.Berham ŞAHBUDAK
Yorum Gönder