Başta
Uğur Mumcu olmak üzere “Diğer Kemalist Atatürkçü yurtsever devrimci aydın
şehitlerimiz olmak üzer tüm aydınlarımıza Allah'tan rahmet diler bir kez daha
Cumhuriyetimizin başı sağ olsun bu aydınlarımız Türkiye'mizin aydınlık yüzü ve
cumhuriyet devrimlerimizin en keskin savunucularıydı o nedenle katledildiler!!!
Türkiye'nin
kuruluşundan itibaren 1950'li yıllar sonrasında başlayan cumhuriyet düşmanlığı
“sağ ve muhafazakar siyasi partiler iktidarları döneminde giderek yükseldi
“Gerici yobaz sürüleri bugün de büyüyerek laiklik ve cumhuriyet düşmanlığı
artarak büyüdü!. KEMALİSTLER yurtsever Atatürkçü devrimci aydınlar 1990 yıllar
sonrasında hain ve alçakça birçok Aydın katledildi bugün bu katliamlar
üzerinden 30 yıl geçmiş olmasına rağmen henüz failleri ve azmettiricileri
tespit edilemedi! "1990’lı yıllar ise hala ülkemizin aydınlatılamamış en
karanlık süreçlerden biri olarak önümüzde duruyor."
Türkiye'nin
tarihini on yıllara bölseniz, her döneminden ayrı anlatımlar çıkar. 1990’lı
yıllar ise hala en karanlık süreçlerden biri olarak duruyor. 1990’ların
acıları, 31 Ocak 1990’da Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Prof. Muammer Aksoy’un evinin önünde
kurşunlanarak öldürülmesiyle başladı. Bunu 7 Mart 1990’da Hürriyet Gazetesi
Genel Yayın Yönetmeni yazar Çetin Emeç izledi.
Ardından
4 Eylül 1990’da dini konulardaki araştırmalarıyla bilinen Turan Dursun
katledildi. 6 Ekim 1990’da Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin ilk kadın
öğretim üyesi, Cumhuriyet devrimlerini bilimsel olarak da özümsemiş Doç. Dr.
Bahriye Üçok katledildi. 1990’lı yılların başta Balkanlar, Kafkaslar ve
Irak'taki iç savaş dikkate alındığında bu katliamların zamanlaması çok önemlidir
bu zaman diliminde ki işlenen cinayetlerin işlenişi ve öldürülenlerin
kimlikleri dikkate alınırsa bu çok daha iyi anlaşılacaktır.
Yukarıda
sıraladığımız olayların tümüyle aydınlatılmış olması bir nebze yüreklere su
serper, bu tür planlar yapanların ipliğini pazara çıkarabilirdi maalesef tam 30
yıldır bir arpa boyu yol alınamadı.
Ne yazık ki kamuoyunu susturma adına kimi
olayların faillerinin yakalandığı açıklandı, ama planı kimin yaptığı, hangi
alçak yapılanmanın bu işe giriştiği ortaya çıkarılmadı uzaktan veya içimizden
gizli bir el adeta bu cinayetlerin üzerinin kapatılmasını istedi ve öylede oldu
“Tıpkı
SİVAS madımak katliamı gibi bu cinayetlerinde Üzerleri kapatıldı”.
Örneğin
Uğur Mumcu soruşturmasında daha ilk günlerde, bombayı koyan ve gözcülük yapan
“yakalandı”. Kısa bir süre sonra ortaya şu çıktı: Olayın faili olarak
yakalananlar 24 Ocak 1993 günü İstanbul’da gözaltında görünüyor. Kayıtlar öyle.
“Sehven” dendi ama böyle sehven mi olur? Sanki “şeklen” bir soruşturma olmuştu!
1990’ların
karanlığına çok önemli bir isim ekleyerek devam etmek isterim nedeni aynı çatı
altında “GERİCİLİĞE VE Cumhuriyet Atatürk düşmanlı yapan YOBAZLARA KARŞI Cumhuriyet kazanımların birlikte mücadelesini
verdiğim arkadaşımı“18 Aralık 2002’de katledilen Necip Hablemitoğlu’nu da bu
listeye eklemek gerekir.
Her ne
kadar cinayet 2002’de işlenmiş olsa da Hablemitoğlu’nun kimliği, ülkenin
1990’lı yıllarda kıyılan Türkiye’yi ciddi sarsan aydın katliamlarının eylem
biçimleriyle örtüşüyor “sıradan bir yurttaş olarak İktidara bir çağrıda
bulunmak isterim gerçekten davalarında samimi ve adalete hukuka inanca
gerçekten inanıyorlarsa bu katliamların üzerini değil aydınlatılması için
yeniden kapatılan dosyaların açılmasını istiyorum:
18
yıllık AKP iktidarınız da gelin, 1990’lı yıllar karanlığının üzerindeki sis
perdesini aralayın veya yargıyı serbest bırakın yargı görevini yapsın. Gelin, Türkiye'nin 21. yüzyılını
tamamen karartmayın insanlık dışı bu katliamların çözümü için olayların
bütününü açığa çıkarın! Ergenekon kumpasının davalarında olduğu gibi bu
katliamların birde bu yönüyle değerlendirilmesine izin verin, 30 yıl önce
alçakça içlenmiş cinayetleri karanlık olayları cumhuriyetçilere yıkıp üstüne
betonla örtmeyin!
Ergenekon Kumpas davaları en azından bir bölümü
FETÖ kumpası olarak açığa çıktı.
Gelin, Türkiye'nin geleceği için 1990’ların
soruşturmasını bir arpa boyundan biraz daha ileri götürün!
Bu
çağrımız ne yazık ki bir beklentiden öteye gitmeyeceğini bile bile yaptığımın
bilincindeyim yine de aydın bir yurttaş olarak arkadaşlarımın kanlarının yerde
kalmasını istemiyorum çünkü onların tek sucu Cumhuriyeti ve Atatürk ilke ve
devrimlerini canları pahasına savunmuş olmasıydı..
“Uğur Mumcu’yu katledilişinin 27. yılında bitmeyen
bir özlem ve hasretle mezarı basında anmaya hazırlanırken bir kez daha gittiği
yolda daima gideceğimizi Kemalist Atatürkçü yurttaş olarak haykırıyoruz:
Korkaklar yaşadıkları sürece bin kez ölür" ...
Ama cesur ve yürekli Atatürkçü yurtsever Kemalist
aydın devrimciler asla ölmez onların sadece önderimiz Atatürk ve cumhuriyetimizin
kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk gibi sadece bedenleri ölür!
Düşünceleri Fikirleri Söylemleri milyonlarca Türk gençliğinin yüreğinde yaşar! Ali
Berham ŞAHBUDAK. .

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder