11 Mart 2021 Perşembe

12 MART 1995 // İSTANBUL GAZİ MAHALLESİ "KATLİAMININ" 26;YILI?

12 MART 1995 // İSTANBUL GAZİ MAHALLESİ "KATLİAMININ" 26;YILI? Gazi Mahallesi "Katliamı" 26; yılında... Yıl 1995 12 Martında İstanbul Gazi Mahallesinde kahvehane ve postaneler Polisler tarından taranmasıyla başlayan ve farklı mahallelere de yayılarak "4 gün süren ve bu olaylara bağlı polis kurşunlarıyla 22 can kalleşçe sırf Alevi oldukları için öldürüldü?, 155 kişi yaralandı". "Gazi mahallesi, halen buğun polis ablukası altında tutularak Gazide yaşayan halkı tahrik eden ve kendince eylemci gruplara toplayan faşist anlayış bölgede kaos yaratarak halk la karşı karşıya geldiği noktalardan biri oldu". 1995 Yılında ki "Dönemin siyasi figürleri ve kamu adına sözde görev yaptığını iddia eden kişiler kimlermiş bir bakalım "O dönem hava çok puslu ve sisli "Adeta T.C. Devletinde siyasi hesaplar için yapmayacağı alçaklık yoktu o dönemler "kuzuları" kurtlara teslim ettiğimiz yıllardı Önce 1993 Sivas sonra 1995 Gazi alev alev yandığı yıllardı".? "Bu kurtlar kimlermiş bir bakalım? Süleyman Demirel | Cumhurbaşkanı? Tansu Çiller | Başbakan? Nahit Menteşe| İçişleri Bakanı? Mehmet Ağar |Emniyet Genel Müdürü? Hayri Kozakçıoğlu| İstanbul Valisi? Necdet Menzir İstanbul Emniyet Müdürü"? Olayların Başlangıcı! 12 Mart 1995 akşamı gazi Mahallesinde içerisinde Alevilerin bulunduğu 3 kahvehane ve 1 pastane tarandı. Kahvehanelere yönelik saldırıda alevi dedesi Halil kaya öldürüldü, 5'i ağır 25 kişi yaralandı. Ateşin açıldığı taksi gaspedilmiş ve taksi şoförü öldürülmüştü. Taksi, iz bırakmamak için yakıldı. Failler yakalanamadı. “dönemin emniyet istihbarat müdürü, başkan yardımcısı Hanefi avcı diyor ki: ‘bu olayları yeşil kod adlı Mahmut yıldırım başlattı.’ yine Susurluk olayında adı geçen Ayhan çarkın ve oğuz yorulmaz’ın gazi Mahallesinde halkın üzerine ateş açtığı söyleniyor.” 24. dönem CHP milletvekili Ali Öz gündüz saldırının ardından mahallede protesto gösterileri başladı, Cem evi önünde toplanıldı. “alevi vatandaşların öfkesinin nedeni polisin saldırı karşısındaki duyarsızlığıydı.” Mehmet Ali Birand toplanan grupların polis karakoluna doğru yürüyüşe geçtiği sırada polisin silahlı müdahalesi başladı. Bu sırada Mehmet gündüz adlı bir kişi hayatını kaybetti. “biz mahalleye girerken ellerinde silahlı bazı kişilerin, daha sonra sivil polis olduğunu tahmin ettiğimiz, kitlenin bulunduğu noktaya doğru namlularını zaman zaman yönelttiğini, zaman zaman nokta atışları, zaman zaman seri havaya ateş açtığını gördük.” İnsan hakları derneği yöneticisi doğan genç! Askerin sevki ve sokağa çıkma yasağı 13 Mart günü gösteriler sırasında 15 kişinin hayatını kaybetmesiyle valilik, üç mahallede sokağa çıkma yasağı ilan etti. “orada hayatını kaybedenlerin büyük bir bölümü öldürücü tek kurşunla öldürüldü, gelişigüzel değil. saldırgan aracı yakalamaması sebebiyle ertesi gün toplanan yurttaşların üzerine polis hedef gözeterek ateş açıyor.” 24. dönem CHP milletvekili ali öz gündüz 14 mart günü çatışmaların devam etmesiyle polisin ardından mahalleye askeri ekipler de sevk edildi. Cem evinde kurulan komitenin 4 talebi bulunmaktaydı: Cenazelerin verilmesi Sokağa çıkma yasağının son bulması Göz altların serbest bırakılması Asker ve polisin bölgeden ayrılması talepler reddedildi, güvenlik güçlerinin kurulan barikatlara müdahalesi devam etti. gelişen olaylar sırasında özlem tunç’un öldü sanılarak çöp kutusuna atılması ve yaralı bedeninin tekmelenmesi, yaşananlara ilişkin kamuoyu hafızasında yer edinen en önemli görüntülerden biri. 22 ölü 155 yaralı? 15 Mart günü, Gazi’de yaşananların Ümraniye 1 Mayıs/Mustafa kemal Mahallesindeki protestosu ve müdahaleler esnasında da 5 kişi öldürüldü. Toplam can kaybı 22'ye yükseldi, en az 155 kişi yaralandı. gözaltı sayısı ise binlerle ifade ediliyordu. “açıkça söylüyorum; devlet bu kadar sağduyulu ve olaya bu kadar hakim olmasaydı, bugün kontrol altına alınmış olan bu olay çok daha vahim bir hale gelebilirdi.” Dönemin Başbakanı Tansu çiller olaylar, cenazelerin teslim edilmesi ve sokağa çıkma yasağının kaldırılmasıyla sonlandı. “Olayların hemen akabinde, 14 mart 1995 tarihinde mecliste grubu bulunan tüm partilerin ortak önergesiyle bir araştırma komisyonu kurulmuş ve olayların üzerine de gidilmiştir ve o dönem için muhalefet görevini üstlenen bazı parti yöneticileri gazi ve Ümraniye olayları, öğrenciler arasında çıkan kargaşa ortamı, ekonomik sorunlar ve enflasyon rakamının yüzde 150' lere yaklaşması, devam eden terör olayları gibi hususları gündemlerine taşıyarak 12 mart 1970 benzeri bir askeri müdahalenin bile yaşanabileceğini dile getirmişlerdir. Olayların bir görünen yüzü var, adli vakası var, bir de görünmeyen yüzünde tertiplenen bir kısım düşünceler var.” 24. dönem ak parti Çankırı milletvekili İdris şahin Dava süreci Gaziosmanpaşa Savcılığının olayla ilgili fezlekesiyle Eyüp cumhuriyet başsavcılığı, 20 polis hakkında “müdafaa ve zaruret sınırını aşarak faili belli olmayacak şekilde adam öldürmek” iddiasıyla dava açtı. Eyüp ağır ceza mahkemesi, davanın güvenlik gerekçesiyle başka bir şehre naklini istedi ve dava Trabzon ağır ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Polislerin hedef gözeterek ateş ettiklerine dair fotoğraflar ile ölenlerden 7'sinin polis kurşunuyla hayatını kaybettiğini belirten adli tıp kurumu otopsi raporları mahkeme heyetine sunuldu. Müdahil avukatların, dönemin yetkililerinin tanık olarak dinlenmesi taleplerini reddedildi. Yargılama 5 yıl sürdü. Davada yargılanan 20 polisten 18'i beraat ederken; Adem Albayrak ve Mehmet metin Gündoğdu’ya toplam 4 yıl 32 ay hapis cezası verildi. “Cem evinde cenazesini almak için bekleyen insanların üzerine dahi panzerlerle dahi ateş açılmış, sokağa çıkma yasağı başlatılmış, bölgeye askeri birlikler sevk edilmiş, sadece 2 polis memuruna sembolik ceza verilmiştir.” CHP milletvekili veli ağababa mağdur ailelerin AİHM’e yaptığı başvuru kabul edilerek, Türkiye toplam 510 bin avro ödemeye mahkum edildi. “Bu olay Türkiye'nin tarihinde önemli bir olaydır, tamamen provokatif bir olaydır, siyasi bir olaydır, özellikle ülkede mezhep çatışması yaratmak için, özel kasıtla planlanan bir olaydı.” 24. dönem CHP milletvekili ali Özgündüz... Ali Berham ŞAHBUDAK... Kaynak: Son darbe: 28 şubat belgeseli / Mehmet ali Birand 18 mart 2008 tarihli TBMM genel kurul tutanağı 11 mart 2010 tarihli BDP meclis araştırması teklifi 13 mart 2013 tarihinde TBMM genel kurulunda Yapılan konuşmalar... Ali Berham ŞAHBUDAK...

Hiç yorum yok:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ: İFTAR SOFRASINDAKİ AYDINLIK VE KARANLIK? Bugün önümüze düşen o fotoğraflar, aslında bizlere görünü nenin çok...