23 Mart 2021 Salı

EVETÇİLER ŞİMDİ "SİZİN İÇİN #KINA YAKMA" ZAMANI?

EVETÇİLER ŞİMDİ "SİZİN İÇİN #KINA YAKMA" ZAMANI? İçinde bulunduğumuz #ekonomi kiriz aynı zamanda da ülkemizde bir #yönetmeme krizidir! Bununda tek sebebi AKP ve MHP’dir. 1919 sonrası Küllerinden var ettiğimiz ve kurtuluş ceplerinden söküp aldığımız bu tam bağımsız cumhuriyeti yıllardır AKP tetikçisi ikiyüzlü sözde siyasetçi ve Atatürk düşmanları yüzünden bu durumdadır! Bu yok oluşu din iman yerli milli diyerek asla bu uçurumdan bizi kurtarılamaz "Erdoğan'ın süslü kelimeleri de artık bu ülkenin uçuruma sürüklenişini artık kurtaramaz “tek çare “AKP ve Saray destekçisi MHP’den ülkenin biran önce erken bir seçimle kurtuluşu mümkündür! Aksi halde T.C. #Devleti 1919 öncesi koşullara sürüklenecektir? Kurtuluşu biran önce secime giderek sözde bu yerli ve millilerden kurtulmasıyla mümkündür.? Oysa 20 yıldır ülke #ekonomisi AKP ve #bileşenleri olan #cemaat ve tarikatlarınca yetmedi birde bunlara ek olarak beşli ihale #çeteleri vakıfları dernekleri soyuluyor! AKP’nin ekonomi politikalarıyla krize saplanan Türkiye #ekonomisi, atılan her yeni adımla büyük bir yara daha alıyor. Son Merkez Bankası başkanı değişikliğiyle ortaya çıkan bu durumu yatıştırmanın kolay olmadığını da bize gösteriyor… İktidar, ne yazı ki yıllardır iktidara tutunmak için yarattığı bu anti demokratik kaos yüzünden “ Türkiye ekonomisinin de Türkiye’yi de batırmıştır artık AKP ve bileşenleri cemaat ve tarikatlarıyla bu yapısal sorunlarına çözüm bulması mümkün değildir çünkü attığı her yeni bir adım durumu daha da kötüleştiriyor. Merkez Bankası Başkanının atanmasının üzerinden henüz 4 ay geçmişken görevden alınması, döviz piyasalarının yönünü sert biçimde yukarı çevirdi. Sağduyu ve biraz olsun ülkesini ve milletini düşünen onurlu ve tarafız davranış gösteren tüm sosyal kültürel ve ekonomik iktisadi kalkınma yorumcular ve tarafsız uzmanlar, bu son adımla ortaya çıkan bu tabloyu artık normal tedbirlerle dönüştürülemeyeceğini bizlere söylüyor? T.C. Devleti özellikle son iki yıldır “tek adam yönetimiyle” adeta içte ve diş dünyada ve Türkiye bir‘ güven erozyonu yaşıyor! Bunları görmek için iktisatçı yandaş gazeteci veya sözde siyasetçi olmaya gerek yok? Az çok #okuryazar olan her yurttaş bu yönetimle ülkenin #felakete sürüklendiğinin göre bilir ve yaşadıklarıyla karşılaştırdığında dünün gelecek yar inlerden bir farkı olmadığını görür!… Ülkemizde oluşan bu iklimi “Bu tamamen güven erozyonu” diye değerlendirmek artık kaçınılmaz bir gerçektir “ Kendi içinde tutarlı ve piyasaya güven veren bir başkanı göreve siyasi kaygılarınız dan dolayı getirmez tüm yönetimsel olarak sizin kontrolünüzde olmasını isteyerek 85 milyonluk ülkeyi ateşe sürüklersiniz! Bu yaşadıklarımız ve yaşananlar tek adam rejiminin nasıl bir akıl tutulması yarattığının da bize göstermiştir”. Deneyimli ekonomistler yıllardır "AKP’yi ekonomi konusunda uyarırken bu uyarılara kulak tıkayanlar, zannettiler ki her yaptıkları işlerde olduğu gibi ekonomide de hamaset yaparak aşacaklarını zannettiler oysa durum zaten iki yıldır bir alarm veriyordu bunu görmezden geldiler “ Yabancılar açısından zaten dış gelişmelerden dolayı Türkiye gibi ülkelerden uzaklaşma ve kaçma söz konusu” derken, “ Sonuçları Türkiye toplumuna yaşatılacak. Reform diye boş bir şey açıkladılar bunu ciddiye alan olmadı zaten. Kozmetik bir şey açıkladılar neticede tutmadı. Durum böyle olduğu için zaten faizleri artırdılar. Bu faiz artırımının da bir manası kalmadı artık” ifadelerini kullandı. “ Faiz artırımı gibi konularda fikirleri bilinen bir Merkez Bankası Başkanı atandı. Yeni Merkez Bankası Başkanının ne yapacağını aslında bilmiyoruz. Faizlere gelecek ay ki toplantıya kadar değiştirmeyeceğini söyledi. Ama faizin ilerde düşeceğine ilişkin bir beklenti var. Faizden ziyade rezerv eritme politikasına ilişkin bir beklenti var. Yine döviz satarak piyasaya müdahale edileceğine yönelik bir kaygı ve önce bu kaygının giderilmesi gerekir. Merkez Bankasının başkanın sürekli değişmesi de güveni zedeleyen bir durum. Kredi genişlemesine devam edilecek mi? Şu an kaygılar zinciriyle karşı karşıyayız. Bunu kıracak açıklamalar ve uygulamalar yapılmalı. Naci Ağbal’ın piyasaya verdiği bir söz vardı. Ben her durumda faizi artıracağım, gerektiği kadar sıkılaştırma yapacağım. Böylece 18 milyar dolar civarında bir sıcak para akımı oldu. Aslında bu sıcak para akımı kırıldı. Bugünden bunu söylemek zor ama ancak #mevcut durum da dahi yüzde 19 faizin yetmediğini bir kez daha göstermiştir çünkü o kadar büyük bir açıkla karşı karşıyayız ki bun açığı faizle değil “ üretimle yaparak gerek döviz gerekse cari açığı minimuma düşmek mümkündür.” Ali Berham ŞAHBUDAK…

Hiç yorum yok:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ: İFTAR SOFRASINDAKİ AYDINLIK VE KARANLIK? Bugün önümüze düşen o fotoğraflar, aslında bizlere görünü nenin çok...