“ Yıllardır Türk Milletini " din iman bayrak ezan yerli milli diyerek Allah'ın dini olan İslam diniyle aldatan çürümüş çağdışı zihniyete mensup siyasetçilerden bu cumhuriyette Türk milleti de biran önce kurtulmalı..? ”… Aksi ne bu cumhuriyet nede Türk milleti asla karanlıklardan kurtulamaz” .?
28 Mayıs 2021 Cuma
AKP VE ÇÜRÜMÜŞ ÇAĞ DIŞI ZİHNİYETİ “DAHA NE KADAR İKTİDARDAN KALACAK”?
AKP VE ÇÜRÜMÜŞ ÇAĞ DIŞI ZİHNİYETİ “DAHA NE KADAR İKTİDARDAN KALACAK”? Ali Berham ŞAHBUDAK…
"Kuşkusuz ki hiçbir iktidar sonsuza kadar hüküm süremez".“Ancak AKP ve çürümüş çağ dışı zihniyeti ne kadar iktidarda ömrünü uzatmaya çalışsa da AKP'nin çürümüş zihniyeti oluşturduğu kirlenmiş iktidarlarının da sonu gelecektir”…
Ülkemizin yıllardır sürüklediği ekonomik sosyal ve kültürel çıkmazı ve salgın nedeniyle kitlelerin alım gücünün düşmesi, işsizliğin tavan yapması koşullarında AKP'ye halk desteğinin sona ermesi beklenebilir bir durumdur” birde son bir aydır bunlara mafya devlet ilişkisi eroin cemaat tarikat sarmalı eklendiğinde durum çok daha vahimdir bu gidişi AKP’nin ve çürümüş çağ dışı zihniyeti çok daha hızlandırsa iktidardan gidişi kaçınılmaz bir gerçektir.?
Gerçi bu konularla ilgili AKP iktidardan şikayetler gelmiyor orsada Türk halkı bütün bu yaşanılan kaostan çok ciddi rahatsızdır, ama yapılan anketlerde hâlâ en büyük parti yine AKP olması ise tam bir belirsizliktir.
Bunun temel iki nedeni var bunlardan en önemlisi, kitlelerin içinde bulunduğumuz bu salgının AKP'nin eseri olmadığını, bunun bütün dünyayı sıkıntıya sokan bir sorun olduğunu bilmelerindendir AKP sadece salgın nedeniyle buğun belki biraz daha devletteki etkin ve devleti istediği gibi kanun dışı yönetme ve anayasadan uzak kararlar almasını sağlasa da sonuç değişmemektedir AKP ve MHP artık çökmüştür? .
Öte yandan, hükümet, bileşenleri (cumhur ittifakı) gelirleri düşen iş sahiplerine ve işini kaybedenlere küçük de olsa mali desteğe devam ediyor görüntüsüyle esnafı büyük bir bor batağına sürüklese de “Öyle anlaşılıyor ki, iktidara talip olan partilerin salgın sürecini daha iyi yönetecekleri konusunda bir güven de oluşmamış ve tüm şikâyetler salgınla ilgili muhalefet tarafından salgının daha etkin ve nasıl yönetilmesiyle ilgili takvimin kamuoyunu tatmin edici bir bilginin olmasıdır”.
AKP'yi kuran kadroların önemli bir kısmı ondan AKP’den ayrılarak ya kenara çekilmiş, ya da AKP’den koparak yeni partilerde kümelenmişlerdir. Bu kopmaların nedeni, yazımızın konusu olan ekonomik paylaşım değil, AKP'nin yönetim anlayışı ve parti içi mücadeleden kaynaklanıyor.
Bu nedenledir ki, parti seçmen kitlelerin büyük çoğunluğu bu partilere gitmeyi tercih etmedi, onun liderinden vazgeçmedi.
PEKİ, AKP NEDEN 20 YILDIR İKTİDARDA?
Muhalefetin AKP' karşısında etkin ve kitlesel olarak gerek seçimlerde gerekse secim sonrası etkin ve kamuoyunu ikna edecek siyasi söylemden uzak olmasıdır… AKP’yi her fırsatta birinci parti yapan da budur…
Muhalefetin AKP karşısında etkin bir siyasetten çok uzak kendi iç çekişmeleri nedeniyle yıllardır kulağının üzerine yatarak secim zamanı AKP’yi ve kadrolarını yolsuzluk ve hırsızlık yapıyor diyerek seçimlerin kazanılamayacağını görememesidir ( Kaldı ki AKP seçmeni de çok iyi biliyor ki AKP ve AKP Belediyelerinde 19 yılda ele geçirdiği devlet kurumlarında rüşvet ve yolsuzlukların ayyuka çıktığını biliyor. )
Siz Muhalefet olarak sırf yolsuzluk yapıyorlar diyerek AKP’yi yenmeniz mümkün değildir… Bu yaklaşım Türk seçmeni acısından pek karşılık bulmadığı ortadadır çünkü siz muhalefet olarak yıllardır bu yolsuzluk ve rüşveti sadece seçim meydanlarında dile getirirseniz bunu karşılığı size oy değil oy kaybıdır…
Muhalefetin algılayamadığı halkın çoğunun muhafazakar ve İslam dinini Kur’an dan değil cemaat ve tarikatlar elindeki dinle ilgisi olmayan din dışı anlatımlara mahkum olmasıdır, AKP’de yıllardır din iman yerli milli diyerek bu kitlenin din duygularını istismar ederek onları yanlarına çektiğini bir türlü kavrayamadı ve halen de kavramakta zorlanıyor olan muhalefettir. ( AKP’nin yolsuzluğu rüşveti yerine din iman diyerek halkı gerçek dinden uzaklaştırdığı üzerinde seçmene ulaşılmış olsaydı buğun AKP diye bir parti yoktu.) Anadolu’da bir değim vardır tam da AKP ve çürümüş çağdışı zihniyetiyle örtüşen çok önemli bir değimdir Dinsizin hakkından ancak imansız gelir denir. (!)
Buna ek olarak, halkın cahil olduğu, çıkarının nerede olduğunu bilmediği için AKP'ye oy verdiği iddiasını da eklemek gerekir. Bu saptamalar bir nedeni değil, görüntüyü işaret ediyor. Türkiye halkının genellikle muhafazakar bir kitleden oluştuğu, aynı zamanda ortalama öğrenim düzeyinin de düşük olduğu bir gerçektir. Sorgulamadan uzak günlük yaşamın getirdiğine sarılmış bir topluluklarla da karşı karşıya kaldığımız unutulmamalıdır…
Gerçekten de AKP oylarının öğrenim düzeyi yükseldikçe oransal olarak düştüğü görülüyor. Aynı oran düşüklüğü gelir düzeyinin yüksek olduğu kesimler için de geçerlidir. Seçim sonuçları da bunu açıkça gösteriyor. Özellikle son genel seçimlerde ülkenin gelişmiş kıyı bölgelerinde % 55 – 65 oy alarak muhalefet öne geçti görüldü, AKP ise kırsal alanda gücünü korudu.
PEKİ, CUMHURİYETİ KURAN “CHP NEDEN 50 YILDIR” YERİNDE SAYIYOR?
Çok kısa olarak bu bağlamda ana muhalefet partisi olan CHP’yi de kısaca ele almak gerekir.!
Türkiye'nin en eski ve çeşitli aşamalardan geçmiş (CHP) Cumhuriyet Halk Partisi, ki kurucu Genel Başkan Ülkemizi milli mücadelede emperyalizme cephelerde diz çöktürerek kuran Ebedi Başkomutanımız dünya dâhisi ve dünyanın önünde saygıyla eğildiği dünyanın ve Kurduğu Cumhuriyetin en büyük devrimcisi ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’tür…
CHP ve yönetimi ne yazık ki son on yıllarda oy oranını yüzde 25'lerden yukarıya çıkaramıyor.
Bir partinin seçmenlerden dörtte birini temsil etmesi ve bunda aşağı yukarı istikrar sağlaması üzerinde durmaya değer bir başarı ise de onu asıl başarılı saydıracak olan iktidara gelecek kadar oy alması olacaktır “Eğer yurttaşları için onurlu ve gururlu bir yaşam için onlara bir modern ve çağdaş bir ülke miras bırakan Atatürk’ün kurduğu ülkede kurduğu CHP’de % 50 altında bir oy almamalıdır”…
Koşulları hesaba katmadan bir an önce iktidara gelinebileceğini zannedenler, iktidara gelemeyişini CHP'nin etkili muhalefet yapamadığına yoruyor olması ise ayrı bir konudur. CHP'nin Meclis'te, basın organlarında ve zaman zaman meydanlarda muhalefet yapmadığı veya yapamadığı bu anlam da söylenemez.
CHP'nin 1950'den beri tek başına iktidara gelemeyişinin birinci nedeni, onun tek parti döneminden bagajında kalan ağırlıktır. Sağ partiler 1946'dan beri bunu başarılı bir biçimde kullanıyorlar.
Oysa CHP, Tek Parti döneminin CHP'si değil, aksine siyasi çoğulculuğa, örgütlenme ve ifade özgürlüğüne sağ partilerden daha fazla önem veren bir partidir. CHP’ de anlatım ve toplumu ikna etme yetersizliği var sağ ve muvazaalar birkaç ismi partiye transfer ederek bu işi çözdüğünü düşünenler aslında getirilecek üçüyüz beş yüz oy hesabını yaparak kaybettikleri milyonları göremiyorlar…
Buna rağmen Tek Parti Dönemindeki bagajından kurtulmak için de açık bir ifadeden kaçınıyor. CHP, AKP'nin daha sorunsuz yönetilecek bir Türkiye amacıyla giriştiği, Kürtlerden oy gelmeyeceğini anladığı anda da vazgeçtiği Kürt açılımına da diğer milliyetçilerle birlikte, mayasında bulunan milliyetçilik nedeniyle muhalefet etmiştir.
Öte yandan CHP, Türkiye'de çoğunluk olmayan okumuş, kentli ve Alevi partisi algısını yıkamamakta ve buna halen devam ediyor ( Kuşkusuz ki Alevi yurttaşlarımız CHP çatısı altında çoğunluktadır bunun neden CHP diğer partilere göre Alevi yurttaşlar için çok daha özgürlükçü ve Demokrasiye bağlı bir siyasi parti olmasıdır İçindeki milliyetçileri kaybetme korkusuyla Kürt sorununda ürkek davranıyor CHP’ yönetiminin en büyük handikaplarından birde
CHP'nin Kürt oylarını alamayışının nedenleri Kürtlerin CHP'ye güvensizlikleridir. Son yerel seçimlerde de Kürtlerle açık bir ittifaka girmekten kaçınarak Kürtlerin dolaylı desteği ile yetinmek zorunda kaldı.
AKP'NİN GELDİĞİ NOKTA?
AKP, Tek Parti döneminde sindirilmiş, 1950'den sonra su yüzüne çıkarak liberal partileri desteklemiş, ilk kez kendi partisiyle 1973'te hükümet ortağı olmuş, 2002'de de koalisyon hükümetlerinin zaaflarından yararlanarak tek başına iktidar olma fırsatını yakalamış bir siyasi akımın partisinden çok din iman yerli milli diyerek irili ufaklı” Atatürk ve cumhuriyetle sorunu olduğunu iddia eden tük Atatürk karşıtlarını bir araya getirerek ülkeyi tamamen ele geçirmiş bir proje partisidir...
Taşradan yükselmiş ve merkezi ele geçirmiş bir hakim sınıf partisi olduğu halde, ulusal gelirden hak ettiği payı alamamış ve ötelenmiş kitlelerin hissiyatını de dini kullanarak bu söylemini daha da ileriye taşımış ve Tüm cumhuriyet devrimlerine meydan okumuş laiklik ve cumhuriyet karşıtlığı Anayasa Mahkemesinde tescillenmiş bir proje partisidir ( Ne yazı ki CHP yönetimi AKP’nin bu durumunu görememiş bu bağlamda hiçbir siyasi söylem ve eylem gerçekleştirememiş AKP ne verdiyse onunla yetinmiş bir CHP yönetimini de unutmamak gerekir! )
AKP ve çağdışı çürümüş zihniyeti CHP yönetimini iyi okuyarak onların koruyucusu rolünü üstlendiği için AKP iktidara gelmiştir.
Bu iktidarı 19 yıl boyunca kendini her türlü olumsuzluğa rağmen korumayı başarmıştır. Seçimleri kazanmasının temel nedeni budur.
AKP, bu kitle desteğini, Türkiye'nin siyasi rejimini değiştirmek ve kültürel yapısını dinci-gelenekçi bir yapıya oturtmak için kullanıyor. Son yıllarda buna en büyük desteği veren ise sözde milliyetçiliği kimseye bırakmayan Devlet Bahçeli ve MHP yönetimini de unutmamak gerekir… AKP ve MHP sınır ötesi harekat hevesini de eklemiş görünüyor ancak yıllardır yanlış yürütülen dış politika, aynı zamanda da Türkiye'ye alt-emperyalist bir görüntü kazandırıyor ve Türkiye'yi dünyada yalnızlığa mahkûm ediyor.
AKP sonrası Türkiye'yi yönetecek olanları bekleyen görev, hem AKP'nin yoksulları kavrayan ekonomik politikaları geliştirmek, hem de demokratik, laik, parlamenter, çoğulcu, ileri bir rejimi yerleştirmektir. Kitlelerin AKP'ye uzun süren bir iktidar şansı veren tutumu ne ise, cumhuriyetçilere ve demokratlara da bu şansı verecek asıl konu, milli gelirden daha çok pay almaları olacaktır.
Muhalefetin projelerini buna göre yapmalarından ve halkı buna inandırmalarından, iktidara geldiklerinde de bunu uygulamaktan başka iktidar yolu yoktur. AKP'nin öncelediği kitlelerin hayatlarını iyileştirme olgusu o kadar belirleyicidir ki, o zamana kadar devlet için bir tabu olarak gelmiş Kürt açılım programı, kitleleri AKP'den uzaklaştırmadı.
Yüzbinlerin katıldığı Cumhuriyet mitingleri de muhalefetin beklediği sonucu yaratamadı,( Çünkü Muhalefet Cumhuriyet mitinkilerine mesafeli durduğu için “ Tam tersi AKP karşısında daha fazla cesaret ve daha fazla yüksek reaksiyon şarttır.) AKP, kentli küçük burjuvazinin kitleler halinde rol aldığı Gezi protestolarından, kapatma davasından, Ordunun 28 Şubat Muhtırasından da kitlelerin desteği ile sağ salim çıkabilmeyi başarabildi.
Fetullah Gülen Cemaati ile yapılan işbirliği, başka bir parti tarafından yapılmış olsaydı her halde o parti ayakta kalamazdı. Ayyuka çıkan büyük yolsuzluk olayları da öyle. Kitleler, AKP'nin her yaptığını candan benimsiyor değildir. Fakat en aşırı hatalarında da sırf kendi yaşam eğrilerini yükselttiği için bu hataları görmezlikten geldi. Siyasi tavrını belirlerken kendi yaşamındaki iyileşmeyi esas aldı. Ali Berham ŞAHBUDAK… 28.05.2021
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ:
SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ: İFTAR SOFRASINDAKİ AYDINLIK VE KARANLIK? Bugün önümüze düşen o fotoğraflar, aslında bizlere görünü nenin çok...
-
AMAN TÜRK MİLLET DİKKAT.! GÜN GECTİKCE SENİN İÇİN DE KAOS AN MESELESİ OLA BİLİR.? Bir Diktatörün, Sahte umutlarlasın ve Halk umut diyerek s...
-
Yedi Yıl Sonra Gelen Hesaplaşma: Cumhuriyet, Demokrasi ve Siyasi Sorumluluk 2018 yılında, Türkiye'nin yönetim sisteminde yaşanan kritik ...
-
DEMOKRASİ #NEDİR BİLİFMİSİNİZ.? Özelliklede #Dünyada eşi benzeri olmayan eşsiz önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu #CHP 'd...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder