ATATÜRKSÜZ “CUMHURİYETİN KURTULUŞU” DÜŞÜNÜLEMEZ!
Mucizenin Adı:
Mustafa Kemal ATATÜRK Biz Atatürkçü Kemalist
yurtsever Atatürkçüler olarak
"AKP'nin çürümüş çağdışı zihniyetinin "yıllardır din iman bayrak ezan
yerli milli “ diyerek Türk halkını aldatarak
uydurdukları olmayan kişisel kahramanlıklarla uğraşmıyoruz.
Atatürk’ün
dâhiyane öngörüsü! Atatürk’ün
devleti kurtarmada Önemli tarihlerden biri de 7 Ağustos’tur. Kolordu
Komutanı Esat Paşa bir gün Atatürk’e düşmanın nereden
geleceğini sorduğunda Atatürk, Arıburnu’nu gösterir. Kolordu komutanı ise
“Merak etme beyefendi, gelemez!” der.
Oysaki düşman
buradan çıkartma yapar. 8 Ağustos 1915’te, Conkbayırı düşmanın eline
geçer.
Conkbayırı’ndaki durumun sıkıntıya düşmesi karşısında 5. Ordu Komutanı Liman
von Sanders adına Kurmay Başkanı Albay Kazım (İnanç), Atatürk’e telefonda
durumu sorar. Atatürk’ün,
“bütün mevcut kuvvetlerin, komutam altına verilmesinden başka çare kalmamıştır!
Şeklinde yanıtı üzerine Kazım Bey “çok gelmez mi?” der. Atatürk,
“az gelir!” diye karşılık verir.
Böyle hassas
bir anda 8 Ağustos akşamı Anafartalar Grubu Komutanlığı’na
getirilir. Atatürk bu görevi neden kabul ettiğini şöyle açıklar: “Böyle
bir mesuliyeti deruhte etmek, basit bir keyfiyet değildir. Fakat ben, vatanım
mahvolduktan sonra yaşamamaya karar verdiğim için kemali iftiharla bu
mesuliyeti kabul ettim.”
9 Ağustos sabahında askeri taarruza kaldırarak Birinci Anafartalar
Zaferi’ni kazanır.
Atatürk sonraki gün düşmanın Conkbayırı’na taarruz edeceğini hesaplayarak onlardan önce taarruz etmeyi düşünür ama emrindeki komutanlar bu kararı doğru bulmaz ve yeni bir taarruzun çok kayıplara neden olacağını belirtirler.
Atatürk, bu uyarıları önemli bulduğunu, ancak taarruzu gerekli gördüğünü şöyle açıklamıştır: “Söylenenler gerçekten durumu ve kıtaların halini olduğu gibi tasvir ediyordu.
Fakat bu değerlendirmeyi kararımı değiştirecek nitelikte bulmadım. Çünkü ben düşmanı şiddetli ve ani bir baskın ile mağlup edebileceğimize kanaat hasıl etmiştim. Bunun için çok kuvvetten ziyade, çok dikkatli ve fedakarane bir sevk ve idarenin maksadı temin edeceğine hükmetmiştim.”
10 Ağustos günü, düşmanı uykuda yakalar ve düzeni bozulan düşman kaçar. İşte bu esnada Atatürk sağ göğsünden bir şarapnel parçası ile yaralanır; fakat cep saati sayesinde kurtulur. Mustafa Kemal Paşa, bu savaştan sonra artık “Anafartalar kahramanı” olarak tanınmaya başladı.
Bu sebeple Anadolu’da milli mücadeleyi başlattığında yadırganmadan liderliği kabul görmüştür. Bu taarruza dair Fahrettin Altay’ın şu cümleleri Atatürk’ün rolünü görmek istemeyenlere önemli bir yanıttır:
“Mustafa Kemal, 10 Ağustos’ta yalnız İstanbul’un değil, bütün bir memleketin işgalini önlemişti. Artık ümitleri kalmayan İngilizler, iki ay sonra Gelibolu Yarımadasını boşaltıp çekilip gitmeye mecbur kalıyorlardı.”
Atatürk’ün devleti ve milleti kurtardığı bir başka savaş da 21 Ağustos günü yaşanır. Düşman 70 bin kişi ile Anafartalar Ovası’na taarruz eder. Bizim kuvvetimiz ise 18 bindir. Gerideki tümenin cepheye yetişmesini beklemesi halinde düşmanın cepheyi yarmasına neden olabileceğini düşünerek inisiyatif alır.
Türk askerinin gelmesini beklemez ve savaşır. İkinci Anafartalar Zaferi’ni kazanır.
1 Eylül 1915’te Atatürk’e, Gümüş Liyakat Madalyası verilir.11 Aralık 1915’te Atatürk, rahatsızlığını gerekçe göstererek İstanbul’a gelirken 19 Aralık 1915’te İngilizler, Çanakkale’den çekilmeye başlamışlardır.
Biz Atatürkçüler olarak Atatürk’ün kurduğu bu cumhuriyetin gerçek kurtuluşun Atatürk’ün bize göstermiş olduğu çağdaşlaşmanın ve modernleşmenin yolu olan bilimsel medeniyet yolundan yürüyoruz!
#TürkiyeFabrikaAyarlarına #MiniMiniGidiyorsunAKP Ali Berham ŞAHBUDAK…



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder