28 Ekim 2021 Perşembe

BİZ BU CUMHURİYETİ KANLA KURDUK! KANLA YIKILIR!


BİZ BU CUMHURİYETİ KANLA KURDUK! KANLA YIKILIR!

Bundan tam 98 yıl önce çok uzun süren ülkemizin dört bir tarafı emperyalist işgalcilerce işgal edilmiş dört yıl süren kanlı kanlı bir savaş sonrası kazanılmış bir cumhuriyettir bu cumhuriyetin kurucu lideri dünya dâhisi ebedi Başkomutanımız ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarıyla birlikte cephelerde göğüs göüse düşmanla savaşan Büyüktürk milletidir...

Mustafa Kemal Atatürk sadece düşman işgalinden bu yurdu kurtarmanın yeterli olmadığını düşmanla çarpışırken biliyordu ve kuracağı ülkenin cağa uygun yeniliklerle donatılmış yeni bir çağa uygun bir ülke olmasını hedefliyordu o yenilikler ise modern ve çağdaş bir ülke olmasıydı.

"Bunlardan en önemlisi Türkiye için öncelikli olan tam bağımsız bir cumhuriyetin ilanı sonrası ikinci hedefi olan modern ve çağdaş uyarlılığa ulaşacak bir ülke olmasıydı"!

29 Ekim'den bir gün önce dünya dâhisi Mustafa Kemal Atatürk bir toplantı yaparak, oradaki bulunan tüm misafirlere ve halk önderlerinden olan insanlara seslendi ve "Efendiler yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz “dedi.


PEKİ, CUMHURİYETE GİDEN BU SANCILI YOL NEYDİ!

Anadolu ağır işgal altındaydı. Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a adım attı, kurtuluş ateşini yaktı ve işgalci emperyalistler karşısında Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk zafer üstüne zafer kazandı. Bir yandan da Cumhuriyet'e giden yolun temel taşlarını kanla döşedi.

Bunun ilk adımı ise 23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılışı oldu. Yeni bir anayasa hazırlandı. 1923'te ise sıra; Tam bağımsız Cumhuriyet'in ilan edilmesine gelmişti.

EBEDİ BAŞKOMUTANIMIZIN CUMHURİYET MÜJDESİ!

Tarih: 28 Ekim 1923… Türkiye Devleti, bir hükümet kriziyle karşı karşıyaydı. Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Fethi Okyar ve Kazım Özalp'i Çankaya Köşkü'nde yemeğe davet etti. “Efendiler, yarın Cumhuriyet'i ilan ediyoruz” dedi.

Yemekten sonra İsmet İnönü ve Mustafa Kemal sabaha kadar Meclis'e sunulacak taslak üzerinde çalıştı. İki arkadaş, Cumhuriyet için baş başa vermişlerdi. O gece Türkiye'nin kaderi ve yönetim biçimi şekillendi… Atatürk, metnin ilk maddesine şunu yazdı: “Türkiye Devleti'nin hükümet şekli Cumhuriyet'tir.” Cumhuriyetin ilanına artık sadece saatler vardı.

Tarih: 29 Ekim 1923… Meclis, saat 18.00'de toplandı. Genel Kurul sıralarında 158 milletvekili oturuyordu. İnönü, Meclis'e Anayasa'nın birinci maddesinin değiştirilmesi teklifini sundu. Bu öneri, Genel Kurul'da büyük tartışmalara neden oldu. Kanun teklifi oy birliğiyle kabul edildi. Bütün milletvekilleri ayağa fırlayıp dualar eşliğinde üç kez “Yaşasın Cumhuriyet” diye bağırdı…


Fatih Rıfkı Atay, o anda Meclis'te yaşanan heyecanı şöyle anlattı: “Oylamada yanımda bulunan Osmanlı'nın dahiliye vekili Kazım Bey'i hatırlıyorum. ‘Kabul edenler' diye sorulunca iki elini birden kaldırdı”.

Saat 20:45'te Cumhuriyet ilan edilmişti. 

Sıra Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı'nı seçmeye gelmişti. Kapalı oylama yapıldı. Aslında aday da yoktu. Oturuma katılan 158 milletvekilinin aklında tek bir isim vardı: Ülkemizi düşman işgalinden kurtaran ve tam bağımsız cumhuriyeti kuran ulu önder Mustafa Kemal Atatürk vardı.

Oylama sonrası, Atatürk 158 oyla Cumhurbaşkanı seçildi. Alkışlar arasında kürsüye çıkan Atatürk, şu konuşmayı yaptı: “Sözlerini şöyle bitirdi: Daima milletin sevgi ve güvenine dayanarak hep birlikte ileri gideceğiz.

Türkiye Cumhuriyeti mutlu, başarılı ve galip olacaktır.” Dualar okundu, oturum sona erdi…

O an ilk meclis etrafında bulunan Türk milletinin büyük bir coşkusu sarmış ve adeta gece karanlığında anakarayı ayağa kaldırıyordu ve dışarıda ise çok büyük bir coşku sürüyordu. Saat 22:00 olmuştu… Meclis'in önünde toplanan vatandaşlar Mustafa Kemal'i büyük sevgi gösterisiyle karşıladı. Yurdun dört bir yanında 101 pare top atışı yapıldı. Bağımsızlığın simgesi Cumhuriyet, milletin en büyük bayramı oldu.

“Bu onurlu ve gururlu BAYRAMI ne yazık ki AKP’nin çürümüş çağdışı zihniyeti ve Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı vatan haini bazı emperyalist işbirlikçisi piyonlar cumhuriyet bayramını unutturma çabalarına ve kısıtlamalara rağmen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı her yıl artan bir coşkuyla Türk Milleti ve KKTC tarafından coşkuyla kutlandı ve ebedi olarak da sonsuza kadar kutlanacak”.

ATATÜRK CUMHURİYETİ ANLATIYOR!

Atatürk, Cumhuriyet'i işte bu sözlerle anlattı: Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. (1933) Çağdaş bir Cumhuriyet kurmak demek, milletin insanca yaşamasını bilmesi, insanca yaşamanın neye bağlı olduğunu öğrenmesi demektir.

(1931) Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır. (1926) Türk Milleti'nin tabiat ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir. (1924) Az zamanda çok büyük işler yaptık.

Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir.

(1933) Cumhuriyet, Türk Milleti'nin refah ve yükselmesi yolunda asırların görmediği başarılara erişti. Asla şüphe yoktur ki Cumhuriyet'in gelecek evlatları, bizden daha çok refaha kavuşmuş ve bahtiyar olacaklardır.

(1933) Kuruluşunun 98.Yılında, Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun, Egemenlik kayıtsız, şartsız Milletindir. Sevgiyle kalın yolu yol bilen aydın Atatürkçü Kemalist yurt sever Atatürkçü aydın devrimciler…  Ali Berham ŞAHBUDAK..


Hiç yorum yok:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ: İFTAR SOFRASINDAKİ AYDINLIK VE KARANLIK? Bugün önümüze düşen o fotoğraflar, aslında bizlere görünü nenin çok...