ODTÜ'LÜ OLMAK GURULARIN EN BÜYÜK GURURUDUR.!
Dünden Bugüne ODTÜ devrimle kurulmuş olan bu cumhuriyette faşizme karşı direnişin en etkin Kalesidir.!
Bu anlamda da gerçek Atatürkçü Kemalist yurtsever bir DEVRİMCİ olarak da ODTÜ ayrıca bir gururdur... ODTÜ, 1967. Bu yıllarda bütün dünya 68 kuşağının eylemleriyle çalkalanırken Türkiye'deki üniversitelerde de devrimci bir duruş hâkim. Ancak ODTÜ...
Türkiye gibi bir ülke bulunduğu coğrafya nedeniyle Ortadoğu ülkeleri başta olmak üzere ODTÜ... Her açıdan birçok ülkenin tam merkezinde, farklı kıtalardan gelen on binlerce öğrenciye yıllardır ev sahipliği yanında eğitimsel olarak da dünyadaki yerini en üst düzeyde korutan bir üniversitedir…
ODTÜ... Orta Doğu Teknik Üniversitesi” adlı bir kurumda, herkesin aynı fikirlere ve görüşlere sahip olmasını beklemek veya herkesten belirli bir görüşe saygı duyup o çerçevede hareket etmesini beklemek en basit tabirle saf bir harekettir.
Bu sadece okulumuza özgü bir durum olmamakla beraber insanın var olduğu her yerde bu böyledir. Dolayısıyla ODTÜ’de de birbiriyle taban tabana zıt fikirler kaçınılmaz ve doğal olarak yer almış; bu görüşler gelişmiş, güç kazanmış ve kaybetmiş, değişmiş ve kimi zaman içinde tarihe karışmıştır.
ODTÜ’de herkesin sol görüşlü olduğu veya bu görüşlere ılımlı yaklaştığı düşüncesine kapılmak bir yanılgı değil gerçeğin ta kendisidir çünkü ODTÜ tarihinde, okuma kültürünü ve mesleki becerilerin en üst düzeyde verdiği nitelikli derslerle kazandıran Ülkemizde k tek ilerici üniversitedir bun nedeni bilimi önceleyerek öğrencilerini nerdeyse tamamına bilimsel gerçekleri göstermesidir…
ODTÜ ‘deki Devrimcilik sol görüşe hakim olmak ta buradan geliyor karşın nesnenin doğası gereği son derece normal ve sağlıklı olarak, yani olması gerektiği gibi, sağ ve milliyetçi ırkçı söyleme karşı oluşu bilimsel görüşü ve içinde bulunduğu çağı bir çok üniversiteden çok önce öncelemesindendir bu deyimi tüm insanlar ve topluluklar entegre olarak iç içe yer almış olmasıdır.
Ne var ki son 20 yılda ODTÜ’de, karşı devrimci, faşist, kafatasçı, ırkçı veya dinci oluşumlar da var olmuştur.
Bunlara yakın geçmişten örnek verecek olursak Atatürk Gençliğine, muhtelif ülkücü gruplar, IŞİD başta olmak üzere İslami tarikatlar ve kimi sağ partiler gibi çağdışı çürümüş düşüncenin de ODTÜ görülüyor olması asla bir tesadüf değildir…
Orta Doğu Teknik Üniversitesi, kurulduğu yıllardan itibaren Türkiye ve dünya tarihine devrimci öğrencileri ve eylemleriyle damgasını vurmuştur. 60’lı yılların ikinci yarısından itibaren ülkedeki devrimci harekete yön veren en etkin devrimci hareketin merkezi olma görevini üstlenen ODTÜ olmuştur.
“ODTÜ ilerleyen yıllarda giderek artan baskılara, kendisini sindirmeye çalışan iktidarlara ve cuntacılara rağmen devrimci ve solcu çizgisinden asla ödün vermemiştir.”
1968 ve sonrasında yaşanan öğrenci katliamları, baskıcı rektörler, rejimler, darbeler, kurumlar, otoriter liderler, doğrudan kampüs bütünlüğüne ve öğrenci yapısına müdahaleler ederek ODTÜ devrimci karakterini kırmak istemişlerdir başara bildiler mi elbette hayır…
Tüm bunlar ODTÜ’ye ve kültürüne büyük tehdit oluşturmasına rağmen hiçbiri ODTÜ’yü tam anlamıyla sindiremedi.
ODTÜ’ Devrimle kurulmuş olan laik sosyal hukuk devleti bu cumhuriyetin de tam bağımsız kalması için mücadele eden öncü karaktere sahip devrimci kampüsleriyle de ülkemizin en dinamik devrimci gücünün temsilcisi ve bilimde ve teknolojide de Türkiye’nin öncü gücüdür.! Ali Berham ŞAHBUDAK…
Dünden Bugüne ODTÜ devrimle kurulmuş olan bu cumhuriyette faşizme karşı direnişin en etkin Kalesidir.!
Bu anlamda da gerçek Atatürkçü Kemalist yurtsever bir DEVRİMCİ olarak da ODTÜ ayrıca bir gururdur... ODTÜ, 1967. Bu yıllarda bütün dünya 68 kuşağının eylemleriyle çalkalanırken Türkiye'deki üniversitelerde de devrimci bir duruş hâkim. Ancak ODTÜ...
Türkiye gibi bir ülke bulunduğu coğrafya nedeniyle Ortadoğu ülkeleri başta olmak üzere ODTÜ... Her açıdan birçok ülkenin tam merkezinde, farklı kıtalardan gelen on binlerce öğrenciye yıllardır ev sahipliği yanında eğitimsel olarak da dünyadaki yerini en üst düzeyde korutan bir üniversitedir…
ODTÜ... Orta Doğu Teknik Üniversitesi” adlı bir kurumda, herkesin aynı fikirlere ve görüşlere sahip olmasını beklemek veya herkesten belirli bir görüşe saygı duyup o çerçevede hareket etmesini beklemek en basit tabirle saf bir harekettir.
Bu sadece okulumuza özgü bir durum olmamakla beraber insanın var olduğu her yerde bu böyledir. Dolayısıyla ODTÜ’de de birbiriyle taban tabana zıt fikirler kaçınılmaz ve doğal olarak yer almış; bu görüşler gelişmiş, güç kazanmış ve kaybetmiş, değişmiş ve kimi zaman içinde tarihe karışmıştır.
ODTÜ’de herkesin sol görüşlü olduğu veya bu görüşlere ılımlı yaklaştığı düşüncesine kapılmak bir yanılgı değil gerçeğin ta kendisidir çünkü ODTÜ tarihinde, okuma kültürünü ve mesleki becerilerin en üst düzeyde verdiği nitelikli derslerle kazandıran Ülkemizde k tek ilerici üniversitedir bun nedeni bilimi önceleyerek öğrencilerini nerdeyse tamamına bilimsel gerçekleri göstermesidir…
ODTÜ ‘deki Devrimcilik sol görüşe hakim olmak ta buradan geliyor karşın nesnenin doğası gereği son derece normal ve sağlıklı olarak, yani olması gerektiği gibi, sağ ve milliyetçi ırkçı söyleme karşı oluşu bilimsel görüşü ve içinde bulunduğu çağı bir çok üniversiteden çok önce öncelemesindendir bu deyimi tüm insanlar ve topluluklar entegre olarak iç içe yer almış olmasıdır.
Ne var ki son 20 yılda ODTÜ’de, karşı devrimci, faşist, kafatasçı, ırkçı veya dinci oluşumlar da var olmuştur.
Bunlara yakın geçmişten örnek verecek olursak Atatürk Gençliğine, muhtelif ülkücü gruplar, IŞİD başta olmak üzere İslami tarikatlar ve kimi sağ partiler gibi çağdışı çürümüş düşüncenin de ODTÜ görülüyor olması asla bir tesadüf değildir…
Orta Doğu Teknik Üniversitesi, kurulduğu yıllardan itibaren Türkiye ve dünya tarihine devrimci öğrencileri ve eylemleriyle damgasını vurmuştur. 60’lı yılların ikinci yarısından itibaren ülkedeki devrimci harekete yön veren en etkin devrimci hareketin merkezi olma görevini üstlenen ODTÜ olmuştur.
“ODTÜ ilerleyen yıllarda giderek artan baskılara, kendisini sindirmeye çalışan iktidarlara ve cuntacılara rağmen devrimci ve solcu çizgisinden asla ödün vermemiştir.”
1968 ve sonrasında yaşanan öğrenci katliamları, baskıcı rektörler, rejimler, darbeler, kurumlar, otoriter liderler, doğrudan kampüs bütünlüğüne ve öğrenci yapısına müdahaleler ederek ODTÜ devrimci karakterini kırmak istemişlerdir başara bildiler mi elbette hayır…
Tüm bunlar ODTÜ’ye ve kültürüne büyük tehdit oluşturmasına rağmen hiçbiri ODTÜ’yü tam anlamıyla sindiremedi.
ODTÜ’ Devrimle kurulmuş olan laik sosyal hukuk devleti bu cumhuriyetin de tam bağımsız kalması için mücadele eden öncü karaktere sahip devrimci kampüsleriyle de ülkemizin en dinamik devrimci gücünün temsilcisi ve bilimde ve teknolojide de Türkiye’nin öncü gücüdür.! Ali Berham ŞAHBUDAK…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder