Atatürk Ve Kemalist Devrimlerin, Aydınlanma ve Modern
Çağa Dönüş Eylemi olduğunu anlamak için mutlak Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün
Nutkunu tekrar tekrar okumalıdır!...
Atatürk devrimlerinin temel
amacı, çağdaş bir yaşam biçimi kazandırmaktır oysa bu çağdaş yaşam biçimini 13
yıl da ortadan kaldıran AKP ile nasıl hesaplaşacaktır… MHP 07.06.2015 Sonrası anlamı ve
mantığı olmayan anlamsız gerekçelerle polemik yaratarak AKP iktidarıyla hesaplaşacağını
söylemesi hiç de inandırıcı değildir. Çünkü 2007’deki
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde MHP ve AKP Adayı olan ve bugün AKP den hiç de iyi
ayrılmayan dönemin Çankaya Noteri Sayın Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı şecile bilmesi
için koşar adımlarla TBMM’ye koşan o günün MHP’siyle; bugün aynı sözde
ilkelerden bahseden MHP, 367’yi nasıl deldiğini ve Erzurum Cumhuriyet meydanında
göstermelik attığınız urganları unutmadık.
Siz ilkeler üzerine değil değirmenlerinize su
taşımak üzere siyaset yapmaktasınız. Kaldı ki dün ve bugün sizler tarafından
Türk Milletinin gözlerinin içine bakarak kimi AKP’li yöneticiler ve terörist başı
Öcalan için bugün meydanlarda çürümeye yüz tutmuş attığınız o urganlar var ya dikkat edin de sizin ayaklarınıza dolaşmasın ; siz bugün
hala neyin peşindesiniz…?
Bugün kalkmış hala kırmızıçizgiler deyip AKP’yi
bir tarafa bırakarak, “HDP bir PKK uzantısıdır” diyerek halkı aldatıyorsunuz. Peki, PKK açıkça ben Özerklik istiyorum ve ocalanı
serbest bırakın diyor ya gizliden gizliye sizin desteklerinizle AKP bugün
Ülkeyi satıyor olası bir iç savaşa sürüklüyor yandaşa ülke kaynaklarını peşkeş
çekiyor aile boyu servetlerine servet katıyor siz kalkmış yok PKK yok terörist
yok kırmızıçizgi ” atı alan üskidarı değil ülkenin dört tarafını geçmiş sen
hala ne diyorsun” bu sizin için daha mı
iyi…
“Kadere bakınız ki bundan tam 8 yıl önce yine MHP’nin
sözde kırmızı çizgileri o çizgiler ki ülkemizi bugün ne
hale getirdi ülkemiz bir genel seçimden çıkmıştık tıpkı bugün ki gibi
Başta CHP olmak üzere hatta AKP dâhil Sayın Sezer sonra yeni seçilecek
Cumhurbaşkanı için uzlaşma aranırken MHP yine durmadı hemen ben hazırım diyerek
koşar adımlarla TBMM koştu neymiş efendim Can kayayı 367 mahkum edemezmiş peki
etmedin de ne oldu ey MHP herhalde bugün çok mutlusundur 2007 sonrası da çark ettin bugünde çark edeceksin”
Tıpkı dün olduğu gibi!...
Sizin 2007 sonrası TBMM’ye koşar adımlarla
giderek 367’i biz çıkaracağız dediniz ve sorgusuz
sualsiz Çankaya yeni bir Noter gönderdiniz o noter ki önüne giden her kanunu
adeta jet hızıyla kanunlaşması için araştırmaya dahi gerek duyulmaksızın
onaylıyordu aslında bugün tüm bunların sorumlusu olan Çankaya AKP ve MHP olarak
gönderdiğiniz o noter mi yoksa sizin aslı astarı olmayan o anlamsız kırmızı
çizgileriniz mi bugün siz MHP lirler olarak eğer 367‘i delmeseydiniz bugün ülkemiz
daha normal olarak yönetiliyor ola bilirdi ülkemizin bugün tüm yaşadığı sancılı
ortamı ve kaos ortamını MHP olarak siz hazırladınız çünkü verdiğiniz hiçbir
sözünüzün arkasında durmadınız sizde haklısınız çünkü ülke yönetimini AKP ile siz
zaten birlikte yönetiyorsunuz sadece başbakan ve bakan değilsiniz o nedenledir ki
CHP ile niçin koalisyon olasınız ülkeymiş yolsuzluklarmış terörmüş talanmış
hukukmuş yargıymış halkmış vs bunlar zaten sizi hiç mi hiç ilgilendirmiyor o
nedenle AKP size daha yakın çünkü o da verdiği sözlerden çark etti sizde ne
farkınız var ki… Siz hala hangi ilkelerden bahsediyorsunuz ey MHP…
Anlaşılan odur ki siz MHP olarak ne AKP den ne de
terör örgütü PKK’dan hesap soracak niyettesiniz al takke ver külah hesabı
yürüyüp gideceksiniz çünkü siz anlamı ve temel dayanağı olmayan ifadelerinizle
bugün TBMM’de teröristler var diyerek halkı aldatmaktasınız oysa o terörist
dediğiniz insanlarla yıllardır aynı çatı altında güle oynaya aynı havayı
teneffüs ettiğinizi nasılda unuttunuz?
Bunu sizlerde gayet iyi biliyorsunuz ki onlar ne terörist nede başka bir
şey halkın oylarıyla seçilmiş milletvekilleridir bunun perde arkası ban başka
bir şey… Bugün TBMM’de terörist diyerek aşağıladığınız HDP’nin bir çok
milletvekilini tanırım tamamı değilse dahi % 30 ‘ u katkısız öz be öz Tür Alevi
MİLLETVEKİLİDİRLER tıpkı HDP’nin de TBMM sizin gibi 80 sandalyesi vardır. Siz
45 yıllık MHP’nin de 80 sandalyesi vardır. Onlar niçin size faşistsiniz
demiyor da siz onlara terörist diye hitap ediyorsunuz? Hani siz
çağdaş hukukun üstünlüğüne ülkenin bölünmez bütünlüğüne halkların eşitliğine
inanmış bir siyasi partiydiniz, ne oldu da bu ilkelerinize de birden bire çark
ettiniz ey MHP!…
Ey MHP’ dahi kim biliyor musun? Dahi ülkesi
için çağdaş yaşamı sağlayacak, hukukun üstünlüğünü savunacak kurumları, ulusun
en yüksek uygarlık gereklerine göre ilerlemesini sağlayacak şekilde oluşturulmasının
önünü açacak kişilerdir ve bu kişilerin de ülkesinden başka çıkar düşünmeyen
siyaset adamlarıdır!. Ey MHP DÜŞÜN “Önder Mustafa Kemal
Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” özdeyişi devrimlerin ve Çağdaş
yaşamımızın temeli olmuştur bunu sakın aklından çıkarma ve halkı sakın aldatma!.
MHP Önder Mustafa Kemal ATATÜRK daha neleri başardı haberin var
mı “Atatürk’ün bu aydınlanma çabalar, İslam kültürü çevresinden çağdaş
batı kültürüne geçme çabalarıdır”. Sıradan bir kültür çevresi değişiminden çok,
Ortaçağ’dan Yeniçağ’a geçme çabalarıdır. Tanzimat’la resmileşmiş olan
çağdaşlaşma, ortaçağdan kurtulamamıştır. Bunu ortaçağdan ayıracak adımlar ancak
Atatürk devrimleriyle gerçekleşmiştir. Devrimlerin temel anlamı da budur. Siz
MHP olarak hala ortaçağ karanlığından kurtulamadınız mı?
Oysa
ortaçağ kültürü, bir kültür biçimi olarak insanlık tarihinin evrensel bir
olgusudur, yadsınamaz. Antik kültür üzerine kurulmuş ve gelişmiş bir kültür
biçimidir. Hıristiyanlık ve İslamiyet, uzun
yıllar ortaçağ kültürünü sürdüre gelmiştir. Aslında bu iki kültür birbirine çok
yakındır. Dinsellik bu iki kültürün baş özelliğidir. Bir okul felsefesi olan skolâstik ortaçağ
felsefesidir.
Ortaçağ eğitiminden de söz edecek olursak; Batı
ve Osmanlı üniversiteleri skolastik tutumludur, temel Aristo felsefesidir. İslam felsefecileri, Aristo felsefesini yorumlamaya, İslam’a
bağdaştırmaya, açıklamaya çalışmışlardır. Fatih S. Mehmet İstanbul’u aldıktan
sonra Molla Hüsrev ve Ali Kuşçu’ya Fatih Medreseleri’ni kurdurmuştur.
Floransa’da Platon Akademisi kurulmuş, Rönesans kültürüne büyük katkılarda
bulunmuştur.
Rönesans’ta
“doğayı bilmek” konusu, bilginin egemenlik sağladığını açık olarak göstermektedir.
Aristo’nun “Yeryüzü ve gökyüzü, yapı ve yasaca birbirinden ayrıdır, evren sonlu
ve duruk varlıktır, yer evrenin merkezidir” görüşü ortaçağ görüşüdür. Buna
karşılık Rönesans’ta Kopernik, Güneş merkezli evren sistemiyle yeni doğa bilimini başlatmıştır. Kepler
ve Galilei de bilimsel olarak işlemişlerdir. Bütün bunlara karşılık, bilim
adamlarının işi zor olmuştur. Çeşitli cezalar, aforozlar, adam yakmalar yaşanmıştır.
XVIII. yy Rönesans felsefesi aydınlanma felsefesi olarak da tanımlanmaktadır.
Rönesans
eğilimleri XVII. yy’ da kendini göstermeye başlar. Descartes,
Spinoza, Libniz vb. düşünürler bu kültür
felsefesini XVIII. yy’ a taşımışlardır. “ Ey MHP Aydınlanma, Çağdaşlaşma insanın
kendi düşmüş olduğu ergin olmayış durumundan, yani kendi aklını bir başkasının
kılavuzluğu olmadan kullanamama durumundan kurtulmasıdır.” (İ.Kant)“Aklını kendin kullanma cesaretini göster” sözü
aydınlanmanın parolası olmalı… Ergin
olmayan insan, tembel ve korkaktır. Onun yerine düşünen, karar veren,
uygulayan vardır hep. “Ancak bağımsız
düşünebilen insan başarılı olabilir”. Aydınlanma, bir gelişme, ilerleme,
olgunlaşma sürecidir. Yeniçağ, tarih konusunda da yeni bir anlayış getirmiştir.
Ortaçağ
dünya görüşünün aksine, öbür dünyadan bu dünyaya, bilime, akıla yöneliş vardır.
Tarih görüşünde; ortaçağın durağanlığına karşılık, yeniçağ değişimi
getirmiştir. “Değişmeyen tek şey değişimdir.” (Herakleitos) Bu değişim din
kültüründen dünya kültürüne geçiş anlamı taşır. Tarih; yasasını dıştan değil,
kendinden edinen, yaratan bir gerçek olmuştur, tümüyle insanındır. Rönesans
döneminde gözler öbür dünyadan bu dünyaya çevrilmiştir. İnsan ümmet toplumundan
kendini kurtarıp, kişiliğini bulmuştur.
Atatürk’ün,
Türk toplumunu kesin olarak yöneltmeyi istediği yeni batı uygarlığının temel
niteliği aydınlanma tutumudur. “Akla
uygun olmayan, hiçbir nedene dayanmayan birtakım geleneklerin, korunmasında direnen
ulusların ilerlemesi çok güçtür. Belki
hiç olmaz. İlerlemek yolunda bağları ve koşulları aşamayan uluslar, çağa uygun, akla
uygun bir yaşam içinde olamazlar. Genel yaşamda görüşü geniş
olan ulusların ellerine düşüp, onlara tutsak olmaktan kurtulamazlar.” (Atatürk’e) “Gözlerimizi kapatıp,
herkesin ayrı ve dünyadan uzak yaşadığımızı düşünemeyiz”.
Bir sınır içinde kalıp, dünya ile ilgisiz
yaşayamayız. İleri ve uygar bir ulus olarak, çağdaş uygarlık alanı içinde yaşayacağız. Bu yaşama da ancak bilgiyle teknik ile olur.
Bilgi ve teknik nerede ise oradan alacağız. Ulusun her bir insanının kafasına
koyacağız. Bilgi ve teknik için başka bağ, başka koşul yoktur.” (Atatürk)“Şimdiye kadar ulusun beynini paslandıran, uyuşturan ve bu istekte
bulunanlar olmuştur. Herhalde zihinlerde bulunan boş inançlar, tümüyle
atılacaktır.
Ey MHP sen hala hangi ilke ve kavramlar peşindesin senin bir ilken varmı “ Bak ilke ve direniş neymiş
kısaca anlatayım 19. Yüzyılda devrimin odağı Batı Avrupa'da toplumsal
mücadelenin merkezini oluşturan işçi ve
emekçi sınıfı vardı bu müçadele sermaye
sınıfına karşı amansız yürütülen bir eşit paylaşım mücadelesiydi yani
kapitalizme karşı sosyalizm ve cağdaşlaşma hukukuğ üstünlüğü için yapılan hak mücadelesiydi sen şimdi kalkmış CHP üzerinden
ilkeler ve terörüstler diye kendi idolojinle ve secim meydanlarında söylediğin
sözlerle celişmektesin”.
Kapitalizmin
emperyalizm aşamasına yükseldiği 20. Yüzyılda devrim artık emperyalizme karşı verilmiş en geniş kapsamlı işçi ve
emekçi sınıfının birlikte verdiği mücadelenin bir ürünüidi. Bu anlamlı
devrimin odağı ise Avrupa'dan Asya'ya
kaydı. 19. Yüzyıl
Avrupası'nda sağ-sol ayrımı olarak
kapitalizme karşı devrim mücadelesi olarak belirlenmişti. 20.Yüzyılda ise sağ-sol ayrımı emperyalizm
ve yerli işbirlikçileri ile milli siyasal akımlar arasındaki saflaşma olarak
belirlendi. Artık Avrupa ve Kuzey Amerika gericiliğin yani sağın,
Asya-Afrika-Latin Amerika ise devrimin yani solun merkezi oldu. Lenin, çağı tanımlarken "İlerici Asya,
gerici Avrupa" diyordu. Devrimi ve Cağdaşlaşmayı böyle tanımlıyordu…
Bu yüzden vatan, millet, bağımsızlık, özgürlük, emek gibi
kavramlar 20. ve 21. Yüzyılın sol değerleridir. “ Sen bunları zaten
anlayamazsın “ Ancak bugün Türkiye'de
toplum sol-sağ kavramlarından farklı
şeyler anlıyor. Onun için sol-sağ
ayrımı yerine bağımsızlık, aydınlanma, özgürlük, emek gibi somut kavramları
kullanmak amaca daha iyi hizmet eder diyerk tüm değer yargılarını bütünlüğ
içerisinde taşıdığına inanıyot…
Vatansızlaşan
sogcıların % 70 ‘nin yüreği
ise şimdilerde ABD emperyalizminin
bombardıman uçaklarının başarısı için çarpıyor. Vatansızlaşma yolculuğu
varacağı yere vardı, karşıdevrimciliğe ise çoktan ulaştı oysa siz yılarca
bunlarlaaynı havayı soludunuz ve aynı catı altında birlikte oldunuz o zamanlar
ilkelerini ve hedefleriniz yokmuydu AKP nin her getirdiği yasaya neredeyse evet
dediniz siz aslında tireni 2007 genel seçimlerinden sonra 367 ‘i delerek bu gelişmelere zaten izin vermiştiniz bugün Ülkemizde
ayakta kalan tek bir ğüc var o da emek
ve işçi ğüçüdür bunları bugün
ülkemizde savunanlar ise sadece ve sadece sol örğütlerdir çünkü söz
konusu olan vatan ve Türk milletidir diğer taraftan ise tek parti var oda CHP dir, çünkü Kemalist Devrimlerle Laik CUMHURİYETİ kuran tek parti odur bu sistemden kurtuluşun tek adresi ise yine CHP dir bunu sakın aklından çıkarma ey
MHP…
Türkiye, Önder Mustaf Kemal ATATÜRKÜN ölümünden sonra 60 yıldır sekteye uğratılmış olan tam
bağımsızlığına ulaşmak için çabalarken bugün hedeflerini tuturamamış Milli Demokratik
Devrim aşamasındadır. Bu mevziye girmeyen ya da bu mevzide sağlam durmayan sağ
örgütler veya Partiler, elli yıllık da olsalar silinir giderler yada sonra
kendilerini emperyalizmin kucağında bulurlar tıpkı bugün AKP ‘nin orta doğu
politikasında oldugu gibi.
(Atatürk)20 yüzyıl başında Türk Milleti için bir gelecek inşa ederken Bütün bunları da Kemalist bir Devrimle yaparken Dünyada bir
çok örneği olmayan Devrimleri halkına armağan ederken, Aydınlanma Çağdaşlaşma
hukukun üstünlüğünü sosyal Devlet ilkelerini Laik CUMHURİYETTE inşa ederken siz bugün 21 yüzyılın bilgi ve
teknolojilerinde hangi ilkeler ve görüşlerden bahsedersiniz bugün biz aydın ve çağdaş
yurttaşlar olarak bize emanet edilen bu Laik CUMHURİYET’İ kollamak ve korumak
için hiç kimsenin şüphesi olmasın daima Tür milletinin yanında olacağız çünkü Buna en
büyük kaynak “Atatürk’ün Nutku”dur da
ondan. A.Berham ŞAHBUDAK… 20.06.2015
DEMOKRATİK KİTLE
ÖRGÜTLERİ BİRLİĞİ
PLATFORMU Genel Başkanı. A.Berham ŞAHBUDAK
PLATFORMU Genel Başkanı. A.Berham ŞAHBUDAK

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder