SİYASİ ELEŞTİRİ HAKKI
NEDİR!
Şiir, tiyatro, hikaye, roman, resim, heykel, film gibi bir
sanat veya düşünce eserinin, zayıf ve güçlü yönleri göz önünde bulundurularak
gerçek değerini belirleme amacıyla yapılan inceleme sonucunun anlatıldığı yazı
türüne “eleştiri (tenkit)”denir. Bir
kimsenin kendi eleştirisini yazarken ortaya koyduğu esere “otokritik”veya “öz eleştiri” denir.
Eleştirinin amacı, iyi ve güzel olan sanat yapıtının değerini
ortaya çıkarmak, sanatı iyi ve güzel olmayandan kurtarmak, kalıcı bir niteliğe
kavuşturmaktır. Sanatçıyı daha güzel, daha güçlü, daha olgun, daha başarılı
eserler yaratmaya teşvik etmektir. Okura, izleyiciye ve sanatçıya kılavuzluk
yapmaktır. Eleştirmen, hangi sanat eserini eleştirecekse o sanat dalının
gerektirdiği birikime sahip olmalıdır. Bu yüzden, eleştiri yazmak kolay bir iş
değildir. Eleştirmen; bir eseri veya kişiyi şekil, ruh, konu ve anlatım
bakımından inceler. Eleştirmen, eser hakkında okuyucuyu her yönden
bilgilendirir. Hem okura hem de eserin yazarına kendini geliştirmesi için yol
gösterir.
BİR SİYASİ
PARTİ NASIL OLMALIDIR!
DEVLETİ
KURAN CHP MİLLETİ MİLLET YAPAN CHP acımasızca eleştirilen yine CHP…? “İnsanların siyasi iktidarı ele geçirmek ve kullanmak amacıyla bir araya gelmeleri, lider etrafında toplanmaları ilk çağlardan beri görülen bir olgu olmakla birlikte yaygın ve sürekli örgütlere sahip partiler günümüze özgü bir yeniliktir. Modern devlet bir partiler devleti halini almıştır. Siyasi partilerin ortaya çıkması ile birlikte temsili demokraside siyasetin tayini, yönlendirilmesi ve yürütülmesi, temsilcilerden siyasi partilere geçmiştir. Temsilcilerin mensup oldukları partinin politikasına bağlı olması da, parti politikasına dayanlı demokratik sistemlerin bir gereğidir. Böylece siyasi partiler demokratik bir sistemin vazgeçilmez unsurları haline gelmiştir”.
“Seçim serbestliğinin gerçek
bir anlam taşıması seçmenlerin çeşitli politika tercihleri arasında serbest bir
seçme yapabilmelerine bağlıdır. Modern demokrasilerde bu tercihler siyasi
partiler tarafından oluşturulur. Aynı zamanda siyasi partiler demokrasiyi
yaşatan ve kalıcı kılan kuruluşlardır. Siyasi partiler, demokrasilerin tarihsel
süreçte uygulanabilir olmasını sağlayan en önemli kurumlardan biridir. Siyasi
partilerin modern anlamda ortaya çıkışları oldukça yeni kabul edilmekle
birlikte, bu kuruluşlar son derece hızlı bir gelişme göstererek, hemen hemen
bütün ülkelerde siyasi yaşamın temel unsurları ve başlıca dinamik güçleri
haline gelmişlerdir.”
“Yine siyasi partiler, gerek iktidar
ilişkilerinde gerekse karar alma sürecinin odak noktasında yer almaktadırlar.
Günümüzde partisiz rejimlere ancak siyasi modernleşme dışında kalmış bazı
geleneksel toplumlarda rastlanmakta, bu bakımdan modern siyasi sistemlerin
hepsinde partiler birinci derecede rol oynamaktadırlar. Siyasi partiler yolu
ile örgütlenme siyasi düşünce özgürlüklerinin doğal bir uzantısıdır.
Çünkü siyasi düşüncenin kendini kabul ettirebilmesinin ve taraftar
toplayabilmesinin en etkili yolu siyasi parti örgütlenmesidir. Siyasi partiler
aracılığı ile seçmen kitlesini oluşturan milyonlar, kendi amaçlarını formüle
etme ve karşı karşıya kaldıkları geniş meseleleri tartışma imkanı elde
etmişlerdir.
Böylece seçmen kitlesi en basit
anlamda, tutarlı eylem ve sorumlu politikalar elde etmelerine imkan sağlayan
bir aktarım aracına kavuşmuşlardır. Siyasi partiler bu aracılık görevini,
genelde seçim mekanizması ile gerçekleştirmektedirler. Demokrasilerde siyasi
partilerin vazgeçilmezliği kadar, seçimlerin varlığı da bir zorunluluktur.
Gerçekte, siyasi partiler ve seçimler, birbirini tamamlayan, birbirinden ayrı
düşünülemeyecek kavramlardır.” “Siyasi
partiler demokratik yönetimlerin ve bu nedenle seçimlerin başlıca öznesi olup
siyasi partisiz siyaset ve seçim yapmak olanaksız denilebilir”.
Siyasi partilerin bu önemi göz önünde
bulundurularak ülkeler siyasi partiler konusunda önemli düzenlemeler
yapmışlardır. Siyasi partilerin kuruluşları, kurucuları, organlarının oluşumu,
yönetim, hak ve yükümlülüklerine ilişkin kurallar, kapatılmaları, kaldırılması,
yasak eylem ve işlemler, Anayasa ve yasalarda yer alabildiği gibi siyasi parti
iç düzenlemelerinde de yer alabilmektedir.
Siyasi
partilere üye olabilme, siyasi parti kurabilme, siyasi etkinlikte bulunabilme,
gelir kaynakları ve giderler konusunda bir kısım özel kurallar
getirilebilmektedir.
Ayrıca uluslar arası kurallar
ışığında temel hak ve özgürlüklerden olan siyasi parti kurma ve siyasi
etkinlikte bulunma haklarının kısıtlanmaması asıl ise de ülkeler kendi ülke
bütünlüklerini, demokrasiyi ve kamu düzenini korumak için bir kısım kısıtlayıcı
kurallar getirebilmektedir. Bu kısıtlamalar demokratik hakları engelleme değil
demokratik hakların korunmasını sağlayan uygulamalar olarak savunulmaktadır.
Esasen tarihsel gelişimleri
bakımından siyasal partiler, hukuka ve anayasaya yabancı kurumlar olarak ortaya
çıkmışlar ve uzunca bir süre bu metajüridik özelliklerini
korumuşlardır. Bu gün bile birçok ülkede bu özelliğin izlerini görmek
mümkündür. Siyasal partiler kurumuna ilk kez anayasasında yer veren ve başta
Türkiye olmak üzere bir çok ülkenin tipik bir örnek seçtiği Federal Almanya’da
bile özel bir siyasal partiler yasasının çıkartılması Anayasa’nın yürürlüğe
girişinden ancak 18 yıl sonra gerçekleşebilmiştir.
Türkiye’de, 1961 Anayasa’sından bu
yana anayasal düzeyde siyasal partilere “demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez
unsurları” olarak kurumsal güvence getirilmiş, bunun yanında parti kurma,
partilere girme ve partilerden ayrılma hakkını bir sübjektif kamu hakkı olarak
düzenlenmiş, ayrıca Almanya’dan da önce Avrupa’da ilk kez 1965 yılında
ayrıntılı bir siyasal parti yasası çıkartılmıştır.
1961 – 1980 yılları arasındaki
dönemde Siyasi Partiler Hukuku açısından önemli değişiklikler olmuş; Nispi
Temsil Sisteminin kabul edilmesi ve ülkede yeni düşünce akımlarının
yeşermesiyle beraber parti sayısı artmış, bunlar arasındaki ideolojik
farklılaşma da belirginleşmiştir. Yani böylece Türkiye gerçek anlamda çok
partili sistemi yaşamaya başlamıştır.12 Eylül darbesinden sonra TBMM
kapatılmış ve siyasal parti faaliyetleri askıya alınmıştır.. Siyasal partilerin
hukuki statüsü 82 Anayasası’nda yeniden ve oldukça otoriter biçimde
düzenlenmiş; 24 Nisan 1983 tarihli ve 18027 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
2820 sayılı yeni Siyasi Partiler Kanunu bu alanı yeniden düzenlemiştir.
Ülkemizde siyasi partilerin güncel
sorunlarının temel sebebi, anayasal ve yasal düzenlemelerin eksikliği,
yetersizliği ya da çağdaş gelişmelere ayak uyduramaması değil, anayasal ve
yasal düzenlemelerin aşırı müdahaleci içerik ve yapısıdır. Bu anlamda Türk
Partiler Hukuku’nun temel sorunu, anayasal güvenceye ve gerekse siyasal parti
olgusunun doğasına ve iç dinamiğine uygun düşmeyen bir yoğunlukta olması ve bu
düzenlemelerdeki kısıtlayıcı boyutun, güvenceyi önemsiz kılacak bir ağırlık
taşımasıdır.
Ülkemizde siyasi partilerin güncel
sorunlarının temel sebebi, anayasal ve yasal düzenlemelerin eksikliği,
yetersizliği ya da çağdaş gelişmelere ayak uyduramaması değil, anayasal ve
yasal düzenlemelerin aşırı müdahaleci içerik ve yapısıdır. Bu anlamda Türk
Partiler Hukuku’nun temel sorunu, anayasal güvenceye ve gerekse siyasal parti
olgusunun doğasına ve iç dinamiğine uygun düşmeyen bir yoğunlukta olması ve bu
düzenlemelerdeki kısıtlayıcı boyutun, güvenceyi önemsiz kılacak bir ağırlık
taşımasıdır.
Temel anlamda sorunların kaynağı
yasal düzenlemeler olmakla birlikte, bu sorunların en önemlisi ve başta geleni
“parti içi demokrasi” sorunudur; diğer sorunlar ise “aday belirleme”, “üyelik
ve örgütlenme”, “gelirleri harcamaları ve devlet yardımları”, “siyasi partilere
yönelik yasaklar” olarak sıralanabilir.
Bu çalışmada ülkemizdeki siyasi
partilerin güncel sorunları ele alınmaktadır. Çalışmada öncelikle siyasi parti
kavramı, siyasi partilerin işlevleri ve yapısı üzerinde durulacak; daha sonra
ülkemizdeki siyasi partilerin gelişimi ve siyasi partiler hukukunun gelişimi
üzerinde durulacak olup, ardından yukarıda zikredilen sorunlar
yürürlükteki mevzuatla birlikte tek tek ele alınarak; mevcut sorunlara karşı
çözüm önerileri ifade edilecektir. Tüm yorum ve eleştirmenlere
saygılarımla A.Berham ŞAHBUDAK…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder