Toplumların,
en değerli varlıkları olan evlatların, geleceklerinin ümidi için çocuklarını
çağdaş ve modern bir eğitim için cağın gereği olan eğitim alması için ebe
beyinler evlatları için hayatları boyunca tüm fedakarlıkları yerine getirmek
için adeta ölüm kalım savaşı verirken “ 17 yıldır Cumhuriyeti yöneten AKP
zihniyeti MİLLİ EĞİTİMİ delik deşik ederek adeta ülkemiz geleceği olan
çocuklarımızı cağın dışına iterek geleceklerini çaldı böylece bir nesil cağın
dışına itti.
Yıllardır
AKP kendi geleceği için eğitim felsefe ve amaçları doğrultusunda, bir neslin
yetişmesine neden oldu özgürlük içinde, yüksek bir sorumluluk bilinciyle değil
sorgulamaktan uzak bir neslin biçimlendirerek, bilimsel düşünme gücüne sahip
üstün bir kişilik ve karakterde olması gereken çocuklar maalesef yurttaş yerine
kul vatandaşlar yetiştirme görevini, en kutsal mesele olarak gördü din dahil
insani değerlerden uzak nesil yetiştirildi eğitimde başarı ödülü olarak beş
metre beyaz kefene mahkum oldu!.
Öğretmenin
amacı milli, laik, demokratik ve çağdaş ilke ve değerler üzerinde yükselen
Cumhuriyetimizin sonsuza kadar daha hızlı bir tempo ile yücelmesi gerekirken
çocuklar dini esaslı temel oluşturuldu ve korunmasını özgür düşünceden uzak bir
nesil yetiştirmektir. “Peki 17 yıldır Türk anne-babalar, çocuklarının en üst
düzeyde ve nitelikli bir eğitim görebilmeleri için hiçbir özveriden kaçınmazken
neden bu gidişe ses yükseltmedi?.
Bu durum,
toplumumuz için mutluluktur ve geleceğe çok büyük ümitlerle ve güvenceyle
bakabilmemizin göstergesi mi yoksa bilinçsizliğin esiri mi. Bugün 21;yy bilgi
cağında gelişen bilim ve teknoloji sonucu sınıfta kalan bir genç neslin nasıl
bir felaketin beklediği hiç sorgulanmadı ve dünyadaki bilgi toplumu seviyesine
ulaşılan çağında, bireyler ve toplumlar, çeşitli uyum sorunlarıyla karşı
karşıya bırakıldı.
Günümüzde
insanın içinde yaşadığı topluma dengeli ve sağlıklı bir biçimde uyum sağlaması
ve yararlı toplum olabilmesi için başta öğrenmesi gereken davranışlar, kurallar
ve ilkeler de katlanarak büyük bir sorun olarak karşımızda durmakta.
Eğitim
yoluyla kazandırılması gereken davranışlar ise, 20 yıl öncesine göre, birkaç
kat artmıştır. İnsan, giderek karmaşık bir hal alan dünyamızda bütün teknolojik
kolaylıklara rağmen, bir yol göstericiye, çok daha fazla ihtiyaç duymaktadır.
Bu gelişme ve değişmelere paralel olarak eğitim kurumlarının görevleri de hem
değişmiş hem artmış hem de zorlaşmıştır.
Artık
eğitimin her kademesinde öğretmen unsurunun önemi, son 17 yıldır her fırsatta
değiştirilen MİLLİ EĞİTİM MÜFREDATLARI NEDENİYLE hiçbir yerinde tartışılmamaktadır.
Bundan
dolayı son 10 yıldır bu sorun daha da büyüyerek adeta bir kangrene dönmüş
durumdadır, gerek ulusal gerekse uluslararası toplantılarda öğretmenliğin
önemi, etkinliği, öğretmenin yetişme biçimi ve eğitiminin niteliği ve amacı
değil de AKP ’için sadece militan ize yetiştirilmek üzere hazırlanan müfredatı
hazırlanmakta oysa bu ülkemiz geleceği için tam bir felakettir bunun izlerini
bundan 96 yıl öncesine "yani “Cumhuriyetimizin kurucusu dünya dahisi ulu
önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 1919 başlattığı kuruluştan kurtuluşa giden 4
yıllık mücadelesi öncesindeki Osmanlı yönetiminin neden çöktüğünü göre
biliriz"!
"Çünkü
17 yıldır 96 yıllık cumhuriyet başta eğitim olmak üzere hemen her alanda tam
bir bataklığın eşiğinde “Osmanlının çöküşüne baktığımızda başta eğitim olmak
üzer Dinden uzaklaşarak Osmanlı yönetimlerinin kendi din anlayışı ve yüksek
oranda ahlak çöküntüsü yatmakta.
Oysa günümüz
şartlarına bakıldığın da gelişmiş ülkeler sanayi ve savunma değil gelecekleri
olan çocuklara yatırım yapmayı hedeflerken bizde Osmanlıyı tekrar nasıl
diriltiriz in hesapları yapılmakta. Hemen bütün ülkeler başta öğretmen olmak
üzere nitelikli bir eğitim ordusu yetiştirme konusunda yeni arayışlar
içindedir.
Öte yandan
AKP’nin yönetiminde olan çağdaş ve Modern Cumhuriyet eğitimde karanlığın hakim
olduğu bir orta cağa eğitimiyle karşı karşıya ülkemizde 17 yıldır iyi bir
eğitim veriliyor sözünün gerçeği doğruyu yansıtmadığı da tüm sınavlarda gelen
başarılardaki başka bir gerçektir.
“21;yy bilgi
ve teknoloji geleceğimiz için nerede ise oradan alacağız yerine ”Osmanlının
eğitimsizliği ve yönetimsel olarak çürümüşlüğü 17 yıldır AKP iktidarlarının ve
cemaatlerin tarikatların adeta yıllarca yol göstericisi oldu”. Bu gerçek,
dünyanın neresinde olursa olsun, bilgiden ve eğitimden uzak olduğumuzun da
tamamen kanıtı niteliğindedir.
Artık
eğitimin her kademesinde öğretmen unsurunun önemi, son 17 yıldır her fırsatta
değiştirilen MİLLİ EĞİTİM MÜFREDATLARI NEDENİYLE hiçbir yerinde
tartışılmamaktadır. Bundan dolayı son 10 yıldır bu sorun daha da büyüyerek
adeta bir kangrene dönmüş durumdadır, gerek ulusal gerekse uluslararası
toplantılarda öğretmenliğin önemi, etkinliği, öğretmenin yetişme biçimi ve
eğitiminin niteliği ve amacı değil de AKP ’için sadece militan ize yetiştirilmek
üzere hazırlanan müfredatı hazırlanmakta oysa bu ülkemiz geleceği için tam bir
felakettir bunun izlerini bundan 96 yıl öncesine baktığımız da Osmanlıda göre
biliriz!.
Çünkü
Osmanlının çöküşüne baktığımızda başta eğitim olmak üzer Dinden uzaklaşarak
Osmanlı yönetimlerinin kendi din anlayışı ve yüksek oranda ahlak çöküntüsü
yatmakta.
Oysa günümüz
şartlarına bakıldığın da gelişmiş ülkeler sanayi ve savunma değil gelecekleri
olan çocuklara yatırım yapmayı hedeflerken bizde Osmanlıyı tekrar nasıl diriltiriz
in hesapları yapılmakta. Hemen bütün ülkeler başta öğretmen olmak üzere
nitelikli bir eğitim ordusu yetiştirme konusunda yeni arayışlar içindedir.
Öte
yandan AKP’nin yönetiminde olan çağdaş ve Modern Cumhuriyet eğitimde karanlığın
hakim olduğu bir orta cağa eğitimiyle karşı karşıya ülkemizde 17 yıldır iyi bir
eğitim veriliyor sözünün gerçeği doğruyu yansıtmadığı da tüm sınavlarda gelen
başarılardaki başka bir gerçektir.
“21;yy bilgi
ve teknoloji geleceğimiz için nerede ise oradan alacağız yerine ”Osmanlının
eğitimsizliği ve yönetimsel olarak çürümüşlüğü 17 yıldır AKP iktidarlarının ve
cemaatlerin tarikatların adeta yıllarca yol göstericisi oldu”. Bu gerçek,
dünyanın neresinde olursa olsun, bilgiden ve eğitimden uzak olduğumuzun da
tamamen kanıtı niteliğindedir.
Günümüzde
yeni bilgi, teknoloji ve eğitim ortamları başka kültürlerle yozlaşmadan
uzlaşmayı da beraberinde getirmekte iken biz tüm kültürlere ve bilime uzak bir
içe kapanışla karşı karşıya bırakıldık. Bugün insanlığın sevgi, hoşgörü, adalet
gibi değerlerini yaşam biçimi haline getirmek, değişik ülke insanlarının
birbirlerini çok iyi anlayarak birlikte çalışmalarının ve aynı ortamda huzur ve
güven içinde yaşayabilmelerinin anahtarını olmuştur dil ve eğitim olması
kaçınılmaz olduğu gerçeği de gizlenemez.
Milli Eğitim
Hedefimiz, “Bilgi ve İleri Teknoloji derken 17 yıldır verilen eğitim ve Toplumu
Çağının,“İletişim Çağının ve yükselen uygarlığın seçkin bir toplumdan uzak
sınıfların mescitlere dönüştürüldüğünün gerçeğidir. Hemen her okulda mutlaka
bir mescitti olduğu 21;yy bilginin ve teknolojinin hakim olduğu bu bilgi
cağında yurt içinde ve dışında aynı durmadan. “Bilgi” ve “Sevgi” ise anahtar
sözcükler olarak her yazımızda sıkça yer bulmakta.
Cumhuriyette
aydın ve çağdaş yurttaş olmanın gereği ülkemiz ve milletimizin geleceği için
çağdaş ve modern ülkemizin gelişmiş dünya ülkeleri seviyesine ulaşmanın yolu
cağın gereği olan çağdaş eğitimin geleceğimiz olan çocuklarımıza siyasi gelecek
için değil ülkemiz geleceği için mücadele edile bilecek seviyeye taşınması için
olması gerdiğini çağdaş bir eğitim olduğunu her fırsatta vurgulamaktır. Ali
Berham ŞAHBUDAK…

3 yorum:
17 YILDIR AKP İKTİDARLARININ EĞİTİMDE TARTTIĞI KAOS!
Toplumların, en değerli varlıkları olan evlatların, geleceklerinin ümidi için çocuklarını çağdaş ve modern bir eğitim için cağın gereği olan eğitim alması için ebe beyinler evlatları için hayatları boyunca tüm fedakarlıkları yerine getirmek için adeta ölüm kalım savaşı verirken “ 17 yıldır Cumhuriyeti yöneten AKP zihniyeti MİLLİ EĞİTİMİ delik deşik ederek adeta ülkemiz geleceği olan çocuklarımızı cağın dışına iterek geleceklerini çaldı böylece bir nesil cağın dışına itti.
Yıllardır AKP kendi geleceği için eğitim felsefe ve amaçları doğrultusunda, bir neslin yetişmesine neden oldu özgürlük içinde, yüksek bir sorumluluk bilinciyle değil sorgulamaktan uzak bir neslin biçimlendirerek, bilimsel düşünme gücüne sahip üstün bir kişilik ve karakterde olması gereken çocuklar maalesef yurttaş yerine kul vatandaşlar yetiştirme görevini, en kutsal mesele olarak gördü din dahil insani değerlerden uzak nesil yetiştirildi eğitimde başarı ödülü olarak beş metre beyaz kefene mahkum oldu!.
Öğretmenin amacı milli, laik, demokratik ve çağdaş ilke ve değerler üzerinde yükselen Cumhuriyetimizin sonsuza kadar daha hızlı bir tempo ile yücelmesi gerekirken çocuklar dini esaslı temel oluşturuldu ve korunmasını özgür düşünceden uzak bir nesil yetiştirmektir. “Peki 17 yıldır Türk anne-babalar, çocuklarının en üst düzeyde ve nitelikli bir eğitim görebilmeleri için hiçbir özveriden kaçınmazken neden bu gidişe ses yükseltmedi?.
Bu durum, toplumumuz için mutluluktur ve geleceğe çok büyük ümitlerle ve güvenceyle bakabilmemizin göstergesi mi yoksa bilinçsizliğin esiri mi. Bugün 21;yy bilgi cağında gelişen bilim ve teknoloji sonucu sınıfta kalan bir genç neslin nasıl bir felaketin beklediği hiç sorgulanmadı ve dünyadaki bilgi toplumu seviyesine ulaşılan çağında, bireyler ve toplumlar, çeşitli uyum sorunlarıyla karşı karşıya bırakıldı.
Günümüzde insanın içinde yaşadığı topluma dengeli ve sağlıklı bir biçimde uyum sağlaması ve yararlı toplum olabilmesi için başta öğrenmesi gereken davranışlar, kurallar ve ilkeler de katlanarak büyük bir sorun olarak karşımızda durmakta.
Eğitim yoluyla kazandırılması gereken davranışlar ise, 20 yıl öncesine göre, birkaç kat artmıştır. İnsan, giderek karmaşık bir hal alan dünyamızda bütün teknolojik kolaylıklara rağmen, bir yol göstericiye, çok daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Bu gelişme ve değişmelere paralel olarak eğitim kurumlarının görevleri de hem değişmiş hem artmış hem de zorlaşmıştır.
Artık eğitimin her kademesinde öğretmen unsurunun önemi, son 17 yıldır her fırsatta değiştirilen MİLLİ EĞİTİM MÜFREDATLARI NEDENİYLE hiçbir yerinde tartışılmamaktadır.
Bundan dolayı son 10 yıldır bu sorun daha da büyüyerek adeta bir kangrene dönmüş durumdadır, gerek ulusal gerekse uluslararası toplantılarda öğretmenliğin önemi, etkinliği, öğretmenin yetişme biçimi ve eğitiminin niteliği ve amacı değil de AKP ’için sadece militan ize yetiştirilmek üzere hazırlanan müfredatı hazırlanmakta oysa bu ülkemiz geleceği için tam bir felakettir bunun izlerini bundan 96 yıl öncesine "yani “Cumhuriyetimizin kurucusu dünya dahisi ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 1919 başlattığı kuruluştan kurtuluşa giden 4 yıllık mücadelesi öncesindeki Osmanlı yönetiminin neden çöktüğünü göre biliriz"!
"Çünkü 17 yıldır 96 yıllık cumhuriyet başta eğitim olmak üzere hemen her alanda tam bir bataklığın eşiğinde “Osmanlının çöküşüne baktığımızda başta eğitim olmak üzer Dinden uzaklaşarak Osmanlı yönetimlerinin kendi din anlayışı ve yüksek oranda ahlak çöküntüsü yatmakta.
Oysa günümüz şartlarına bakıldığın da gelişmiş ülkeler sanayi ve savunma değil gelecekleri olan çocuklara yatırım yapmayı hedeflerken bizde Osmanlıyı tekrar nasıl diriltiriz in hesapları yapılmakta. Hemen bütün ülkeler başta öğretmen olmak üzere nitelikli bir eğitim ordusu yetiştirme konusunda yeni arayışlar içindedir.
Öte yandan AKP’nin yönetiminde olan çağdaş ve Modern Cumhuriyet eğitimde karanlığın hakim olduğu bir orta cağa eğitimiyle karşı karşıya ülkemizde 17 yıldır iyi bir eğitim veriliyor sözünün gerçeği doğruyu yansıtmadığı da tüm sınavlarda gelen başarılardaki başka bir gerçektir.
“21;yy bilgi ve teknoloji geleceğimiz için nerede ise oradan alacağız yerine ”Osmanlının eğitimsizliği ve yönetimsel olarak çürümüşlüğü 17 yıldır AKP iktidarlarının ve cemaatlerin tarikatların adeta yıllarca yol göstericisi oldu”. Bu gerçek, dünyanın neresinde olursa olsun, bilgiden ve eğitimden uzak olduğumuzun da tamamen kanıtı niteliğindedir.
Artık eğitimin her kademesinde öğretmen unsurunun önemi, son 17 yıldır her fırsatta değiştirilen MİLLİ EĞİTİM MÜFREDATLARI NEDENİYLE hiçbir yerinde tartışılmamaktadır. Bundan dolayı son 10 yıldır bu sorun daha da büyüyerek adeta bir kangrene dönmüş durumdadır, gerek ulusal gerekse uluslararası toplantılarda öğretmenliğin önemi, etkinliği, öğretmenin yetişme biçimi ve eğitiminin niteliği ve amacı değil de AKP ’için sadece militan ize yetiştirilmek üzere hazırlanan müfredatı hazırlanmakta oysa bu ülkemiz geleceği için tam bir felakettir bunun izlerini bundan 96 yıl öncesine baktığımız da Osmanlıda göre biliriz!.
Çünkü Osmanlının çöküşüne baktığımızda başta eğitim olmak üzer Dinden uzaklaşarak Osmanlı yönetimlerinin kendi din anlayışı ve yüksek oranda ahlak çöküntüsü yatmakta.
Oysa günümüz şartlarına bakıldığın da gelişmiş ülkeler sanayi ve savunma değil gelecekleri olan çocuklara yatırım yapmayı hedeflerken bizde Osmanlıyı tekrar nasıl diriltiriz in hesapları yapılmakta. Hemen bütün ülkeler başta öğretmen olmak üzere nitelikli bir eğitim ordusu yetiştirme konusunda yeni arayışlar içindedir. Öte yandan AKP’nin yönetiminde olan çağdaş ve Modern Cumhuriyet eğitimde karanlığın hakim olduğu bir orta cağa eğitimiyle karşı karşıya ülkemizde 17 yıldır iyi bir eğitim veriliyor sözünün gerçeği doğruyu yansıtmadığı da tüm sınavlarda gelen başarılardaki başka bir gerçektir.
“21;yy bilgi ve teknoloji geleceğimiz için nerede ise oradan alacağız yerine ”Osmanlının eğitimsizliği ve yönetimsel olarak çürümüşlüğü 17 yıldır AKP iktidarlarının ve cemaatlerin tarikatların adeta yıllarca yol göstericisi oldu”. Bu gerçek, dünyanın neresinde olursa olsun, bilgiden ve eğitimden uzak olduğumuzun da tamamen kanıtı niteliğindedir.
Günümüzde yeni bilgi, teknoloji ve eğitim ortamları başka kültürlerle yozlaşmadan uzlaşmayı da beraberinde getirmekte iken biz tüm kültürlere ve bilime uzak bir içe kapanışla karşı karşıya bırakıldık. Bugün insanlığın sevgi, hoşgörü, adalet gibi değerlerini yaşam biçimi haline getirmek, değişik ülke insanlarının birbirlerini çok iyi anlayarak birlikte çalışmalarının ve aynı ortamda huzur ve güven içinde yaşayabilmelerinin anahtarını olmuştur dil ve eğitim olması kaçınılmaz olduğu gerçeği de gizlenemez.
Milli Eğitim Hedefimiz, “Bilgi ve İleri Teknoloji derken 17 yıldır verilen eğitim ve Toplumu Çağının,“İletişim Çağının ve yükselen uygarlığın seçkin bir toplumdan uzak sınıfların mescitlere dönüştürüldüğünün gerçeğidir. Hemen her okulda mutlaka bir mescitti olduğu 21;yy bilginin ve teknolojinin hakim olduğu bu bilgi cağında yurt içinde ve dışında aynı durmadan. “Bilgi” ve “Sevgi” ise anahtar sözcükler olarak her yazımızda sıkça yer bulmakta.
Cumhuriyette aydın ve çağdaş yurttaş olmanın gereği ülkemiz ve milletimizin geleceği için çağdaş ve modern ülkemizin gelişmiş dünya ülkeleri seviyesine ulaşmanın yolu cağın gereği olan çağdaş eğitimin geleceğimiz olan çocuklarımıza siyasi gelecek için değil ülkemiz geleceği için mücadele edile bilecek seviyeye taşınması için olması gerdiğini çağdaş bir eğitim olduğunu her fırsatta vurgulamaktır. Ali Berham ŞAHBUDAK…
Yorum Gönder