29 Aralık 2019 Pazar

İşte Yerli Ve Milli Otomobil !!! HADİ HAYIRLISI!


İşte Yerli  Ve Milli Otomobil !!! HADİ HAYIRLISI!
"Yerli" ve "Milli" kelimeleri özellikle Mavi Marmara olayıyla beraber günümüzde sıkça kullanılmaya başladı ve Google aramalarına baktığımızdan 2014’ten bu yana da gittikçe yükselen şekilde aranılan kelimeler olmuş durumda.
"Yerli" ve "Millî" kısaca “Türk Malı” logosuna bir alternatif olarak “Yerli Üretim” logosu yerli üretim ürün etiketlerine eklendi.
“Yüzde 100 yerli, yüzde 100 milli maneviyatçı bir doktrin”olarak tanımlandığı “Türk Milleti, kendi milli tarihini, örf, adet ve ananelerini kendi milli hasletlerini dikkate alan, modern ilmi ve tekniği önder alan yüzde yüz yerli ve milli bir idare sistemi kurmalıdır” diyen Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti kurduktan sonra Tüm milli fabrikaları kurarak demiştir.
Yerli ve milli bir süredir beraber kullanılsa da ayrı ayrı anlamları da önem taşıyor. Yerli; malın fiziki olarak Türkiye’de üretilmesi anlamına geliyor. Anlamını biraz daha açarsak Türk tasarımcı, mühendis, işçiler tarafından üretildiğini çıkarabiliriz.
Milli ise çıkışı itibariyle “milli sporcu” deyimindeki gibi Türkiyeyi temsil eden anlamına geliyor. 
Milli ürün tanımının anlamını açtığımızda, sahibinin Türkiye olması, o mala bakıldığında Türkiye'nin akla gelmesi, malın fonksiyonlarının çalışır lığının tamamen Türkiye'nin garantisinde olması, malın üretme üretmeme kararının tamamen Türklere ait olduğunu çıkarabiliyoruz.
Yani ürünün anahtarının kimde olduğuna göre şekillenen bir tanımdan bahsedebiliriz. Dolayısıyla yerli olmamak dışarıya bağımlı olma anlamına gelirken, milli olmamak da, anahtarın sahibinin başkasında olmasında hareketle, dışarıya bağımlı olma anlamına gelmektedir.
Bir de tersten bakalım. Bir cihaz bir Çin firması tarafından Çin’de Çinliler tarafından tasarlanmış, yazılımları Çin’de üretilmiş ama fiziksel üretimi Türkiye’de yapılmış olsun. Bu durumda bu cihazın yerli olup olmadığı da önemli bir tartışma konusu olacaktır. Maalesef bu şekilde bir truva atı yöntemi ile binlerce dolara satılan Çin ürünleri Türkiye’de yerli malı belgesi alabilmektedir”.
Türkiye’deki yerli malı belgesi mevzuatı, kabaca, malın üretim maliyetlerinde yerli katkıyı ölçen bir yerlilik oranı hesabına dayanıyor. Bu mevzuatta tasarım, yazılım ve üretim aşamasındaki diğer fikri mülkiyet hesaba katılmadığında (yabancı üreticinin işine gelmediği için) Türkiye’de sadece montajı yapılan bir ürün kolayca yerli olabiliyor.
Yine bir ikilem de tamamen Türkiye’de üretilen ama esasen fikrî mülkiyeti yurt dışından alınmış yani lisans-lanmış olan ürünlerde ortaya çıkıyor. Örneğin Atak helikopteri esasen İtalyan tasarımı iken, kritik yazılımları, kritik yükleri dahil olmak üzere Türkiye’de üretiliyor. Motor gibi bazı önemli bileşenleri ise halen ithal ediliyor. 
Buna rağmen bu ürün için tüm yazılımına, satın alınmış da olsa tasarımına ve üretme/satma haklarına sahip olabildiğimiz durumda bu ürünün milli olmasından söz edebilir miyiz bunu cevabını da yine ilerleyen günlerde Türk halkı vermeli!.
PEKİ, ÇOK BÜYÜK BİR ŞÖLENLE AÇIKLANAN BU YENİ YERLİ OTOMOBİLİMİZE BİR BAKALIM!

“Çünkü AKP iktidarlarının en büyük kamuoyunu aldattıkları istismar ettikleri alan olmayan uçakları ve arabaları yıllardır milli olarak her seçimde secim kampanyası yaparak milli ve yerli uçak havada araba karada diyerek her seçimde vilbortları süslediği de ayrı bir gerçek”!

“O nedenledir ki yıllardır  “ AKP zihniyetini siyasetini tanıyan her yurttaş bu milli otomobilde şüpheyle bakmasına neden oluyor? Cumhuriyetle kazanılmış ne kadar milli ve yerli ne kadar fabrika varsa yandaşa ve aile yakınlarına çok düşük bedellerle sattığı için yerli ve milli sözü biraz havada kalmakta!

Gündemin baş konusu milli otomobil… İşin teknik yanından anlamam. Zaten arabam yok, hatta ehliyetim bile yok! Toplu taşıma araçlarının kullanılmasını savunuyorum. Deniz ulaşımının toplam ulaşım içindeki payının artması gerektiğini düşünüyorum.

Deniz ulaşımı deyince, Kanal İstanbul’u desteklediğim sanılmasın elbette… 
Kaldı ki Kanal İstanbul bir ulaşım projesi değil, bir rant projesidir. ÇED Raporu’ndaki gelir kalemlerinin en başına “gayrimenkul geliri” yazılması bile bunun göstergesidir. Cumhuriyet’te konunun güvenlik boyutunu da yazdım:

Kanal İstanbul: Karadeniz'e NATO yoluMilli otomobil de olmalı, uçak da olmalı!

Gelelim Milli Otomobile!Baştan belirteyim: Kategorik olarak milli otomobil destekçisiyim. 
Tıpkı milli gemiyi desteklediğim gibi ki bir Makine mühendisi olarak bu büyük projenin çok küçük bir parçası olmanın gururunu da yaşadım. Milli uçağımız da olmalı. Milli füze savunma sistemimiz de olmalı. Teknoloji transferi sağladığı için o yolu açacak S-400 alımını da destekledim.

Diğer yandan “milli otomobil ”in ne kadar milli olduğu konusuna da çok takılmıyorum.
Nitekim yüzde yüz millilik artık pek söz konusu değil. Genel bakışım, yerlilik oranının mümkün olduğu kadar artırılmasının esas alındığı bir anlayışın, yan sanayiye de katkı yapacağı ve toplamda içeriye daha çok gelir bırakacağı şeklinde…

Milli tarımı-sanayiyi koruma sorunu Evet, milli otomobil yapmak önemli. Fakat yerli ve milli kurumlarımızı korumak da önemli. Tam bu günlerde TEMSA’nın  konkordato ilan etmesi, Kamil Koç otobüs şirketinin Almanlara satılması acı…

Evet, milli otomobil yapmak önemli. Fakat daha önemlisi milli stratejik kurumları (örneğin Tele kom) özelleştirmemek tir, yabancılara satmamaktır! Evet, milli otomobil yapmak önemli. Fakat daha önemlisi Tank Palet fabrikası gibi askeri fabrikalarımızın işletmesini Katar ortaklı özel şirketlere devretmem-ektir!
Evet, milli otomobil yapmak önemli.

Fakat Cargillere karşı milli tarımımızı korumak daha da önemli! Makam araçlarını millileştirme 18 yılda her şeyi özelleştiren, yabancılaştıran; satılacak bir şey kalmayınca artık toprakları satmaya başlayan bir hükümetin “milli otomobil” takıntısı haliyle çoğunuza samimi gelmiyor…

Hatta çoğunuz için AKP’nin “milli otomobil” projesi, iç politikadaki zayıflamasını durdurmaya yönelik bir propaganda işi gibi geliyor… Konuyla ilgili kararnamedeki 22 miyar TL’lik yatırımın süresinin 13 yıl olduğu, bu sürede gerçekleştirilememesi halinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bu sürenin yarısı kadar ek süre vereceği gibi ifadeler de, asıl hedef konusunda kafaları karıştırıyor.

SONUCU OLARAK:

Türk Milleti olarak da hep birlikte göreceğiz…
Bitirirken şunu belirtelim: Kamuda 115 bin makam aracı varCumhurbaşkanından başlayarak herkes o çok pahalı makam araçlarını milli otomobille değiştirirse, bu bile ülkemiz için büyük bir para kaybından kurtulmak demektir…

Görüldüğü üzere söz konusu bir sistem olunca "yerli ve millî" tanımı oldukça karmaşık hâle gelebiliyor. Zaman zaman birbirine çok yaklaşabiliyor, hatta birbirinin yerine kullanılabiliyor. Teşvik, kamu alımları ve tüketici tercihlerinin yerli ve millî ürünlere kaydığı bu dönemde, bu sıfatların tanımlanması için daha basit ama net kurallara sahip olmak gerekli.
Bu kurallara sahip olmak da yetmiyor. Uygulanması esnasında da Truva atı uygulamalara izin vermeyecek netlikte yönetmelikler gerekiyor.  2019 ‘u da böylelikle bu son yazımızı paylaşarak da kapatmış oluyoruz! Ali Berham ŞAHBUDAK...  28 /12 / 2019…

Hiç yorum yok:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ: İFTAR SOFRASINDAKİ AYDINLIK VE KARANLIK? Bugün önümüze düşen o fotoğraflar, aslında bizlere görünü nenin çok...