#Türkiye’de‘bu kafalar"8 yılın sonun da en etkin uygulamalarını bu kez ’de tüm Türk milletine ait "TRT aracılığı ‘ile kamuoyuna servis ettiler ve saatlerce propagandasını yaptılar! Adeta "Laik ve çağdaş eğitimi bitirdik dercesine!
Coranavüris (COVİD-19) Salgınları
nedeniyle tatil edilen okullar bugün uzaktan eğitime geçti! TRT TV aracılığı
ile dersler verilmeye başlandı bilinçli olarak ilk ders "bir türbanlı
öğretmen tarafından sunuldu".. Aslın da bu bir mesajdı! O mesaj laik
eğitime son verildiğinin mesajıydı.
En
büyük mesaj ise “Merhum Adnan Menderesin İdam edilişinin çizgi film olarak
çocuklara iletilmesiydi! AKP, yine bu olan günde ulusal eğitimi istismar
ederek kendi cihatçı eğitiminin siyasi propagandasını yapıyor olmasıydı! #Laik, çağdaş,
bilimsel eğitime son darbe vurduğunu böylece kamuoyuna atmanın her yolunu
kullanırım mesajıydı!
#Atatürk’ün çıkarıldığı, laiklik
bölümlerinin ya derslerde daraltıldığı ya da tamamen çıkarıldığı laik eğitim,
sistemi tamamen “cihatçı ve İslam temelli “derslere geçildiği tüm çıplaklığıyla
TR de kendini göstermiş oldu yaptığı yayınlarla, bu aslında laik ve bilimsel
eğitime meydan okumasıydı. M.E Bakanlığının yeni TV ders yayınları ve okullarda
ki durumu özetlemeye yetiyor ve yıllardır MEB kimlerin elinde olduğunun da en
önemli kanıtıdır.!
M.E Bakanı bu tepkiler üzerine bir basın açıklaması yaparak
yaşanan bu skandal görüntüler için kamuoyundan özür diledi. Ancak bu özür
kabahatin den çok daha büyüktü! Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) daha önce kademeli
olarak uygulanacağını duyurduğu uzaktan eğitim sistemini tekrar gözden
geçireceğini açıklayarak, bir daha böyle olumsuzluklarla karşılaşılmayacağını
belirtti.
#Tamamen bilimsel çalışma ilkelerinden uzak, yandaşlık ve eğitimi
dinselleştirme üzerine kurulan bir sistemle hazırlanan bu program sosyal
medyada da büyük tepkiye neden oldu. Muhalefet, yeni müfredatta güncel siyasi
meselelerin ders kapsamlarına alındığını, 15 Temmuz konularının neredeyse tüm
derslere doğrudan veya dolaylı olarak eklendiğini belirtiyor ve iktidarın
faaliyetlerinin anlatılmasının önü açıldığını vurguluyor.
#Geçen hafta kamuoyu ile paylaşılan Grup Eğitim Danışmanı Ali
Taştan ile Grup Başkanvekili Şafak Akça tarafından hazırlanan CHP’nin “Öğretim
Programları Değerlendirmesinde ise şu ifadelere yer verilmişti;
Yeni müfredatta “Din Kültürü
ve Ahlak Bilgisi” öğretim programı, evvelki programlardan daha mezhepçi
ve daha ümmetçi bir anlayışla hazırlanmış olduğu görünmektedir denildi.
Sözgelimi ‘cihat’ bir ibadet olarak programa konulmuş. Yani cihat, yeni
programa göre tıpkı namaz gibi, oruç gibi bir ibadet olarak görülmektedir. Yeni
programda laiklikle ilgili hiçbir konu kendine yer bulamamıştır.
#Oysa Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
dersinin temel amaçlarından biri öğrencilere laiklik düşüncesinin öğretmektir.
#Türk Dili ve Edebiyatı programında Atatürk’e devrimlerine ve
toplumun harcı olan laikliğe yer verilmemiştir. Evrim teorisinin programdan
çıkartılmış olması çok büyük bir yanılgıdır ve yine bilimin çok gerisinde
kalınmaktadır. 15 Temmuz, programa alınmış ve tür serbest olmak üzere
öğrencilere bir kompozisyon yazdırılması istenmiştir. Programda ne Çanakkale
Savaşı ne de Kurtuluş Savaşı geçmektedir. Yeni programa göre sanki Atatürk hiç
var olmamış, Kurtuluş Savaşı yaşanmamıştır.
#Yeni program Atatürk’ü ve yaptıklarını hayatımızdan çıkarma programıdır.
MEB’in piyasadan ve iş dünyasından gelen talepleri göz önüne aldığı fakat
toplumdan gelen demokrasi, laiklik, fikir ve ifade özgürlüğü, din ve vicdan
özgürlüğü gibi, toplumu söz konusu iktisadi hedeflere de taşıyacak olan temel
demokratik değerleri göz önüne almadığı gözlenmiştir.
#Kamuoyuna yansıdığı
şekilde; evrim teorisi gibi bilimsel ve uluslararası alanda çağdaş bir eğitim
gereğini sansürleyen çağdaşlıktan uzak birkaç devletten biri haline gelmemiz,
evrimin çocukların düzeyine uygun olmadığı söylemine rağmen cihat kavramının
programa girmesi gibi olgular MEB’in hangi bilimsel ve uluslararası kaynakları
baz aldığını sorgulanmalıdır:
SONUCU OLARAK : #Laik eğitim devletlerin geleceğidir!
#Demokratik eğitim,
demokrasinin ilke ve kurallarının, insan haklarının, yaşatılarak öğretildiği
eğitimdir. Demokratik eğitimin hedefi, bağımsız, dünyaya bakışında eleştirel ve
çözümleyici olan ve demokrasinin kuralları ile uygulamalarını derinlemesine
bilen yurttaşlar yetiştirmektir. #Demokratik eğitimin olmazsa olmazı
laikliktir, bu nedenle eğitim sisteminde görev yapan herkesin laikliğin temel
ilkelerine uygun davranış göstermeleri gerekir.
Laik
eğitim, din etkisinden kurtulmuş olan, bireylerin dinsel inançlarına herhangi
bir biçimde karışmayan ve öğretim
kurumlarındaki çalışmalar ile din işlerini birbirinden ayrı tutan eğitime
denir. Laik eğitim; dogmatik değil, akılcı ve bilimsel
olan eğitimdir. Okullarda hiçbir dinin ya da mezhebin kurallarının zorunlu olarak
okutulmadığı eğitimdir.
#Laik eğitim;
bağnaz olmayan, özgür düşünceli insanlar yetiştirmeyi hedeflediğinden,
demokratik düzenin olmazsa olmazıdır. Laik eğitim, yalnızca din eğitim ve
öğretiminin yapılıp yapılmamasıyla sınırlandırılamayacağından, aynı zamanda
eğitim programlarının ve ders içeriklerinin bilimsel ilkelere dayandığı
yöneticilerin ve öğretmenlerin objektif davranışlar gösterdiği eğitimdir de. #Öncelikle Avrupa ülkeleri ve Amerika’da oluşan modern eğitim
sistemlerinin ortaya çıkmasında; toplumsal, ekonomik, bilimsel ve teknolojik,
politik değişimler etkili olmuştur.
Modern
eğitim sistemi; günümde gelişmiş ülkelerde uygulanan okul öncesi, ilköğretim,
yükseköğretim ve sürekli eğitim üzerine kurulu, eğitim sistemidir. Eğitim
sistemlerinin, ekonomik, siyasi, dini ve kültürel kurumlara göre şekillendiği
düşünüldüğünde, modern eğitim sistemlerinin günümüzdeki halini alması bir hayli
zor olmuştur.
#Modern eğitimle beraber;
merkezi bir eğitim yönetimi kurulmuş, eğitim zorunlu hale getirilmiş, öğretmen
yetiştirme-öğretmen maaşlarının verilmesi-diplomaların tanınması
kurumsallaşmış, okullar devlet tarafından sıkı denetlenmiş ve devlet tarafından
eğitime sıkı bir teftiş sistemi getirilmiştir. Zaten ilköğretimin zorunlu
olması artık tartışmasız bir gerçekliktir.
Modern eğitim
sistemlerinin geldiği son noktada kız ve erkek lisesi ayrımları ortadan
kalkmakta, diğer taraftan liselerdeki program ve dal farklılıkları en aza
indirilmektedir. Dini ve kültürel nedenlerle kızların okula gönderilmemeleri de
modern eğitim sistemlerinin aştığı bir problemdir.
#Modern eğitim sistemlerinin en önemli
özelliği olan Fransa’da yeşermiş olan Laik eğitim sisteminde bireylerde
bulunması gereken özellikler şu şekildedir: ’Öğrencileri
katı görüşlerden, bağnazlıktan uzak tutan okullar, öğrencilere nesnel
davranmanın gereğini kavratır, örneğini verir. Laik eğitim, bilimsel olduğundan
bilim de kuşkucu olduğundan, bu sistemde öğretmenler bulguları her zaman
sınamak zorundadır. Öğrencilere, toplumun ve insanın tanıtıldığı okullarda
zorunlu din eğimi de yer alamaz.’
Devlet
yönetiminde ve eğitim sisteminde laikliğin hâkim kılınması, laiklikten ödün
verilmemesi, öncelikle devletin geleceği, sonra toplumun birliği ve
beraberliği, bireyin yaşamı için hayati bir önem taşımaktadır. #En önemlisi demokrasinin daha iyi
işlemesi için gereklidir. Modern
eğitim sistemlerinde laik eğitim şu şekildedir: İlgili
yasalar uygulanmalı, eğitim modern eğitim sistemlerine göre
şekillendirilmelidir.
#Laik eğitimden
sapmaları engellemek adına denetim sistemi etkin olarak işletilmeli,
öğrencilerin çağdaş, özgür, laik düşünceye sahip, üretici, yaratıcı ve yapıcı
olmaları sağlanmalıdır. Yasalara saygılı, kendi hak ve özgürlüklerini bilen ve
savunabilen bireyler yetiştirilmeli, eğitim programları laik eğitim
çerçevesinde oluşturulmalıdır.
#Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersleri
seçmeli olmalı, bu dersin içeriği Ahlak Bilgisine ağırlık verecek şekilde yeniden
belirlenmelidir. Din adamı, sadece yükseköğretim düzeyinde yetiştirilmelidir.
Özel okullar, dershaneler ve vakıflarda verilen eğitim öğretim sürekli
denetlenmeli, demokratik ve laik eğitim konusunda bilimsel araştırmalar
yapılmalıdır.
#Diyanet
İşleri Başkanlığı, vergi veren her yurttaşa eşit hizmet sunmalıdır. Laik eğitime uygun olmayan kitaplar öğrencilere
önerilmemelidir. Milli Eğitim Bakanlığının yayın ve kitaplarla ilgili
politikaları laik eğitim bağlamında gözden geçirilmelidir. Ali Berham
ŞAHBUDAK….


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder