Sivas Madımak Katliamı 27; yılında yine milyonlar
olarak bugün Ankara olmak üzere Sivas İstanbul İzmir ve birçok büyük illerden”
bu insanlık sucu katliamını kınamak için" covid-19 Pandemi salgını
nedeniyle Sivas Merkeze kısıtlı olarak gidilse de! Tüm dünyada bulunan T.C.
Devleti yurttaşları ve ülkemizde ki Çağdaşlaşmayı ve Özgürlüğü Adaleti Hukukun
üstünlüğünü kendine rehber edinmiş milyonların kalplerinde bir kez daha bu
insanlık sucu lanetlendi…
Kısaca Cumhuriyet şehri Sivas’ta
neler yaşandı 1993 ‘ de Sivas Katliamı veya diğer bir anlamıyla çağımızın yüz karası
Madımak Katliamı! "ya da Sivas Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde
Sivas'ta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilmiş olan Pir
Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Sivas ta bulunan Madımak Otelinin yakılması
ve çoğunluğu Alevi yurttaşlardan oluşan 35 aydın yazar, ozan, şair ve düşünür
ile 2 otel çalışanının ‘da bu ırkçı ve gericiler faşist yobazlar tarafından
katledilmiş olmamalarıdır “ya da dumandan boğularak hayatlarını kaybeden 35
aydınla sonuçlanan bir çağ dışı katliamdır.
Demokratik,
çağdaş ve laiklikten hukuk Devleti olan ülkemizde Alev aydın yurttaşlar 20;
yy bilgi cağında maalesef #insanlık adına işlenmiş en acı ve en aşağılık bir
katliamıdır Sivas madımak katliamı! 1993 yılında Madımak’ da ki bu katliam
bilindiği gibi Maraş da Corum da 1978’li yıllarda yaşanmıştı katliamlarda
farklı değildir yüzlerce aydın çağdaş alevi aydın yurttaşlarımız ırkçı faşist
şoven beyinsizlere hamile kadınlarımızı dahil vahşice katledilmişlerdir".
Bu ve
benzeri katliamların önünün kesile bilmesi için sözde yöneticiler din adına
ırkçılık adına milliyetçilik adına ayrım yapmaksızın ülkemizde yaşayan Aydın
Çağdaş yurtsever T.C. Devletini Aydın ve çağdaş yurttaşları alçakça ırkçı
faşistlerce katledilmişlerdir “ Tıpkı bugün sınır komşularımızda ki savunmasız
masum halklara gibi ORTA-DOĞU da IŞİD El Nusra El Kaide gibi azılı ırkçı”
Faşistlerin yaptıkları gibi 1993 de ülkemizde sözde İslam” adına katliam
yaptıklarını söyleyen bu katilleri biz tanıyoruz dünde bugünde bu katiller
devlet desteğini kullanarak birçok aydın insanları katletmişlerdir".
T.C
Devletini oluşturan Anayasal güvenceye sahip bu aydın yurttaşlar aynı zamanda
da yasamada yürütmede de eşit haklara sahip olmalarına rağmen Maalesef bu yıl
yine susan o acılı yürekler tıpkı 25 yıl önce olduğu gibi yine susmayıp bu
yılda sokaklarda ve konferans salonlarında ırkçı ve şeriat adına yapılmış bu
katliamları lanetlemekten geri adım atmayacaklardır.
İnsanlık
adına işlenmiş olan bu ırkçı katliamlara ve benzeri katliamlara direnen,
mücadele eden yüreklere komplo teorilerini aratmayacak zayıf ve savunmasız
anında devletin olanaklarını adeta bir katliam silahı olarak kullanan bu eşkıya
bozuntuları egemen güç karşısında adeta bir sinek gibi dışkı üzerinde
yürürlerken adeta bir lanetli ırk olarak dolaşmakta ve 2 Temmuz 1993 ‘de dil,
din ırk gözetmeksizin insanlığa ışık olacak kardeşçe bir düzen için ömrünü heba
etmiş bu uğurda dönen dönsün ben dönmem yolumdan diyerek darağacına yiğitçe
yürümüş olan Pir sultan Abdallın anılması için Sivas ‘ta gerçekleştirilen
etkinliklerde 35 canımızı vahşice katletmiştir.
Bu
soysuzlar; “ devletin gözü önünde adeta devletin tüm kamusal imkanları da
kullanılarak işlenen bu katliama egemen güçlerin ‘de yardımlarıyla insanlığa ve
sözde savundukları İslam dinine dahi sığmayacak kadar vahşice işlenmiş
katliamlar olarak tarih de almışlarıdır bu vahşiler adeta “ Kuzu postuna
bürünmüşcesine ellerini kollarını sallayarak halen aramızda dolaşarak din ve
adalet dağıtmaktalar bu vahşi hayvanlara insan dene bilinir mi.?
1993 Yılında
aydın ve yurtsever yurttaşlar pir sultan Abdalın doğduğu Banaz'a taşınan
etkinlik sözde cumhuriyetin temellerinin atıldığı Sivas’ta yapılacak sıvasın
yıllar önce yaptığı katliamı biraz olsun Sivas halkıyla bütünleşip bu acı,
kaygıyı, 20, yy da olsa pir sultan abdalı Sivas ’a kendi memleketi olan
vatandaşlarına tekrar tanıtacaklardı kalleşçe ve Devletin gözü önünde tıpkı pir
sultan abdala yapıldığı gibi camlarımızda Sivas’ta katledildiler canlar ne bilirlerdi
ki bu halk yüz yıllardır kinlerini daha da iyice azı dişlerini binmişlercesine
beklediklerini canlarına mallarına kast edeceklerini öyle olsa bile bu inanç
devrim şehitleri tıpkı “ Arap yarım adasındaki Kerbela‘da şehit olan
şehitlerimiz gibi davalarına inanmış Hz. Hüseyin’in yolunda yine gözlerini
kırpmadan ırkçı faşizme karşı mücadelelerini sürdüreceklerdi”.
Oysa
katledilen bu şehitlerimizin tamamı alevi inancına mensup değillerdi!. Pir
sultan abdal! Hızır denen kişiyi dergahında beslemiş millete ve vatana hayırlı
işler yapması için medreselere göndermiş, eğitim alsın Sivas'a faydası olsun
demişti tabi bilemezdi insan görünümlü bu yaratık ruhunu dergahtan çıktıktan
sonra şeytana mı yoksa Kerbela katliamını yapan yezide mi teslim ettiğini
bilemezdi.
Çünkü
inancında felsefesinde 72 Milleti aynı nazarda görüyordu.
Bu felsefe dünyadaki
inanç olarak benimsenmiş ve ibadet olarak algılanan kötülüklerden arınma
mantığını temel alan dinlerdir maalesef başta İslam dini olmak üzere ( Emevi
anlayışına dayalı İslam yorumları yalan yanlış yapılmaktaydı dün de böyleydi bu
günde böyle.) Oysa alevi inanç
felsefesinde bu tür tezatlığa yer yoktu bunu bilen yobazlar dün Osmanlı
sadrazamların kullandı, bugünde yine onun uzantılarını kullanarak sözde
İslamcıyız teraneleriyle pir sultan abdalın katliamını gerçekleştiren dönemin
uzantıları olan aynı zihniyet sahibi bir avuç beyinsizler den farklı
değillerdir.
Şüphesiz bu
ve benzeri katliamları gerçekleştiren zihniyetin uzantıları 1993 dede bugünde
devletin tepesine kadar çıkmıştır ve bundan güç alan bu katiller Maraş ‘da
farklı kimliklerle Çorum ‘da başka kimlikte hep aynı amaç uğruna karşımıza
çıkmıştır bugün Suriye’de ırakta aynı katliamları yapmaktalar bu omurgasız hayvanlar
tıpkı yılanlar gibi deri değiştirerek içimize sızmış zehirlerini bu seferde yanı
başımızdaki komşu ülkelerimizde bu zihniyet savunmasız ve masum halkların
kanını dövmekteler Suriye’ de ırak’ da yaşayan Alevi ve Türkmen
yurttaşlarımızın katletmektedir yaşadıkları tıpkı 1993 de Cumhuriyet şehri
Sivas ta olduğu gibi..
Devletin
askerinin gözü önünde, mülkü amiri olarak bilinen sözde dönemin valisinin
gözleri önünde, sözde güvenlikten sorumlu Emniyet müdürlüğüne bağlı
polislerinin gözleri önünde Sözde Askeri garnizon Komutanlığının gözleri önünde
bu ırkçı faşist güruh Aydınlarımızın gözlerinin içine baka baka 33 canı alev
alev Sivas’ta yaktılar bu insan olmayan hayvanlar! Ancak bu hayvan ruhlu insan
bozması yaratıkların unuttukları çok önemli bir şey vardı.
“O
etkinlikler pir sultan Abdal'ı anma ve pir sultan Abdallın yolunda olduğumuzu
haykırıyor olmamızdı” (Bir ölürüz bin doğarız sloganlarını atıldığı Sivas
sokakların da caddelerinde adeta aydınlar haykırıyordu.) Yobazlığın ve
ırkçılığın karşısında “ Bu şehir cumhuriyetin temellerinin atıldığı şehir diye
bağırıyorlardı bu şehirde yobazlar ırkçı faşistler yaşayamaz diye!
Bunun yanı sıra Sivas’ta ki bu
vahşet ne ilk nede son olacaktır!
Son 30 yılda
tam 30 katliam yapıldı bunların en büyüğü ise aydın alevi katılımlarıydı,
Maraş, ta sonra Sivas’ta, Corumda, Malatya’da, Gazide ve cezaevlerinde bu ve
benzeri katliamlar yapılmıştı “ cumhuriyetin temel taşlarını ve haclarını koyan
laiklikten ve cumhuriyetten yana taraf olan aydın alevi halkına, 20 yüzyılın
yapılmış en büyük katılımlarıydı " Emevi İslam uzantılarıyla devleti kuşatan
bu sözde ırkçı İslamcı faşistler " bu yetmezmiş gibi 1946’dan günümüze
değin devleti yöneten gerici güçler kendi egemenliklerini kurmak için sürekli
aydın ve çağdaş alevi halkının öteki diye nitelediği alevi inancında ki Türk
halkına karşı ya asimilasyon ya katliam demiştir ve her zaman olduğu gibi Sivas
tada laiklikten ve çağdaş yaşamdan ödün vermeyen alevi halkı için doğrudan
olmasa dahi dolaylı olarak egemen güçlerin, taşeronları gericiler adına bu çağ
dışı katliamları yapmışlardır.
Daha sayalım
mı bence belirtmekte yarar var toplum olarak dünde bugünde maalesef insanlık
adına kalleşçe işlenmiş olayları unutan ve hesap sormayan bir toplum yapımız
var neden mi en basit örnek vermek gerekirse bizler 12 Eylülün dayattığı toptan
şeriat asimilasyonuna karşı direnememiş bireyler veya yurttaşlar olarak yaşadık
oysa bizler tarihler boyu çağdaş ve laiklikten yana tarafız bu bizim
tercihler-imizdir bu tercihler atalarımızın ve soy kütüğümüz oluşturan inanç
önderlerimizin tercihleridir ve bu tercihler içinde bulunduğumuz 21,yüzyılda
kendimizi insan olarak en iyi ifade eden inanç ve yaşam biçimidir.
Dünyanın
gelişmiş demokratik ülkelerinin tamamında olmasa dahi bugün tercih edilen inanç
sistemi, din değil çağdaş yaşam ve özgürlükler sistemidir ve insanlar için
çağdaşlığı tanımlayan yaşam biçimidir bunlar sözde değil özde laiklikten yana
taraf olmanın temel koşullarıdır oysa yıllardır bizlere dayatılan “Emevi İslam
anlayışı bir din değil IRKÇI ve baskıcı bir BARBARLIK sistemidir sürekli
halklarımızı biate zorlayarak dönüştürme sistemidir”.
Günümüz
koşullarında emperyalist güçler “ılımlı İslam’a mensup egemen olanlarla
bütünleşmiş ve ırkçılık yaparak ülkemiz olmak üzere bölgemizde uygulamaya
koymaya çalıştıkları bu sistem gün geçtikçe daha da etkin olmaktadır. Dahası
geçmiş yıllarda Sivas’ta Corum ‘da Malatya’da Maraş’ta Gazi’de ve Ankara, gibi
Alevi nüfusunun yoğun yaşadıkları kentlerde yaşayan aydınlara açıktan veya
dolaylı olarak bu ve benzeri eylemleri yapmaktan çekinmeyen bu güçler sistemden
beslenen bu sürüngenleri de unutmamamız istenmekte.
Emperyalist
saldırılara karşı durmanın yolu kendi düşünce ve kendi silahlarıyla onların
silahlarına karşı halkların kardeşliği onların para sömürgeleştirme projeleri
karşısında, halkların kardeşliği toplumsal mutabakat sağlanarak mümkün dür ve
emperyalist güç karşısında ancak böyle durula bilinir.
Parçalanmış
halkların yaşam alanları daraltılmakla birlikte can güvenliğinin de
sağlanamadığı, bu yaşanan katliamlarla bir kez daha tarih sayfalarında kara bir
leke olarak yerini aldığını gördük. Maraş, Çorum, Sivas, Gazi bunlar 30 yılın
en büyük ırkçı katliamlarıdır ( katledenler ve katledilenler arasındaki
farklılık sadece inanç farklılıklarından kaynaklanmamakta)
Sonuç olarak: Sivas bir cumhuriyet şehridir
"Cumhuriyetin temellerinin atıldığı en önemli bir ilidir".
Amcan ne var
ki cumhuriyetimizin Kurucusu Atatürk’ün Devrimlerinin filizlendiği bu ilde
aydınların katliamı nasıl bir duygudur. Devlet desteği ile aydınlara yönelik
yaşatılmış bir katliamın da adıdır Sivas; T.C. Devletinin, laik yapısının
tamamen ortadan kaldırılması” Emevi din esaslarına dayanan tek kişilik biat
kültüründe içine alan bir otoriter rejimin kurulması hedeflenmiştir “Tıpkı
buğun AKP iktidarının yapmaya çalıştığı ve başarmak için çok az bir mesafede
oldukları gibi”! 01.07.2020 Ali Berham ŞAHBUDAK


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder