“ Yıllardır Türk Milletini " din iman bayrak ezan yerli milli diyerek Allah'ın dini olan İslam diniyle aldatan çürümüş çağdışı zihniyete mensup siyasetçilerden bu cumhuriyette Türk milleti de biran önce kurtulmalı..? ”… Aksi ne bu cumhuriyet nede Türk milleti asla karanlıklardan kurtulamaz” .?
5 Aralık 2020 Cumartesi
AKP VE ZİHNİYETİNİN TÜRK KADINA BAKIŞI? Ali Berham ŞAHBUDAK…
AKP VE ZİHNİYETİNİN TÜRK KADINA BAKIŞI? Ali Berham ŞAHBUDAK…
“Kadın erkek eşitliği bir toplumun topyekûn kalkınmanın temeli oluşturur”! Bir toplumun gelişmişliği ve eğitimdeki başarısı o ülkenin kadınlarına verilen değerlerle ölçülmeli!
Ne yazık ki ülkemizde her gecen gün yoksulluk, açlık, ayrımcılık, hastalıklar ve insani gelişimin önündeki diğer engellerin ortadan kaldırılması için belirlenen uluslararası hedeflere erişilmesi öngörülen 2020 yılı sonuna az bir süre kala, kadın-erkek eşitsizliği insanlığın önünde hala aşılması gereken önemli bir sorun olarak duruyor.
Atatürk’ün Türk kadınına verdiği önem! “Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, yaşamının her döneminde Türk kadınına büyük önem vermiştir. Kadına seçme ve seçilme hakkının yasal olarak tanındığı tarihin yıldönümünde, geçmişimizden gelen, kadın erkek ayrıcalığının da yok edilmesi adına bu kararın önemini Atatürk’ün kadına verdiği değeri davranışları kadar sözleriyle de görmek mümkün”… “Türk kadını, daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir”…
Bilindiği gibi Türk kadını İstiklal Savaşı sırasında gerek cephede, gerekse cephe gerisinde tüm gücü ile hizmet vermiştir. Cephede erkekle omuz omuza düşmana karşı savaşırken cephe gerisinde de çeşitli faaliyetleri ile savaşa destek vermiştir. Bu faaliyetlere katılan kahraman kadınlarımız aynı zamanda öğretmenlik gibi bazı meslek dallarında da kendilerini kanıtlamışlardır. Atatürk Türk kadınının bütün bu fedakarlık ve hizmetlerini takdir etmiş ve Cumhuriyetin ilanından itibaren Cumhuriyet öncesi planladığı ve değişik verilerle ifade ettiği gibi kadının sosyal, ekonomik ve siyasal konumunu iyileştirici uygulamalarına başlamıştır.
Atatürk, 1916’da Doğu Cephesi kumandanıyken çevresindeki kişilerle sohbet sırasında kadınla ilgili sorunları tartışıyor, kadınların iyi yetiştirilmesinin topluma sağlayacağı yararları, çalışma yaşamında kadına da yer verilmesi gibi hususları vurguluyordu. 1918’de Karlsbad’da tuttuğu notlardan anlaşıldığı gibi sosyal yaşamdaki inkılapları gerçekleştirmeyi daha o tarihlerde düşünmüştür.
PEKİ, AKP VE ZİHNİYETİNİN ÜLKEMİZDEKİ KADINA BAKIŞI?
18 yıldır kadınlarla ilgili tüm söylemlerinde cinsiyetçi dilinden taviz vermeyen AKP ve bileşenleri yandaşlarının kadınlara saldırmaktan vazgeçmediği Türkiye’de, kadın cinayetleri son 10 yılda %1400 arttı. Türkiye henüz Mersin'de vahşice katledilen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan için adalet beklerken, arka arkaya gelen kadın cinayetlerine her gün bir yenisi eklenerek büyüyor!
AKP hükümetinin ve yandaşlarının her geçen gün daha da arttırdığı nefret söylemlerine bir kaç örnek: Cumhurbaşkanı Erdoğan: kadın ile erkek eşit olamaz; fıtrata aykırı Erdoğan I. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi'nde yaptığı konuşmada 'kadınla erkeği eşit konuma getirmenin fıtrata aykırı' olduğunu söyledi! Bu sözleri söyleyen bir anlayış maalesef kadınların oylarının % 25’in alıyor? Cumhurbaşkanı Erdoğan daha ’da ileri giderek devam ediyor "kız mıdır, kadın mıdır bilemem" Erdoğan Başbakanlık döneminde Konya mitinginde, Hopa'daki olayları protesto etmek için tank üzerine çıkan ve polis müdahalesi sonucu kalçası kırılan Dilşat Aktaş için "O kadın, kız mıdır kadın mıdır?" ifadelerini kullandı.
Maliye bakanı Mehmet şimşek: "kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek" Maliye Bakanı Şimşek işsizlik ile ilgili yaptığı bir konuşmada "İşsizlik oranı niye artıyor biliyor musunuz? Çünkü kriz dönemlerinde daha çok iş aranıyor. Özellikle kadınlar arasında kriz döneminde işgücüne katılım oranı daha artıyor" ifadelerini kullanmıştı. Ankara büyükşehir belediye başkanı melih gökçek: "anası ölsün!" Melih Gökçek Samanyolu Haber'de katıldığı bir programda "Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün, günahı ne? anası ölsün öyleyse “ifadelerini kullanarak kadınlara olan bakış açısını bir kez daha dile getirdi.
Orman ve su işleri bakanı Veysel Eroğlu: "evdeki işler yetmiyor mu? Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, kadınların "İş istiyoruz sayın bakanım" sözlerine karşılık olarak, "Evdeki işler yetmiyor mu?" yanıtını verdi. Fetvacı hoca Nureddin yıldız: "kadın çalışarak fuhuşa hazırlık yapar" Sosyal Doku Vakfı kurucusu ve başkanı Nureddin Yıldız, çalışan kadınları hedef alarak "Her çalışan kadın, gözü doymamış erkek demektir. Bir kadın çalışmayı tercih ederek fuhuşa hazırlık yapmış olur" ifadelerini kullandı.
Başbakan yardımcısı Bülent Arınç: "kahkaha atan kadın iffetsizdir" Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, "Kadınsa o da iffetli olacak. Mahrem namahrem bilecek. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak, bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak" ifadelerini kullandı. Şarkıcı uğur ışılak: "kadının fıtratında köle olmak var" AKP'ye yakınlığıyla bilinen ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Erdoğan için 'Dombra' şarkısını değiştirerek yazan Uğur Işılak, katıldığı bir televizyon programında "Kadının fıtratında erkeğe köle olmak var" ifadelerini kullandı.
AKP milletvekili sefer üstün: "tecavüze uğrayan kürtaj yaptırmasın" AKP Milletvekili Sefer Üstün, "Tecavüzcü kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masumdur" ifadelerini kullandı. Ömer Tuğrul inançer: "hamile kadın sokakta dolaşamaz" Kadınların çalışmasına da karşı çıkan Ömer Tuğrul İnançer hamile kadınlar için "Hamile kadınların sokakta gezmesi doğru değil" ifadelerini kullandı. Sağlık bakanı Mehmet Müezzinoğlu: "kadınlar için tek kariyer annelik" Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 2015 yılının ilk bebeğin ziyaret ettiği sırada "Annelerin, annelik kariyerinin dışında bir başka kariyeri merkeze almamaları gerekir" ifadelerini kullandı. Eski milli savunma bakanı vecdi gönül: "Türk kadını evinin süsüdür" Eski Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül "Türk hanımları evinin süsüdür, erkeğinin şerefidir, Batı kadınları maalesef ezilmektedir" ifadelerini kullandı.
İşte AKP ve AKP bileşenlerinin zihniyetinin yıllardır ülkemizde kadına bakışı ve verdiği değer ve küçük örnekleri” Kuşkusuz ki bu örnekleri çoğaltmak mümkündür! Ancak, başta güneydoğu illerimiz olmak üzere kız çocuklarının okuldan alınarak zorla evlendirildiği, kadınların iş imkanlarının kısıtlı olduğu ve kadına karşı şiddetin günlük hayatın bir parçası haline geldiği bir dünyayı ve ülkemizi kabullenmek artık mümkün değildir. “Kadınlar ve kız çocuklarının güvence altına alınması sadece en önemli insan haklarından birini yerine getirmekle kalmıyor, aynı zamanda sürdürülebilir sosyal ve ekonomik kalkınmanın da olmazsa olmazını teşkil ediyor”.
Sağlam ve sürdürülebilir istikrarlı ve sosyal bir ekonomik kalkınmanın güvence altına alınabilmesi için de ülkelerin kadınların toplum içindeki yerini güçlendirmeleri ve kadınların ve kız çocuklarının eğitimine önem vermeleri gerekiyor. Bu amaçla, Birleşmiş Milletler 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü bu yıl “Kadın erkek eşitliği topyekûn kalkınmanın temeli” teması altında işliyor.
Küresel istatistiki veriler, bizlere uluslararası topluluğun arzuladığı düzeyde gerek ülkemizde gerekse dünyada 2020 sonrası kalkınma gündemini belirlenemeyeceği bir dönemi ’de beraberinde getirdiği kadın erkek eşitliğinin gün geçtikçe sağlanabilmesi olanaklarından hızla ülkemizin ve dünyanın uzaklaşıldığını gösteriyor… Bu durum dünyadaki İstatistikler göre kadın-erkek eşitsizliğinin küresel bir sorun olduğunu gösteriyor! Kronik açlık çeken yaklaşık bir milyar insanın yüzde 60’ını kadınların teşkil ettiği tahmin ediliyor. Kadınlar, dünya genelinde parlamentoların sadece yüzde 21,4’ünü oluşturuyor. Dünya genelinde her on kadından üçü bir tanıdığı tarafından fiziksel ve/veya cinsel şiddete maruz kaldığını bildiriyor.
Bazı ülkelerde ilerleme sağlanmış olmasına rağmen, hala günde 800 kadın hamilelik ya da doğum sırasında önlenebilir sağlık sorunları nedeniyle yaşamını yitiriyor. Kız çocuklarının küresel olarak okula kaydolma oranlarında artış yaşanmakla beraber, okuma yazma bilmeyen 123 milyon gencin yüzde 61’ini kadınlar oluşturuyor. Küresel seviyede, 20 ila 24 yaşındaki kadınların üçte biri, bir diğer deyişle yaklaşık 70 milyon kadın, 18 yaşın altında evlendirilmiş. Çocuk gelin sayısında bir nebze de olsa azalma görülse de, eğer köklü önlemler alınmazsa önümüzdeki on yıl içinde çocuk gelin sayısı 150 milyona ulaşacak.
Aynı işi yapsalar bile kadınlar erkeklerden yüzde 17 ila yüzde 35 oranında daha az maaş alıyor. Kadınlar dünya genelinde işlerin yüzde 66’sını, gıda üretiminin yüzde 50’sini gerçekleştiriyor, ancak gelirin yüzde 10’unu elde edebiliyor ve gayrimenkullerin sadece yüzde birine sahip bulunuyor.
Cinsel ayrımcılık, insan tacirlerinin eline düşme, uyum, siyasette yeterli derecede temsil edilememe, kaynaklara ulaşmada karşılaşılan eşitsizlikler, temel hizmetlere ulaşılmasında yaşanan sıkıntılar göçmen kadınların karşı karşıya kaldığı sorunların başında geliyor. İkamet izni bedeli, temel sosyal hizmetlere kısıtlı ulaşım, cinsel şiddet ve güvenli ikamet imkanına sahip olamamak mülteci kadınların karşı karşıya bulunduğu eşitlikten yoksun statülerinin ana unsurlarını teşkil ediyor.
Türkiye toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için önemli adımlar attı, ancak daha kat edilmesi gereken mesafe bulunuyor! Siyasi katılım, üreme sağlığı, eğitim ve iş gücüne katılımda toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini yansıtan 2012 Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’nde (TCEE) Türkiye, 187 ülke arasında 68inci sırada yer alıyor.
Parlamentolar arası Birlik (IPU)’in ulusal parlamentolardaki kadın milletvekili sayısı konusundaki en son verilerine göre 548 üyeli parlamentosunda sadece 79 kadın (yüzde 14,4) milletvekiline sahip olan Türkiye 188 ülke arasında 92 inci sırada bulunuyor. Türkiye’de kadınların yerel politikaya katılımları da oldukça düşük. 2009 yerel seçimleri sonucunda belediye başkanlarının sadece yüzde 0.9’u, belediye meclislerinin yüzde 4,21’i ve il genel meclislerinin sadece yüzde 3,25’ini kadınlar oluşturuyor.
Türkiye’nin en son yayımlanan Binyıl Kalkınma Hedefleri (BKH) İlerleme Raporu’na göre, ortaöğretime devam edemeyen kızların oranı dikkate değer olmasına rağmen, Türkiye ilköğretimde cinsiyet eşitliğini sağlama amacına neredeyse ulaştı. Kasım 2013’de (en güncel veri) erkeklerin işgücüne katılım oranı yüzde 71,1 iken, bu oran kadınlar için yüzde 30,4’dür ki bu oran yüzde 50,3 olan dünya ortalamasının ve Gelişmiş Ekonomiler ve Avrupa Birliği ortalaması olan 52,9’un çok gerisinde kalıyor. Aynı yıl kadınların istihdam oranı yüzde 26,6’dır. Bu oran her dört kadından sadece birinin istihdam edildiğine işaret ediyor.
Türkiye’de kadınların erkeklere oranla daha düşük maaşlı, güvencesiz ve düşük statülü işlerde çalışma ol asıkları daha fazla. Son ulusal verilere göre Türkiye’de her beş kadından ikisi yaşamı boyunca en az bir kez şiddete maruz kalıyor. Töre ve namus cinayetleri kadınlara yönelik şiddetin önemli bir yönünü teşkil ediyor. Türkiye’de her üç gelinden birini çocuk gelinler, yani 18 yaş altında evlendirilenler oluşturuyor. Ali Berham ŞAHBUDAK… 05 / 12 / 2020
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ:
SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ: İFTAR SOFRASINDAKİ AYDINLIK VE KARANLIK? Bugün önümüze düşen o fotoğraflar, aslında bizlere görünü nenin çok...
-
AMAN TÜRK MİLLET DİKKAT.! GÜN GECTİKCE SENİN İÇİN DE KAOS AN MESELESİ OLA BİLİR.? Bir Diktatörün, Sahte umutlarlasın ve Halk umut diyerek s...
-
Yedi Yıl Sonra Gelen Hesaplaşma: Cumhuriyet, Demokrasi ve Siyasi Sorumluluk 2018 yılında, Türkiye'nin yönetim sisteminde yaşanan kritik ...
-
DEMOKRASİ #NEDİR BİLİFMİSİNİZ.? Özelliklede #Dünyada eşi benzeri olmayan eşsiz önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu #CHP 'd...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder