9 Ağustos 2019 Cuma

CUMHURİYET..

CUMHURİYET..

"Atatürk cumhuriyeti Türk milletinin özgürlüğü ve birlik,dayanışma içinde yaşamak için kurmuştur".

Ulusun devletin, egemenliğini kendi elinde " Tam Bağımsız olarak tuttuğu " Ve bunu belirli süreler için yönetimsel olarak tüm halkın katılımıyla seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimi ne Cumhuriyet Denir...

İşte o cumhuriyet ki 1919 Milli Mücadele karlılığı ile emperyalist istilacı devletlere karşı mücadele vererek tam bağımsızlık kazanmış ve kurucumuz Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürktür!

Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Devletinin yıkılmasının ardından kurulmuştur. 1923 yılında Kurucu Liderimiz dünya dahisi Atatürk tarafından ilan edilen cumhuriyet, yeni bir ulus devlet anlayışının yönetim şekli olarak ortaya çıkmıştır. Cumhuriyeti dünya genelinde en yakın olarak kendimizden bilmekteyiz.

Dünya yönetim sistemleri içerisinde, halkın önemsendiği yönetimlerden biri de cumhuriyettir. Cumhuriyet, halkın egemenliğine dayanan yönetim şekli demektir. Cumhuriyet, bir yönetim sistemidir. Sonuç olarak en iyi çalıştığı rejim demokrasidir.

"Kısaca CUMHURİYET parlamenter sistemdir "
Bugün AKP MHP ve Cemaat ve tarikatların da katkı verdiği hileli bir şekilde Halkı aldatarak TBMM sözde anayasa oylaması adı altın da oy çokluğu ile geciktiği iddia edilen tek adam rejimi değildir cumhuriyet."?

Halkın egemenliğini ve iradesini ortaya koymak için rey hakkının bulunması ve doğrudan yönetime müdahil olması, cumhuriyet sistemi sayesindedir.



Periyodik olarak yapılan seçimler gereğince yasama, yürütme ve yargı erklerinden oluşan bir devlet sistemi içinde halkın temsili ya da doğrudan söz sahibi olmasını sağlar. Ali Berham ŞAHBUDAK...

2 yorum:

Ali Berham ŞAHBUDAK dedi ki...

CUMHURİYET..

"Atatürk cumhuriyeti Türk milletinin özgürlüğü ve birlik,dayanışma içinde yaşamak için kurmuştur".

Ulusun devletin, egemenliğini kendi elinde " Tam Bağımsız olarak tuttuğu " Ve bunu belirli süreler için yönetimsel olarak tüm halkın katılımıyla seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimi ne Cumhuriyet Denir...

İşte o cumhuriyet ki 1919 Milli Mücadele karlılığı ile emperyalist istilacı devletlere karşı mücadele vererek tam bağımsızlık kazanmış ve kurucumuz Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürktür!

Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Devletinin yıkılmasının ardından kurulmuştur. 1923 yılında Kurucu Liderimiz dünya dahisi Atatürk tarafından ilan edilen cumhuriyet, yeni bir ulus devlet anlayışının yönetim şekli olarak ortaya çıkmıştır. Cumhuriyeti dünya genelinde en yakın olarak kendimizden bilmekteyiz.

Dünya yönetim sistemleri içerisinde, halkın önemsendiği yönetimlerden biri de cumhuriyettir. Cumhuriyet, halkın egemenliğine dayanan yönetim şekli demektir. Cumhuriyet, bir yönetim sistemidir. Sonuç olarak en iyi çalıştığı rejim demokrasidir.

"Kısaca CUMHURİYET parlamenter sistemdir "

Bugün AKP MHP ve Cemaat ve tarikatların da katkı verdiği hileli bir şekilde Halkı aldatarak TBMM sözde anayasa oylaması adı altın da oy çokluğu ile geciktiği iddia edilen tek adam rejimi değildir cumhuriyet."?

Halkın egemenliğini ve iradesini ortaya koymak için rey hakkının bulunması ve doğrudan yönetime müdahil olması, cumhuriyet sistemi sayesindedir.


Periyodik olarak yapılan seçimler gereğince yasama, yürütme ve yargı erklerinden oluşan bir devlet sistemi içinde halkın temsili ya da doğrudan söz sahibi olmasını sağlar. Ali Berham ŞAHBUDAK...

Ali Berham ŞAHBUDAK dedi ki...

BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR!

Bağımsızlık, en önde gelen Atatürk ilkesidir.

Milli Mücadele adını verdiğimiz büyük olay, her şeyden önce bu ilkenin gerçekleşmesi için yapılmış, sonunda başarıya ulaşmıştır. Çünkü esas olan, bağımsızlığına kastedilen Türk milletinin saygın ve şerefli bir millet olarak yaşaması idi; bu esas da ancak milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla sağlanabilirdi.

Bu nedenle Milli Mücadele'nin parolası, "Ya bağımsızlık ya ölüm!" olmuştu.

Atatürk’ün anlatımı ile tam bağımsızlık, "Siyasi, mali, ekonomik, adli, askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Bunların herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, millet ve memleketin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından yoksunluğunu ifade eder."

Bağımsız devletlerdir ki memleketlerinin iç ve dış siyasetlerini, yabancıların karışmasına imkan vermeksizin çizebilir ve yürütebilirler; dışa bağımlı devletler için böyle bir serbestlik söz konusu olamaz.

Atatürk, Türk Bağımsızlık Mücadelesinde, bu ilkenin önemini şu sözleriyle belirtmiştir: "Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu, bütün anlamıyla koruyabilmek, gerekirse son bireyin son damla kanını akıtarak insanlık tarihini şanlı örnek ile süslemek! İşte bağımsızlık ile özgürlüğün gerçek niteliğini, geniş anlamını, yüksek değerini vicdanında kavramış milletler için temel ve ölmez ilke…"

Atatürk’ün bu sözlerinin büyük değeri vardı; çünkü "Bağımsızlıktan yoksun bir millet, ne kadar zengin ve refaha kavuşturulmuş olursa olsun, uygar insanlık karşısında uşak olmak durumundan yüksek bir muameleye layık olamazdı.

Yabancı bir devletin himaye ve desteğini kabul etmek, insanlık özelliklerinden yoksunluğu, beceriksizlik ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildi. Gerçekten bu aşağı dereceye düşmemiş olanların isteyerek başlarına bir yabancı getirmelerine asla ihtimal verilemezdi."

İşte Milli Mücadele adını verdiğimiz kutsal savaşım, Türk milletini bağımsızlıktan yoksun bırakmak isteyenlere karşı bu düşüncelerin ışığında yapılmış, sonunda tam bağımsız bir Türk Devleti kurulmasıyla başarıya erişmişti.

Milli sınırlarımız içinde, millet egemenliğine dayalı, bağımsız bir devlet olarak varlığımızı sürdürmek, bu temel kural uğrunda her türlü özveriyi, her an yapmaya hazır olmak, Atatürkçülüğün özünü ve amacını oluşturmaktır.

Bu amacı gerçekleştirmek için, şüphe yok ki her şeyden evvel kuvvetli olmak, kendi kuvvetimize dayanmak gerekmektedir. Ali Berham ŞAHBUDAK

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ: İFTAR SOFRASINDAKİ AYDINLIK VE KARANLIK? Bugün önümüze düşen o fotoğraflar, aslında bizlere görünü nenin çok...