9 Ağustos 2019 Cuma

Devrimci Duruş “Atatürkçü Yurtsever Duruştur”!

                                                                  Devrimci Duruş “Atatürkçü Yurtsever Duruştur”!


Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bu cennet cumhuriyette her yürek devrimci olamaz!

Özellikle de AKP ’gibi bir emperyalist proje partisine mensup hükumet üyeler asla devrimci ve yurtsever olamazlar”?...
Her eleştiriyi yıkıcı ya da yok edici kabul edip tepki göstermek yerine, soğukkanlı bir anlama çabasına girmek her zaman en doğrusudur. 

Yaşadığımız coğrafyanın zorluklarını aşmak için, siyasi aklın oluşumunda farklı düşüncelere, eleştirilere ve yaklaşımlara yer vermek zorundayız.

Türkiye, elbette üzerine hesaplar yapılan bir ülkedir. Bu hesapları sıradan olarak görmek, öyle algılayıp ya da algılatıp hafife almak; en insaflı deyimle aymazlıktır. İçinde bulunduğumuz dönem, yakın tarihte eşine rastlanmayacak ölçüde bu tür hesap ve operasyonların kol gezdiği bir dönemdir.

Ancak bunların varlığı, yazının girişinde söylediğim soğukkanlı duruşu kaybetmemize neden olmamalı. Bu oyun ve hesaplardan bahseden herkesi düşman ya da tüm bunların bir parçası olarak görmek de sağlıklı bir ruh hali olmasa gerek.

“Siyasi aklın oluşumu, başka bir ifadeyle ‘devlet aklının şekillenmesi, var olan tüm değer, düşünce ve yaklaşımların ortak katkısıyla mümkün olabilir”. 

Kuşkusuz her hadiseye olumsuz yaklaşan ya da yapmak istediği her çıkışta, günü birlik hesaplarla konuşarak olup bitenin fersah fersah uzağında olduğunu ortaya koyan AKP ve Saray benzeri yapılardan eleştiri sınırlarını tamamen kişiselleştirerek kendine yapılanları kuşatması altında ki yargıyı kullanarak anında muhalefeti yok etmek için harekete geçerken bu tür yapıların ne devlet aklına, ne de herhangi bir ortak gelecek için katkısı olacağını düşünüyorum.

Önümüzde hayli zor, sürprizlere ve bir o kadar da yol kazalarına açık bir harita var.  Harita derken, bu sadece günlük çözüm süreci ve benzeri kritik başlıklardan söz etmiyorum.

Onu da içine alan çok daha geniş bir yeni dönemi konuşuyorsak eğer, tüm bunları daha sakin, daha farklı düşüncelere kulak veren ve yeri geldiğinde bazı başlıkları yeniden veya sil baştan ele alan bir cesarete ihtiyacımız var.

Bugün Türkiyeyi yöneten siyasi iradenin ve onun şekillendirdiği aklın, geçmişle kıyaslanamayacak ölçüde derinlik sahibi ve bir o kadar da cesaretli olduğunu söylemek mümkün değildir. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve iktidarı 17 yıldır ülke yönetimi dahil tüm kazanımları adeta yok edercesine kullanmış devleti zaafa uğratarak her alanda sorun yaratan bir bürokratik vesayet altına almış devlet yönetimi bilincinden uzak sadece parti devleti yönetimi anlayışını ilke edinmiştir...

AKP 17 yıllık iktidarların da adeta Türkiye'nin dünya ölçeğinde Adalet Hukuk Özgürlük ve en önemlisi de eğitim alanların da ciddi olarak değişiminde büyük rol oynadı bu yaklaşımları AKP iktidarlarının farklı bir hesap peşinde koşanlarla aynı paralel de olmalarla örtüşüyor olması AKP‘nin bir siyasi parti olmaktan çok uzak tam aksine bahse konu bir proje partisi olduğunun da kanıtı niteliğindedir…

Çözüm süreci, olmak üzere verilen kötü sınav sonucu Kürtler, PKK FETÖ, IŞİD gibi insanlık düşmanı terör örgütleri ve ülkemizi kuşatan cemaat tarikat sarmalığı altında devam eden bu yönetim anlayışına mensup AKP ‘ve bileşenlerinden ülkemiz adına çözüm beklemek 17 yılın sonun da ülkemiz adına haksızlık olur.

Türkiye’de bürokrasi, kendisini dönüştürmek ya da en azından işler hale getirmek isteyen herkesi ve her hamleyi, usta bir oyuncu edasıyla göğsünde yumuşatıp kendi lehine çevirmeyi bir tüccar zihniyetiyle başarmış bir siyasi ahlaktan devlet yönetim tecrübesi beklemek de ülkemiz adına çok büyük bir yanılgıdır!

Yönetim olarak riya kattan uzak sadece ve sadece çıkar odaklı bir bürokrasiye teslim edilmiş ülke eninde sonun da kırılmaya mahkumdur ve bu kırılmanın belirtileri de dış borçlar ve büyük bir kuşatmayla kendini göstermektedir, O yüzden devrimci ve cesur hamlelerini yapıla bilmesi için önce Atatürkçü olmalı ve tam bağımsız Türkiye  diyerek Türk halkının çıkarlarını savunmalısınız!.

Bize yeni dönemde yol azığı olarak lazım olan, bu cesareti ve ufku yeniden yakalamak. İçin biran önce bu AKP kuşatılmışlığın dan derhal 96 yıllık cumhuriyet kurtulmalıdır aksi gidiş tam bir felakettir… 

Bu güzel ülkemizde artık yurttaş olma bilinciyle yeniden Atatürk cumhuriyetinde sen ben onlar şunlar demeden yıpranmış AKP den kurtulmak ülke ve milletimiz hayrınadır çünkü rant odaklı bu zihniyet artık iflas etmiş ülkeyi yeyip bitirmiştir.

Yüze yüze kuyruğuna geldik derler ya; işte tam bu noktada birilerinin birden fazla post çıkarma alışkanlığına daha fazla geçit vermeyelim. Ali Berham ŞAHBUDAK..

2 yorum:

Ali Berham ŞAHBUDAK dedi ki...

1/1 Devrimci Duruş “Atatürkçü Yurtsever Duruştur”!
Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bu cennet cumhuriyette her yürek devrimci olamaz! “Özelliklede AKP ’gibi bir emperyalist proje partisine mensup hükümet üyeler asla devrimci ve yurtsever olamazlar”?...
Her eleştiriyi yıkıcı ya da yok edici kabul edip tepki göstermek yerine, soğukkanlı bir anlama çabasına girmek her zaman en doğrusudur. Yaşadığımız coğrafyanın zorluklarını aşmak için, siyasi aklın oluşumunda farklı düşüncelere, eleştirilere ve yaklaşımlara yer vermek zorundayız.
Türkiye, elbette üzerine hesaplar yapılan bir ülkedir. Bu hesapları sıradan olarak görmek, öyle algılayıp ya da algılatıp hafife almak; en insaflı deyimle aymazlıktır. İçinde bulunduğumuz dönem, yakın tarihte eşine rastlanmayacak ölçüde bu tür hesap ve operasyonların kol gezdiği bir dönemdir.
Ancak bunların varlığı, yazının girişinde söylediğim soğukkanlı duruşu kaybetmemize neden olmamalı. Bu oyun ve hesaplardan bahseden herkesi düşman ya da tüm bunların bir parçası olarak görmek de sağlıklı bir ruh hali olmasa gerek.
“Siyasi aklın oluşumu, başka bir ifadeyle ‘devlet aklının şekillenmesi, var olan tüm değer, düşünce ve yaklaşımların ortak katkısıyla mümkün olabilir”.
Kuşkusuz her hadiseye olumsuz yaklaşan ya da yapmak istediği her çıkışta, günü birlik hesaplarla konuşarak olup bitenin fersah fersah uzağında olduğunu ortaya koyan AKP ve Saray benzeri yapılardan eleştiri sınırlarını tamamen kişiselleştirerek kendine yapılanları kuşatması altında ki yargıyı kullanarak anında muhalefeti yok etmek için harekete geçerken bu tür yapıların ne devlet aklına, ne de herhangi bir ortak gelecek için katkısı olacağını düşünüyorum.
Önümüzde hayli zor, sürprizlere ve bir o kadar da yol kazalarına açık bir harita var.
Harita derken, bu sadece günlük çözüm süreci ve benzeri kritik başlıklardan söz etmiyorum. Onu da içine alan çok daha geniş bir yeni dönemi konuşuyorsak eğer, tüm bunları daha sakin, daha farklı düşüncelere kulak veren ve yeri geldiğinde bazı başlıkları yeniden veya sil baştan ele alan bir cesarete ihtiyacımız var.
Bugün Türkiye’yi yöneten siyasi iradenin ve onun şekillendirdiği aklın, geçmişle kıyaslanamayacak ölçüde derinlik sahibi ve bir o kadar da cesaretli olduğunu söylemek mümkün değildir.

Ali Berham ŞAHBUDAK dedi ki...

1/2-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve iktidarı 17 yıldır ülke yönetimi dâhil tüm kazanımları adeta yok edercesine kullanmış devleti zaafa uğratarak her alanda sorun yaratan bir bürokratik vesayet altına almış devlet yönetimi bilincinden uzak sadece parti devleti yönetimi anlayışını ilke edinmiştir...
AKP 17 yıllık iktidarların da adeta Türkiye’nin dünya ölçeğinde Adalet Hukuk Özgürlük ve en önemlisi de eğitim alanların da ciddi olarak değişiminde büyük rol oynadı bu yaklaşımları AKP iktidarlarının farklı bir hesap peşinde koşanlarla aynı paralel de olmalarla örtüşüyor olması AKP‘nin bir siyasi parti olmaktan çok uzak tam aksine bahse konu bir proje partisi olduğunun da kanıtı niteliğindedir…
Çözüm süreci, olmak üzere verilen kötü sınav sonucu Kürtler, PKK FETÖ, IŞİD gibi insanlık düşmanı terör örgütleri ve ülkemizi kuşatan cemaat tarikat sarmalığı altında devam eden bu yönetim anlayışına mensup AKP ‘ve bileşenlerinden ülkemiz adına çözüm beklemek 17 yılın sonun da ülkemiz adına haksızlık olur.
Türkiye’de bürokrasi, kendisini dönüştürmek ya da en azından işler hale getirmek isteyen herkesi ve her hamleyi, usta bir oyuncu edasıyla göğsünde yumuşatıp kendi lehine çevirmeyi bir tüccar zihniyetiyle başarmış bir siyasi ahlaktan devlet yönetim tecrübesi beklemek de ülkemiz adına çok büyük bir yanılgıdır!
Yönetim olarak riya kattan uzak sadece ve sadece çıkar odaklı bir bürokrasiye teslim edilmiş ülke eninde sonun da kırılmaya mahkûmdur ve bu kırılmanın belirtileri de dış borçlar ve büyük bir kuşatmayla kendini göstermektedir, O yüzden devrimci ve cesur hamlelerini yapıla bilmesi için önce Atatürkçü olmalı ve tam bağımsız Türkiye diyerek Türk halkının çıkarlarını savunmalısınız!.
Bize yeni dönemde yol azığı olarak lazım olan, bu cesareti ve ufku yeniden yakalamak. İçin biran önce bu AKP kuşatılmışlığın dan derhal 96 yıllık cumhuriyet kurtulmalıdır aksi gidiş tam bir felakettir… Bu güzel ülkemizde artık yurttaş olma bilinciyle yeniden Atatürk cumhuriyetinde sen ben onlar şunlar demeden yıpranmış AKP den kurtulmak ülke ve milletimiz hayrınadır çünkü rant odaklı bu zihniyet artık iflas etmiş ülkeyi yiyip bitirmiştir.
Yüze yüze kuyruğuna geldik derler ya; işte tam bu noktada birilerinin birden fazla post çıkarma alışkanlığına daha fazla geçit vermeyelim. Ali Berham ŞAHBUDAK..

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ:

SİYASETTE İLKELERİN ÇÖKÜŞÜ: İFTAR SOFRASINDAKİ AYDINLIK VE KARANLIK? Bugün önümüze düşen o fotoğraflar, aslında bizlere görünü nenin çok...