BİR AKP MASALI DA! 5.8 SARSINTIYLA SON BULA BİLİR Mİ?
AKP,17 yılın sonunda İstanbul başta olmak üzere bir
rüyanın sonuna doğru evrilmekte AKP gelinen bu noktada ne yazık ki,
diktatörlük rejimine geçiş olanağı ve ortamını sağlayan, bu anlamda kendini
kullandırmış, meclis ile birlikte kendisi de dışlanmış, önemini yitirmiş bir
aygıt haline dönüşmüş durumda. Birçok örgüt mensubu, giderek bir kağıt mendil
gibi, kirletilip atılacağını görüyor ve AKP ‘ deki sancı gün geçtikçe açığa
çıkmakta!
AKP, yıllardır büyüdüğü ve kök salmış devasa bir ağaç gibi; Türkiye genelinde elde ettiği belediyelerle örgütlenmesini sürdürmüş ve özel ihale kıvraklığı ile de devasa devlet ihalelerini yandaşa vererek teşkilatlarını yıllardır beslemiş olduğu gerçeği gün geçtikçe bir bir su yüzeyine çıkışı artık AKP deki rahatsızlığı hissedilir ölçüde kamuoyunca biliniyor olması AKP’nin tarihe ülke kaynaklarını soyan olarak da tarihteki yerini almaya hazırlanmakta.
AKP, 17
yıldır bir çıkar işbirliği, çıkar koalisyonu olarak kuruldu. Bu, sonradan böyle
olmuş değil.
Değişen sadece, ortakların tasfiye edilip, AKP’nin ve iktidarın bir aile şirketine dönüşmesi gerçeğinin gören seçmen artık AKP’nin sorun çözen değil daha çok yandaş besleyen algısı tamamen biliniyor olması artık AKP zamanını doldurduğu kanısında oy veren seçmenlerin % 40 bu kanıda artık AKP siyasi ve ekonomik ömrünü tamamladığı kanısın da sokaklar parklar caddeler işyerleri çalışma alanları odalar bize bunu göstermekte Türkiye biran önce yönetimsel ve kamusal olarak da dönüşmeli ve değişmeli kanısın da’.
Değişen sadece, ortakların tasfiye edilip, AKP’nin ve iktidarın bir aile şirketine dönüşmesi gerçeğinin gören seçmen artık AKP’nin sorun çözen değil daha çok yandaş besleyen algısı tamamen biliniyor olması artık AKP zamanını doldurduğu kanısında oy veren seçmenlerin % 40 bu kanıda artık AKP siyasi ve ekonomik ömrünü tamamladığı kanısın da sokaklar parklar caddeler işyerleri çalışma alanları odalar bize bunu göstermekte Türkiye biran önce yönetimsel ve kamusal olarak da dönüşmeli ve değişmeli kanısın da’.
AKP’nin
kuruluşunda, resmi görebilenlerin tüm uyarılarına rağmen, ortaklarının dışında,
bu kurulacak partinin, ülkenin demokratikleşme yönündeki çabalarını
hızlandıracak, refah toplumu oluşumunu sağlayacak bir parti olduğunu sananların
da desteğini aldı.
Çok yakın dostlarımızla bu konuda
ters noktalara düştük. Kırıcı tartışmalara girdik.
AKP’nin kuruluşuyla, AKP iktidar
koalisyonunun oluşumu paralel gelişti. Koalisyonu oluşturanların hepsinin,
parti varsayılan aygıtta anlamlı bir izdüşümü olmadı. Buna gerek de görülmedi.
Hatta ve hatta, kuruluşta vitrinde görülenlerin de, Erdoğan hariç neredeyse
tamamı, şekilsel bir zorunluluğu yerine getirmekten başka bir işlevi olmadı.
“Bir parti kuruluşunun ortakları
olmaktan öte, Erdoğan'ın oluşturacağı ve sadece onun ve ailesinin çıkarlarına
hizmet eden bir rejimin oluşmasına güç taşıyanlar oldular”. AKP’den bir parti
olarak bahsetmemenin bir nedeni de, onun bir ideolojisinin olmamasıdır.
Bu aygıt,
Erdoğan'ın pragmatik ve günün şartlarına göre değişen politikaları ile
ideolojik olarak oradan oraya savrulduğu gerçeğini yıllarca kamu file eden rantçı
cevreler ekonomik daralmalar nedeniyle bugün tamamen desteğini de AKP özelinde çekmiş
durumda. Gün geldi liberal oldu. Gün geldi, milliyetçi veya dinci kılığa
büründü, hatta sosyal demokrat bile oldu. Ama belli çıkarlara hizmet eden
takiyyeci Erdoğan rejiminin sürdürülebilmesi için en uygun ideolojinin, baskıcı
karakteri ile Siyasal İslam olması nedeniyle, bu ideoloji her zaman baskın
konumda oldu.
İktidar, din darlaştırılmış bir
toplum yaratma yönündeki çabalarıyla, hem Cumhuriyetin kuruluşuna katılanlarca
oluşturulan mutabakatı büyük oranda tahrip etmiş hem de kendine biat eden bir
taban yaratma yolunda mesafe almıştır. Erdoğan rejimi, Siyasal İslamı, yararlı olacağı için kullanmak amacıyla değerlendirmiştir. Bununla birlikte, zaten çıkar yol olmadığı bilinen Siyasal İslam ideolojisi bu rejimin yıkılmasında da etken olacaktır.
Amma, bu
iktidar 17 yıl sürmüş, topluma ağır bedeller ödetmiş olsa da, artık deniz bitti
gibi. Ana amacı, kibarca söylersek menfaatlenmek olan bu iktidarın
sürdürülebilirliği artık yok çünkü denizde kum bitti “ Denizde kum biter mi
demeyin AKP’li yönetimlerde değil deniz Türkiye bitti demek daha doğru olur”.
Evet,
belediyeler ve devlet aygıtı kullanılarak, yandaşlar zenginleştirildi.
Ama
artık, menfaatlenmeyi sağlayan dev yapılanmanın sürekli beslenmesi olanağı
kalmadı çünkü AKP’yi besleyen Başta İstanbul olmak üzere birçok Büyük şehirleri kaybetti ve Ekonomi zor durumda. Ekonomik nedenlerden dolayı her gecen gün halk isyanlarda olan toplum kesimlerine yenileri ekleniyor.
İktidar ancak bir süre daha antidemokratik yöntemler ve baskı ile ayakta
durabileceğinin bilincinde bu sona yaklaşan durum AKP’yi ve Mevcut rantçıları
da saraya hapsetti şimdi sıra lale devri yaşayan sarayın kaynaklarının
kesilmesinde.
Neden AKP
artık tarihi misyonunun tamamladığı noktaya; AKP ‘de artık gelinen noktada ne
yazık ki, diktatörlük rejimine geçiş olanağı ve ortamını sağlayan, bu anlamda
kendini kullandırmış, meclis ile birlikte kendisi de dışlanmış, önemini
yitirmiş bir aygıt. Birçok örgüt mensubu, giderek bir kağıt mendil gibi,
kirletilip atılacağını görüyor. Bu nedenle içeride yeni bir parti kurma çabası
gösterenler giderek çoğalıyor.
Bu durumun farkında olan birisi
daha var. O da sarayın küçük ortağı Devlet Bahçeli. Yani sözde Cumhur
ittifakında, partisini AKP’nin
peşine takan kişi. Giderek tükeneceğini gördüğü iktidarın, adeta bir akbaba
gibi yıkıntısından nemalanma peşinde.
Cumhur
ittifakı MHP’yi ve Devlet bahçeli yönetimi her gecen gün biraz daha fazla
ideolojik tahakkümü altına alıyor buda gerek MHP tabanının ve AKP İslamcı tabanı
çok ciddi olarak rahatsız ediyor “ Çünkü her iki görüş de asla ideolojik olarak
değil çıkar ilişkisiyle bir arada olduklarının bilincinde oldukları için.
Adeta MHP
Cumhur ittifakı nedeniyle tarihin de hiçbir zaman başarı gösteremeyeceği başarıyı
AKP sayesinde kazandığını AKP’li seçmen biliyor ve diyor ki benim oylarımla MHP
bir oyunla adeta armudun olgunlaşıp ağzına düşmesini başardı diyor bu durum da
hem AKP’nin yok oluşuna ortam hazırlıyor, hem de AKP’den uzaklaşanların uğrayacağı
ilk durağı yaratmış oluyor bu da AKP artık siyasi ve kadro olarak misyonunun tamamlandığını
bizlere gösteriyor.
Yani anlayacağınız,
iktidar kof ağaca dönmüş durumda, değil bir kabine değişikliği beş kabinede
değişse artık AKP de dikiş tutmaz duruma geldi çünkü nitelik ve nicelik riya
kat AKP de artık tükendi “zaten yoktu” Bugün AKP ve MHP her ne yaparsa
yapsınlar Cumhur ittifakı vasıtasıyla, kurdunu içinde barındırıyor olmalarının
da artık engelleyemez durumdalar çünkü ekonomi her ikisini de bitirecek
seviyeye geldi dayandı.
AKP, bu ülkede büyük tahribatlar
yaratmış, demokrasiyi rafa kaldırmış, muhalif toplum kesimlerine ağır baskı ve
şiddet uygulamış, en nihayetinde ekonomiyi iflas noktasına getirmiş olan
Erdoğan rejiminin ve yönetiminin bedelini ödemek durumunda.
Parti olamadı ama muhafazakâr
sağda yeni partilerin kurulması veya diğer partilerin güçlenmesi yolunu açarak
tarih sahnesinden silinecek olan AKP olarak tarihlerde yerini almak için
hazırlıkta. Ali Berham ŞAHBUDAK… 28.09.2019…

2 yorum:
BİR AKP MASALI DA! 5.8 SARSINTIYLA SON BULA BİLİR Mİ? Ali Berham ŞAHBUDAK
AKP,17 yılın sonunda İstanbul başta olmak üzere bir rüyanın sonuna doğru evrilmekte AKP gelinen bu noktada ne yazık ki, diktatörlük rejimine geçiş olanağı ve ortamını sağlayan, bu anlamda kendini kullandırmış, meclis ile birlikte kendisi de dışlanmış, önemini yitirmiş bir aygıt haline dönüşmüş durumda. Birçok örgüt mensubu, giderek bir kağıt mendil gibi, kirletilip atılacağını görüyor ve AKP ‘ deki sancı gün geçtikçe açığa çıkmakta!
AKP, yıllardır büyüdüğü ve kök salmış devasa bir ağaç gibi; Türkiye genelinde elde ettiği belediyelerle örgütlenmesini sürdürmüş ve özel ihale kıvraklığı ile de devasa devlet ihalelerini yandaşa vererek teşkilatlarını yıllardır beslemiş olduğu gerçeği gün geçtikçe bir bir su yüzeyine çıkışı artık AKP deki rahatsızlığı hissedilir ölçüde kamuoyunca biliniyor olması AKP’nin tarihe ülke kaynaklarını soyan olarak da tarihteki yerini almaya hazırlanmakta.
AKP, 17 yıldır bir çıkar işbirliği, çıkar koalisyonu olarak kuruldu. Bu, sonradan böyle olmuş değil.
Değişen sadece, ortakların tasfiye edilip, AKP’nin ve iktidarın bir aile şirketine dönüşmesi gerçeğinin gören seçmen artık AKP’nin sorun çözen değil daha çok yandaş besleyen algısı tamamen biliniyor olması artık AKP zamanını doldurduğu kanısında oy veren seçmenlerin % 40 bu kanıda artık AKP siyasi ve ekonomik ömrünü tamamladığı kanısın da sokaklar parklar caddeler işyerleri çalışma alanları odalar bize bunu göstermekte Türkiye biran önce yönetimsel ve kamusal olarak da dönüşmeli ve değişmeli kanısın da’.
AKP’nin kuruluşunda, resmi görebilenlerin tüm uyarılarına rağmen, ortaklarının dışında, bu kurulacak partinin, ülkenin demokratikleşme yönündeki çabalarını hızlandıracak, refah toplumu oluşumunu sağlayacak bir parti olduğunu sananların da desteğini aldı.
Çok yakın dostlarımızla bu konuda ters noktalara düştük. Kırıcı tartışmalara girdik.
AKP’nin kuruluşuyla, AKP iktidar koalisyonunun oluşumu paralel gelişti. Koalisyonu oluşturanların hepsinin, parti varsayılan aygıtta anlamlı bir izdüşümü olmadı. Buna gerek de görülmedi. Hatta ve hatta, kuruluşta vitrinde görülenlerin de, Erdoğan hariç neredeyse tamamı, şekilsel bir zorunluluğu yerine getirmekten başka bir işlevi olmadı.
“Bir parti kuruluşunun ortakları olmaktan öte, Erdoğan'ın oluşturacağı ve sadece onun ve ailesinin çıkarlarına hizmet eden bir rejimin oluşmasına güç taşıyanlar oldular”. AKP’den bir parti olarak bahsetmemenin bir nedeni de, onun bir ideolojisinin olmamasıdır.
Bu aygıt, Erdoğan'ın pragmatik ve günün şartlarına göre değişen politikaları ile ideolojik olarak oradan oraya savrulduğu gerçeğini yıllarca kamu file eden rantçı cevreler ekonomik daralmalar nedeniyle bugün tamamen desteğini de AKP özelinde çekmiş durumda. Gün geldi liberal oldu. Gün geldi, milliyetçi veya dinci kılığa büründü, hatta sosyal demokrat bile oldu. Ama belli çıkarlara hizmet eden takiyyeci Erdoğan rejiminin sürdürülebilmesi için en uygun ideolojinin, baskıcı karakteri ile Siyasal İslam olması nedeniyle, bu ideoloji her zaman baskın konumda oldu.
İktidar, din darlaştırılmış bir toplum yaratma yönündeki çabalarıyla, hem Cumhuriyetin kuruluşuna katılanlarca oluşturulan mutabakatı büyük oranda tahrip etmiş hem de kendine biat eden bir taban yaratma yolunda mesafe almıştır.
Erdoğan rejimi, Siyasal İslamı, yararlı olacağı için kullanmak amacıyla değerlendirmiştir.
Bununla birlikte, zaten çıkar yol olmadığı bilinen Siyasal İslam ideolojisi bu rejimin yıkılmasında da etken olacaktır.
Amma, bu iktidar 17 yıl sürmüş, topluma ağır bedeller ödetmiş olsa da, artık deniz bitti gibi. Ana amacı, kibarca söylersek menfaatlenmek olan bu iktidarın sürdürülebilirliği artık yok çünkü denizde kum bitti “ Denizde kum biter mi demeyin AKP’li yönetimlerde değil deniz Türkiye bitti demek daha doğru olur”.
Evet, belediyeler ve devlet aygıtı kullanılarak, yandaşlar zenginleştirildi.
Ama artık, menfaatlenmeyi sağlayan dev yapılanmanın sürekli beslenmesi olanağı kalmadı çünkü AKP’yi besleyen Başta İstanbul olmak üzere birçok Büyük şehirleri kaybetti ve Ekonomi zor durumda. Ekonomik nedenlerden dolayı her gecen gün halk isyanlarda olan toplum kesimlerine yenileri ekleniyor. İktidar ancak bir süre daha antidemokratik yöntemler ve baskı ile ayakta durabileceğinin bilincinde bu sona yaklaşan durum AKP’yi ve Mevcut rantçıları da saraya hapsetti şimdi sıra lale devri yaşayan sarayın kaynaklarının kesilmesinde.
Gelelim AKP’ye!.
Neden AKP artık tarihi misyonunun tamamladığı noktaya; AKP ‘de artık gelinen noktada ne yazık ki, diktatörlük rejimine geçiş olanağı ve ortamını sağlayan, bu anlamda kendini kullandırmış, meclis ile birlikte kendisi de dışlanmış, önemini yitirmiş bir aygıt. Birçok örgüt mensubu, giderek bir kağıt mendil gibi, kirletilip atılacağını görüyor. Bu nedenle içeride yeni bir parti kurma çabası gösterenler giderek çoğalıyor.
Bu durumun farkında olan birisi daha var. O da sarayın küçük ortağı Devlet Bahçeli. Yani sözde Cumhur ittifakında, partisini AKP’nin peşine takan kişi. Giderek tükeneceğini gördüğü iktidarın, adeta bir akbaba gibi yıkıntısından nemalanma peşinde.
Cumhur ittifakı MHP’yi ve Devlet bahçeli yönetimi her gecen gün biraz daha fazla ideolojik tahakkümü altına alıyor buda gerek MHP tabanının ve AKP İslamcı tabanı çok ciddi olarak rahatsız ediyor “ Çünkü her iki görüş de asla ideolojik olarak değil çıkar ilişkisiyle bir arada olduklarının bilincinde oldukları için.
Adeta MHP Cumhur ittifakı nedeniyle tarihin de hiçbir zaman başarı gösteremeyeceği başarıyı AKP sayesinde kazandığını AKP’li seçmen biliyor ve diyor ki benim oylarımla MHP bir oyunla adeta armudun olgunlaşıp ağzına düşmesini başardı diyor bu durum da hem AKP’nin yok oluşuna ortam hazırlıyor, hem de AKP’den uzaklaşanların uğrayacağı ilk durağı yaratmış oluyor bu da AKP artık siyasi ve kadro olarak misyonunun tamamlandığını bizlere gösteriyor.
Yani anlayacağınız, iktidar kof ağaca dönmüş durumda, değil bir kabine değişikliği beş kabinede değişse artık AKP de dikiş tutmaz duruma geldi çünkü nitelik ve nicelik riya kat AKP de artık tükendi “zaten yoktu” Bugün AKP ve MHP her ne yaparsa yapsınlar Cumhur ittifakı vasıtasıyla, kurdunu içinde barındırıyor olmalarının da artık engelleyemez durumdalar çünkü ekonomi her ikisini de bitirecek seviyeye geldi dayandı.
AKP, bu ülkede büyük tahribatlar yaratmış, demokrasiyi rafa kaldırmış, muhalif toplum kesimlerine ağır baskı ve şiddet uygulamış, en nihayetinde ekonomiyi iflas noktasına getirmiş olan Erdoğan rejiminin ve yönetiminin bedelini ödemek durumunda. Parti olamadı ama muhafazakâr sağda yeni partilerin kurulması veya diğer partilerin güçlenmesi yolunu açarak tarih sahnesinden silinecek olan AKP olarak tarihlerde yerini almak için hazırlıkta. Ali Berham ŞAHBUDAK… 28.09.2019…
Yorum Gönder