BİR TÜKENİŞİNDEN DİRİLİŞE CHP!
CHP BUGÜN 96 YAŞINDA KUTLU OLSUN…
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk
öncülüğünde 9 Eylül 1923’te önce “Halk Fırkası” adıyla kurulmuştur. 1924 yılında “Cumhuriyet Halk Fırkası”, 1935 yılında
ise “Cumhuriyet Halk Partisi” adını almıştır. "Cumhuriyet
Halk Partisi, Atatürk tarafından 9 Eylül 1923’de kuruldu.
Kurtuluş Savaşını
örgütleyen ve yürüten 'Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyetinin' devamıdır. Başlangıçta
'Halk Fırkası' adını alan Parti, 1924 yılında 'Cumhuriyet Halk Fırkası', 1935
yılında da 'Cumhuriyet Halk Partisi' oldu.
1927 yılında
'Cumhuriyetçilik', 'Halkçılık', 'Milliyetçilik', 'Laiklik' CHP’nin dört temel
ilkesi olarak benimsendi. CHP’nin tarihi Türkiye Cumhuriyetinin
tarihiyle özdeştir.
CHP kurucusu ve ilk
Genel Başkanı Atatürk’ün önderliğinde bağımsızlığını kazandı, Cumhuriyeti
kurdu, saltanatı kaldırdı, hilafete son verdi ve Ulusal Birliği sağladı. Hukuk,
eğitim ve toplumsal alanda gerçekleştirdiği reformlarla çağdaş
Türkiye Cumhuriyetini biçimlendirdi.
1927 yılında “Cumhuriyetçilik”,
“Halkçılık”, “Milliyetçilik” ve “Laiklik” CHP’nin dört temel ilkesi olarak
benimsenmiştir. 1935 yılında “Devletçilik” ve “Devrimcilik” ilkeleri de
eklenerek Partinin ilkeleri altıya çıkarılmıştır. Partinin amblemi olan 6 ok bu
ilkeleri simgelemektedir.
CHP, kurucusu ve ilk Genel Başkanı
Atatürk’ün önderliğinde ulusal bağımsızlığı kazanan, Cumhuriyeti kuran,
saltanatı kaldıran, hilafete son veren ve Ulusal Birliği sağlayan Partidir.
Hukuk ve eğitim gibi toplumsal alanlarda gerçekleştirdiği reformlarla çağdaş
Türkiye Cumhuriyetini biçimlendirmiştir. Ulusal sanayinin ve
ekonominin gelişmesine öncülük etmiştir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında tek
parti konumunun tüm olanaklarına karşın, çok partili rejime geçişi sağlayarak Türkiye'nin demokratikleşme
sürecinde de öncü misyonunu sürdürmüştür.
1950’li yıllarda üstlendiği
muhalefet göreviyle demokratik bir rejimde muhalefetin kurumsallaşmasına da
öncülük etmiştir. Bu kapsamda parlamenter demokratik rejimin kurumsallaşmasına
dönük değişimleri gerçekleştirme ve temel hak ve özgürlükleri geliştirme mücadelesi
vermiştir.
1960’lı
yıllarda Türkiye'nin yaşadığı modernleşme sürecinin yansımaları
olarak ortaya çıkan göç, kentleşme, sanayileşme gibi dinamikler çerçevesinde
toplumsal sınıfların olgunlaşmasıyla birlikte CHP sola açılarak kendisini
siyaset yelpazesinde “ortanın solunda konumlandırmıştır. 1970’li yıllarda
ideolojisini “demokratik sol” kavramıyla tanımlayan CHP, önerdiği sosyal
reformlarla “düzen değişikliğini hedeflemiştir.
Bu süreçte CHP, “devlet partisinden”
“halkın partisine”, düzen partisinden” “değişimin partisine” dönüşmüştür.
Türkiye Cumhuriyetini kurma
ve ülkemizin en köklü partisi olma gibi sahip olduğu ayrıcalıklı tarihsel
miraslarıyla, geleneğini ve temellerini en iyi şekilde temsil eden ilkelerin
yanı sıra sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini de benimseyen CHP bu
çerçevede Uluslararası ölçekte faaliyetlerini sürdüren Sosyalist Enternasyonal
ve Avrupa Sosyalistler Partisine de katılım sağlamıştır.
Çağdaş sosyal demokrasinin evrensel
değerleri olan “özgürlük, eşitlik, dayanışma, emeğin üstünlüğü, gelişmenin
bütünlüğü ve etkinliği ile demokratikleşme” kavramları içinde bulunduğumuz
dönemde CHP’nin Türkiye’de kurumsallaştırmaya çalıştığı ve Programlarında
önemle vurguladığı başlıca ilkeler arasında yer almaktadır. Ali Berham ŞAHBUDAK…

3 yorum:
BİR TÜKENİŞİNDEN DİRİLİŞE CHP!
CHP BUGÜN 96 YAŞINDA KUTLU OLSUN…
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde 9 Eylül 1923’te önce “Halk Fırkası” adıyla kurulmuştur. 1924 yılında “Cumhuriyet Halk Fırkası”, 1935 yılında ise “Cumhuriyet Halk Partisi” adını almıştır. "Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk tarafından 9 Eylül 1923’de kuruldu.
Kurtuluş Savaşını örgütleyen ve yürüten 'Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyetinin' devamıdır. Başlangıçta 'Halk Fırkası' adını alan Parti, 1924 yılında 'Cumhuriyet Halk Fırkası', 1935 yılında da 'Cumhuriyet Halk Partisi' oldu.
1927 yılında 'Cumhuriyetçilik', 'Halkçılık', 'Milliyetçilik', 'Laiklik' CHP’nin dört temel ilkesi olarak benimsendi. CHP’nin tarihi Türkiye Cumhuriyetinin tarihiyle özdeştir.
CHP kurucusu ve ilk Genel Başkanı Atatürk’ün önderliğinde bağımsızlığını kazandı, Cumhuriyeti kurdu, saltanatı kaldırdı, hilafete son verdi ve Ulusal Birliği sağladı. Hukuk, eğitim ve toplumsal alanda gerçekleştirdiği reformlarla çağdaş Türkiye Cumhuriyetini biçimlendirdi.
1927 yılında “Cumhuriyetçilik”, “Halkçılık”, “Milliyetçilik” ve “Laiklik” CHP’nin dört temel ilkesi olarak benimsenmiştir. 1935 yılında “Devletçilik” ve “Devrimcilik” ilkeleri de eklenerek Partinin ilkeleri altıya çıkarılmıştır. Partinin amblemi olan 6 ok bu ilkeleri simgelemektedir.
CHP, kurucusu ve ilk Genel Başkanı Atatürk’ün önderliğinde ulusal bağımsızlığı kazanan, Cumhuriyeti kuran, saltanatı kaldıran, hilafete son veren ve Ulusal Birliği sağlayan Partidir. Hukuk ve eğitim gibi toplumsal alanlarda gerçekleştirdiği reformlarla çağdaş Türkiye Cumhuriyetini biçimlendirmiştir. Ulusal sanayinin ve ekonominin gelişmesine öncülük etmiştir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında tek parti konumunun tüm olanaklarına karşın, çok partili rejime geçişi sağlayarak Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde de öncü misyonunu sürdürmüştür.
1950’li yıllarda üstlendiği muhalefet göreviyle demokratik bir rejimde muhalefetin kurumsallaşmasına da öncülük etmiştir. Bu kapsamda parlamenter demokratik rejimin kurumsallaşmasına dönük değişimleri gerçekleştirme ve temel hak ve özgürlükleri geliştirme mücadelesi vermiştir.
1960’lı yıllarda Türkiye'nin yaşadığı modernleşme sürecinin yansımaları olarak ortaya çıkan göç, kentleşme, sanayileşme gibi dinamikler çerçevesinde toplumsal sınıfların olgunlaşmasıyla birlikte CHP sola açılarak kendisini siyaset yelpazesinde “ortanın solunda konumlandırmıştır. 1970’li yıllarda ideolojisini “demokratik sol” kavramıyla tanımlayan CHP, önerdiği sosyal reformlarla “düzen değişikliğini hedeflemiştir.
Bu süreçte CHP, “devlet partisinden” “halkın partisine”, düzen partisinden” “değişimin partisine” dönüşmüştür.
Türkiye Cumhuriyetini kurma ve ülkemizin en köklü partisi olma gibi sahip olduğu ayrıcalıklı tarihsel miraslarıyla, geleneğini ve temellerini en iyi şekilde temsil eden ilkelerin yanı sıra sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini de benimseyen CHP bu çerçevede Uluslararası ölçekte faaliyetlerini sürdüren Sosyalist Enternasyonal ve Avrupa Sosyalistler Partisine de katılım sağlamıştır.
Çağdaş sosyal demokrasinin evrensel değerleri olan “özgürlük, eşitlik, dayanışma, emeğin üstünlüğü, gelişmenin bütünlüğü ve etkinliği ile demokratikleşme” kavramları içinde bulunduğumuz dönemde CHP’nin Türkiye’de kurumsallaştırmaya çalıştığı ve Programlarında önemle vurguladığı başlıca ilkeler arasında yer almaktadır. Ali Berham ŞAHBUDAK…
Yorum Gönder